Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/5889 E. 2013/4633 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2013/5889
Karar No
2013/4633
Karar Tarihi

Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda; mahkumiyetine dair Havza Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.11.2007 gün ve 2007/95 Esas, 2007/157 sayılı hükmün Dairemizin 26.01.2009 gün ve 2008/16050 Esas, 2009/31 sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına ilişkin karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2013 gün 2013/11622 sayılı yazısı ile 6352 sayılı yasa ile değişik 308. maddesi uyarınca sanık lehine anılan suç yönünden itirazda bulunulması üzerine dosya yeniden ele alınmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı, sanığın katılanın çantasındaki kredi kartlarını alarak değişik bankalardan para çekmesi eylemi tek bir banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu, aynı hamile ait birden fazla kartın kullanılması halinde teşdit sebebi olup değişik zamanlarda kullanılması halinde de zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin olup Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı dosya içeriğine göre yerinde olduğundan kabulü ile Dairemizin 26.01.2009 gün ve 2008/16050 Esas, 2009/31 karar sayılı düzeltilerek onama kararının banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu yönünden KALDIRILMASINA, karar verilerek yapılan inceleme sonucunda gereği görüşüldü:

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;

1- Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.10.2011 gün ve 2011/166-213 sayılı kararında açıklandığı üzere; TCK'nun 245/1 maddesinde düzenlenen suçun mağduru kredi veya banka kartı hamilidir. Ayrıca bu fıkrada "kartın kendisine verilmesi gereken kişi"den söz edilmekte olup, bu kişide esasen kart hamilidir. Sanığın eylemi sonucunda mal varlığında azalma meydana gelen kart hamili olup bu suçun banka veya kredi kartları aracılığıyla işlenmiş olması korunan hukuki yararın hamilin mal varlığı olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir. Suçta kullanılan banka ve kredi kartlarının hangi bankaya ait olduğunun da suçun oluşumu bakımından bir önemi bulunmamaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın şikayetçiye ait iki farklı bankaya ait kredi kartını çalmak suretiyle ele geçirdikten sonra bankalara ait ATM'lerden para çekmek suretiyle menfaat temin etmekten ibaret oluşa uygun sübutu kabul edilen eyleminin TCK'nın 245/1, 43/1. maddelerine uyan zincirleme şekilde işlenen tek banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu gözetilmeden suçun kart sayısınca oluştuğundan bahisle yazılı şekilde hükümler kurmak suretiyle sanığa fazla ceza tayini,

2- Kabule göre: 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan Havza Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2007 gün ve 2007/95 Esas 2007/157 sayılı kararının banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu yönünden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında bozma kararı verildiğinden bozmaya konu suç yönünden infazının durdurulmasına, bu konuda müzekkere yazılmasına, 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2013/5889, K. 2013/4633, T. 21.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2013-5889-e-2013-4633-k-bb83cafd5e8d