Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/10591 E. 2023/5901 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/10591
- Karar No
- 2023/5901
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/160 E., 2015/360 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul Anadolu 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2015/160 Esas, 2015/360 Karar sayılı kararı sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyiz isteği hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. 2. Sanık müdafinin temyiz isteği sanığın suça konu sürücü belgesini kullanmadığı için atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ve suça konu belgenin aldatma kabiliyetini haiz olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın suç tarihinde kimlik kontrolü için durdurulduğu esnada polis memurlarına tamamen sahte olarak hazırlanmış suça konu sürücü belgesini ibraz ettiği iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanık savunmasında rahatsız olan eşini hastaneye götürmek için suça konu sürücü belgesini yaptırdığını beyan etmiştir. 3. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 03.03.2014 tarihli uzmanlık raporunda suça konu sürücü belgesinin tamamen sahte olduğu ve sahteciliğin ilk nazarda fark edilemeyecek nitelikte olup aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir. 4. Mahkemece 02.07.2015 tarihli celsede; suça konu sürücü belgesi incelenerek aldatma niteliğinin bulunduğuna dair gözlem yapıldığı anlaşılmıştır. 5. Yapılan yargılama sonunda gerekçeleri açıklanarak takdiren ve teşdiden sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına, hakkında takdiri indirim uygulanmasına, ceza miktarı bakımından yasal imkan bulunmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümleri uygulanmaksızın mahkumiyetine ilişkin temyiz incelemesine konu hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE 1.Sanığın savunması, kriminal raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyetine karar veren Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2015/160 Esas, 2015/360 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.09.2023 tarihinde karar verildi.