Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/4063 E. 2013/1163 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/4063
- Karar No
- 2013/1163
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/244 esas 2004/433 karar sayılı dosyası içeriğine göre 'Emin Çağıltı' adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ile Dışbank ve HSBC bankalarında çek hesapları açtırıldığı ve suça konu çeklerin bankalar tarafından düzenlenen bu karnelere ait orjinal yapraklardan olduğu, dosya içerisinde bulunan çek fotokopilerinin gözleminden anlaşıldığı üzere çek asıllarında herhangi bir karalama veya tahrifatın bulunmadığı ayrıca belirtilen yasal unsurları tam olarak taşıdıkları gözetilerek tebliğnamenin 1 numaralı bendindeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. I-) Sanık müdafiinin, 'resmi belgede sahtecilik' suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bozma üzerine, yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinin, 765 sayılı TCK'nun 80. maddesinden farklı olarak; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, somut olayda çeklerin farklı tarihlerde düzenlendiklerine ilişkin delil bulunmaması karşısında aynı anda düzenlendiklerinin kabulü gerektiği cihetle, 765 sayılı Yasanın aksine, 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacak olması nedeniyle sanık lehine olduğunun gözetilmemesi, 2- Adli emanetin 2004/5083 sırasında kayıtlı suça konu 2 adet sahte çek aslı ile ilgili karar verilmemesi, Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından "resmi belgede sahtecilik suçundan 765 sayılı Yasaya göre kurulan mahkumiyet hükmünün 1,2, 3. paragraflarının tamamen ve 4. paragrafındaki '647 sayılı Kanunun 6. maddesi' ibaresinin kaldırılarak" yerlerine; sanığın "resmi belgede sahtecilik suçundan lehe olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesi uyarınca alt sınırdan 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Yasanın 62. maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, 5237 sayılı TCK'nun 51. maddesi ve suça konu çeklerin dosyada delil olarak saklanmasına” ibareleri yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- 'Dolandırıcılık' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4 , 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 23.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.