Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/1000 E. 2024/272 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/1000
- Karar No
- 2024/272
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/108 E., 2016/40 K. SUÇLAR : Hırsızlık, resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2014/108 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararı ile 1. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, 2. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3. Sanık ... hakkında a. Hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesi delâletiyle aynı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'in temyiz isteği özetle; koşulları oluştuğu hâlde teşebbüs ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, koşulları oluşmadığı hâlde tekerrür hükümlerinin uygulandığına, hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığına, 2. Sanık ...'ın temyiz isteği özetle; yüklenen suçla alakasının olmadığına, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, 3. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İştirak iradesi içerisinde hareket eden sanıkların, park hâlindeki kapısı kilitli olmayan 06 ... 40 plakalı aracın arka koltuğunda bulunan ve içerisinde katılana ait yaklaşık 300.000,00 TL tutarında ziynet altını olan çantayı çaldıkları iddiasıyla açılan kamu davasında; sanıkların savunmaları, katılan ve tanıkların beyanları, olay yeri inceleme raporu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı itibarıyla eylemin basit hırsızlık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. 2. 06 ... 40 plakalı araçta meydana gelen hırsızlık suçundan yürütülen soruşturma kapsamında yakalanan sanık ...'nın, hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, kendisini kardeşi A.T. olarak tanıtıp, üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ancak A.T.'nin kimlik bilgilerini ihtiva eden nüfus cüzdanını kullandığı iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın ikrarı, suça konu nüfus cüzdanının, tamamen sahte ve aldatma kabiliyetini haiz olduğuna dair uzmanlık raporu ve soğuk mühür izi içerdiğine ilişkin mahkeme gözlemi, soruşturma aşamasında düzenlenen ve A.T.nin şüpheli/tutuklu olarak gösterildiği belgeler, parmak izi incelemesine ilişkin ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamı itibarıyla eylemlerin resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarını oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden 1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Mahkemece, adli emanet memurluğunun 2013/327 sırasında kayıtlı suça konu nüfus cüzdanının akıbeti hakkında karar verilmesi ve gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihinin 14.08.2012 olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanıklar Hakkında Hırsızlık ve Sanık ... Hakkında Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden 1. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden; hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, 2. Sanık ... hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hüküm yönünden; hükümden sonra 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Muhakemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile, 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanık ...'nın hukuki durumunu yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2014/108 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar Hakkında Hırsızlık ve Sanık ... Hakkında Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2014/108 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanıklar ... ve ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.