Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/14159 E. 2023/7254 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/14159
- Karar No
- 2023/7254
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/345 E., 2018/390 K. SUÇLAR :Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak ve kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2012 tarihli ve 2011/237 Esas, 2012/243 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 159 uncu maddesi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca verilen 6 ay 7 gün hapis cezasına ilişkin hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği açıklanmasının geri bırakılmasına, 2. Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/363 Esas, 2015/548 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 159 uncu maddesi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca verilen 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3. Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/363 Esas, 2015/548 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 10.04.2018 tarihli ve 2018/6 Esas, 2018/2447 Karar sayılı kararı ile "... eylemin; gerçek bir alacağa dayanmayan bu senedin algılama yeteneği zayıf olan mağdurdan kandırılarak alınıp icra takibine konu edilmesi nedeniyle TCK'nun 158/1-c ve 158/1-d maddelerine muhalefet oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm verilmesi" nedeniyle bozulmasına, 4. Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2018 tarihli ve 2018/345 Esas, 2018/390 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 625 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezanın sanığın kazanılmış hakkının korunması ile 6 ay 7 gün olarak infazına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya ertelenmesine karar verilmemesinin yerinde olmadığına, anılan nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Dava konusu olay, 16.10.2010 tarihli sağlık raporuna göre zeka geriliği bulunan ve hukuki ehliyeti tam olmayan mağdur ...'in, sanığın işlettiği bakımevine yerleştirilmesi sonrasında sanık ... tarafından kandırılarak Adli emanetin 2011/2070 sırasında kayıtlı 15.08.2009 vade tarihli, 30.000,00 TL bedeli suça konu senedi imzalamasının sağlandığı ve bu senede istinaden ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2010/8585 Esas sayılı dosyasında mağdur aleyhine icra takibi yapıldığı iddiasına ilişkindir. 2. Sanığın aşamalardaki savunmalarında, suça konu senedi mağdur ...’in bakımından kaynaklı borcuna karşılık imzalattığını, zor kullanmadığını, imzalatırken temyiz kudretinin olmadığını bilmediğini beyan ederek inkar yönlü savunmada bulunduğu anlaşılmıştır. 3. Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı ile mahkemenin kabul ve uygulamasına göre, mağdurun sanığa ait bakımevine 2009 yılı Eylül ayında getirildiği, suça konu senedin düzenleme tarihinin 01.05.2009, ödeme tarihinin ise 15.08.2009 olarak yazılmış olduğu, senedin düzenlenme ve ödeme tarihlerinde taraflar arasında bakım ilişkisi başlamadığı gibi bu tarihte tarafların birbirlerini tanımadıkları, bu haliyle sanık tarafından bilerek ve dolandırıcılık kastıyla geçmiş döneme ilişkin tarihlerin senede yazıldığı, olayların oluş şekli itibariyle taraflar arasında gerçek bir hukuki alacağın da bulunmadığı, alacağa dayanmayan bu senedin algılama yeteneği zayıf olan mağdurdan kandırılarak alınıp icra takibine konu edildiği sabit görülmekle, sanığın suçun inkarına yönelik savunmalarına itibar edilmediği değerlendirilerek, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2018 tarihli ve 2018/345 Esas, 2018/390 Karar sayılı kararında, temyiz nedenleri yönünden Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemesi nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2018 tarihli ve 2018/345 Esas, 2018/390 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.