Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/5149 E. 2013/4269 K. – Banka Ve Kredi
Konu: Banka Ve Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/5149
- Karar No
- 2013/4269
- Karar Tarihi
- Konu
- Banka Ve Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜM : Sanık ..., 5237 sayılı Yasanın 245/1, 43, 52/2 ve 53. maddelerine göre 5 yıl hapis ve 3000 YTL APC ile cezalandırılmasına Sanık ..., 5237 sayılı Yasanın 245/1, 62, 52/2 ve 53. maddelerine göre 2 yıl 6 ay hapis ve 1000 YTL APC ile cezalandırılmasına
Mahkemece sanık ... hakkında temel ceza tayin edilirken "...sanığın amacı, fiilin işleniş şekli, fiil sonrası davranışları ve olumsuz kişiliği gözönüne alınarak..." şeklindeki gerekçeler ile teşdit uygulandığı cihetle, tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... müdafii ile sanık ...'ün yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: I-Sanık ...'ın aşamalardaki savunmalarında, atılı suçlamayı kabul etmediğini, suç tarihinde Vahit Alanoğlu isimli şahsa ait Turkcell bayinde satış personeli olarak çalışmakta olduğunu, önceden tanımadığı sanık ...’ün, olay günü çalıştığı işyerine geldiğini, o gün işyerinde üç personelin çalıştığını, sanığın cep telefonu beğenerek, kredi kartı ile taksit yaptıracağını söylediğini, kendi işyerlerinde Fortisbanka ait pos cihazı olmadığından komşuları olan...‘a ait işyerine gittiğini, sanık ...'ün kendi çalıştığı işyerinde beklediğini, kendisine komşu işyerinin pos makinasıyla işlem yapma talimatını personel şefi olan ...'ın verdiğini, komşu işyerine gidip durumu izah ettiğini, temyiz dışı sanık ...'ın o sırada işyerinde bulunmadığını, orada bulunan ...isimli çalışanın işlemi yaptığını, o tarihte kartların şifre istemediğini, sanık ...'ün kendi kimliğini göstererek kart sahibinin eniştesi olduğunu söylediğini, kendisine eniştesinin gelmesi gerektiğini söylediğinde, sanık ...'ün faturanın kendi adına kesilmesini, eniştesi olduğunu beyan ettiği kart sahibi ...'e ait kimliği de ertesi gün getireceğini beyan etmesi nedeniyle işlemi yapmakta mahsur görmediğini, faturayı da bu nedenle bir gün sonra ...'ün adına kestiklerini, kredi kartının çalıntı olduğunu bilmediğini beyan etmesi ve bu beyan doğrultusunda sanık ... tarafından satılan cep telefonuna ilişkin faturanın alışverişten bir gün sonra 04.07.2006 tarihinde düzenlenmiş olması, temyiz dışı sanık ...'ın da alınan beyanında, zaman zaman komşu işyerlerinden yapılan alışverişlerin bedelinin tahsili için müşteri kartlarını komşu işyerlerine yardım amacıyla kendi işyerlerindeki pos cihazlarından geçirdiklerini beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; sanık ...'ın komşu işyerinin pos cihazından suça konu kart ile işlem yapma talimatını kendisinden aldığını beyan ettiği personel şefi olan ... ile olay günü işyerinde çalışan diğer personelin ve ...'ın işyerinde çalışan ...isimli şahısların açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak beyanlarının alınması, sanık ...'ün yeniden beyanına başvurularak sanık ...'ın iddialarının kendisine sorulmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve diğer sanık ...'ün eylemine ne şekilde iştirak ettiği ve sübut delillerinin nelerden ibaret olduğu da karar yerinde açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde sanık ...'ın mahkumiyetine hükmedilmesi, II-Kabule göre de; a-Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun 245/1. maddesi gereğince hükmolunan temel hapis cezası takdiren asgari hadden tayin olunduğu halde hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısının gerekçe gösterilmeden alt sınırından uzaklaşılarak 60 gün belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi, b-Müştekinin 21.02.2008 tarihli celsede alınan beyanında suçtan kaynaklanan zararının temyiz dışı diğer sanıklar ... ve ... tarafından 14.12.2007 tarihinde karşılandığını ve sanık ...'ün soruşturma aşamasında müştekinin zararının ailesi tarafından giderildiğini beyan etmeleri karşısında; müşteki ve sanıklar ...ve ...'un yeniden dinlenip sanık ...'ün de zararın karşılanmasına katılıp katılmadığı araştırılarak sonucuna göre, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Yasanın 11. maddesi ile değişik TCK'nun 245/5. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılmaması, Yasaya aykırı, sanık ... müdafii ile sanık ...'ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 15.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.