Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/2934 E. 2024/5734 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2934
- Karar No
- 2024/5734
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanığın, temyiz dışı diğer sanıkla birlikte suça konu eşyaları çaldıktan sonra herhangi bir takip olmaksızın suç mahallinden başka bir yerde kolluk görevlilerinin şüphelenmesi sonucunda yakalandığının anlaşılması karşısında; eylemin tamamlandığı gözetilmeksizin, yazılı şekilde teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, 2- Şikâyetçi beyanı ve dosya kapsamında düzenlenen değer tespitine yönelik tutanakta, suça konu eşyaların değerinin 65,00 TL olduğunun tespit edilmesine rağmen sanık hakkında TCK’nın 145. maddesinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini, 3- Tekerrüre esas alınan Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/671 Esas, 2011/935 Karar sayılı, 11.01.2012 tarihinde kesinleşen mahkûmiyete konu suçun 5237 sayılı Kanun'un 141/1 maddesinde yazılı ''hırsızlık'' suçuna ait olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığının ve UYAP üzerinden yapılan araştırmada 15.01.2021 tarihli ek kararla uzlaşma sonucu düşme kararı verildiği, sanığın başkaca tekerrüre esas alınabilecek sabıkasının bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının kabulünde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.