Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/3737 E. 2023/2139 K. – Defter, Kayıt

Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2019/3737
Karar No
2023/2139
Karar Tarihi
Konu
Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/15 E., 2015/145 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Hilvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2015 tarihli ve 2014/15 Esas, 2015/145 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından, unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığa yüklenen suçun unsurları oluştuğu halde beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanık hakkında 25.10.2013 tarihinde ve birleşen dava dosyası dayanağı iddianame ile de 26.11.2014 tarihinde işlediği defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından kamu davaları açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, asıl dava dosyasında sanığın sorgusunun yapıldığı 25.12.2014; birleşen dava dosyasında ise 14.01.2015 tarihi olduğu ve bu tarihlerden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hilvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2015 tarihli ve 2014/15 Esas, 2015/145 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/3737, K. 2023/2139, T. 29.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2019-3737-e-2023-2139-k-4d95cc60cdbf