Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/3396 E. 2012/4871 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/3396
- Karar No
- 2012/4871
- Karar Tarihi
Bankayı aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık ve sahte kimlikle noter satışı yapmak suçlarından sanık ...’ın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 342/2, 80, 59, 504/1, 522, 59, 71. maddeleri uyarınca 4 yıl 19 ay 15 gün ağır hapis ve 97.500 yeni Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/05/2005 tarihli ve 2004/277 esas, 2005/117 sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca uyarlama yapılması gerektiğinden dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/07/2005 tarihli ve 2005/124583 sayılı yazısı ile mahkemesine gönderilmesini müteakip, yapılan yargılama sonunda sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1-3, 43/1, 52, 62/1, 158/1-j, 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis, 1 yıl 8 ay hapis ve 45.000 Türk lirası ağır para cezaları ile cezalandırılmasına dair aynı Mahkemenin 16/02/2006 tarihli ve 2004/277 esas, 2005/117 sayılı ek kararının infazı sırasında, hükümlünün para cezasını ödememesi sebebiyle günlüğü 100 Türk lirasından çevrilmesi gerektiği konusundaki tereddütün giderilmesi talebi üzerine ödenmeyen adlî para cezasının 100 Türk lirası 1 gün hesabıyla infazına ilişkin anılan Mahkemenin 25/11/2009 tarihli ve 2009/1300 değişik iş sayılı kararına itirazın kabulü ile ödenmeyen 45.000 Türk lirası adlî para cezasının günlüğü 20 Türk lirası üzerinden hapis cezasına çevrilmek suretiyle infazına dair aynı Mahkemenin 17/12/2009 tarihli ve 2009/1300 değişik iş sayılı kararını müteakip, hükümlünün hapse çevrilen cezasında eksik infaz yapıldığından Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/09/2009 tarihli ve 2009/384 değişik iş sayılı şartla tahliye kararının kaldırılması ve yeniden şartla tahliyesinin hesaplanmasının mahkemesinden talep edilmesi üzerine, şartla tahliye kararında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından talebin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 15/02/2010 tarihli ve 2010/30 sayılı kararına yapılan itirazın reddine dair Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/06/2010 tarihli ve 2010/116 değişik iş sayılı tüm dosya kapsamına göre. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14/04/2008 tarihli ve 2008/5462 esas, 2008/6055 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca verilen ya da diğer kanunlara göre verilip de, adlî para cezasının gün karşılığı olarak miktarı belirtilen ilâmlarda, mahkemece bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ne kadar ise, aynı miktar üzerinden ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrilmesi gerektiği, somut olayda, infaza konu adlî para cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesi uyarınca verilmiş olması karşısında; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5/3 ve 5275 sayılı Kanun'un geçici 1. maddelerinin uygulanma imkanı bulunmadığından, hükümlü tarafından ödenmeyen 45.000 Türk lirası adlî para cezasının bir gün karşılığının ilgili mahkumiyet ilamında mahkemece belirlenen 20 Türk lirası üzerinden hapse çevrilmesi gerektiği, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/12/2009 tarihli ve 2009/1300 değişik iş sayılı kararı ile adlî para cezasından hapis cezasına çevirme işleminin günlüğü 20 Türk lirasından yapıldığı, şartla tahliye tarihinin de buna göre yeniden hesaplanması gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesine isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 30.01.2011 gün ve 2010/1208/6777 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2011 gün ve KYB.201184839 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 05.06.2007 gün ve 2007/113 Esas, 2007/127 ve 07.12.2010 gün ve 236/254 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; Suç tarihi ister 01.06.2005 tarihinden önce, isterse sonra olsun, 5237 sayılı TCK’nın 52. maddesi uyarınca doğrudan verilmiş olan adli para cezalarının ödenmemesi üzerine yapılması gereken hapse çevirme işleminin, bu madde ile kurulması amaçlanan sistemin ayrılmaz bir parçası olan 5275 sayılı Kanunun 106. maddesi uyarınca yapılması zorunludur. Bunun dışında, belirtilen şekilde tayin edilmiş olan adli para cezalarının, daha lehe infaz hükümleri içerdikleri gerekçesiyle, 647 sayılı Kanun uyarınca veya 5275 sayılı Kanunun geçici 1 veya 5252 sayılı Kanunun 5/3. maddelerinden biri nazara alınarak hapse çevrilmesi olanaklı değildir. İncelenen dosya içeriğine göre; hükümlünün 01.06.2005 tarihinden önce işlediği dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 342/2, 80, 59, 504/1, 522, 59, 71. maddeleri uyarınca 4 yıl 19 ay 15 gün ağır hapis ve 97.500 yeni Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.05.2005 gün ve 2004/277 esas, 2005/117 sayılı kararının temyizi üzerine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca uyarlama yapılması gerektiğinden dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2005 gün ve 2005/124583 sayılı yazısı ile mahkemesine gönderilmesini müteakip, yapılan yargılama sonunda sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1-3, 43/1, 52, 62/1, 158/1-j, 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis, 1 yıl 8 ay hapis ve 45.000 Türk lirası ağır para cezaları ile cezalandırılmasına dair aynı Mahkemenin 16.02.2006 gün ve 2004/277 esas, 2005/117 sayılı ek kararının infazı sırasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2009 gün ve 2006/1-645 sayılı yazısı ile hükümlünün para cezasını ödememesi nedeniyle günlüğü 20 Türk Lirasından mı yoksa 100 Türk lirasından mı hesap edilmek suretiyle hapis cezasına çevrilmesi gerektiği konusundaki tereddütün giderilmesi talebi üzerine ödenmeyen adlî para cezasının günlüğü 100 Türk lirasından hesap edilmek suretiyle hapse çevrilerek infazın yapılmasına ilişkin İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2009 gün ve 2009/1300 değişik iş sayılı kararına karşı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2009 tarihli itirazı üzerine İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2009 gün ve 2009/130 değişik iş sayılı kararı ile itirazın kabulüyle ödenmeyen 45.000 Türk lirası adlî para cezasının günlüğü 20 Türk lirası üzerinden hapis cezasına çevrilmek suretiyle infazına karar verilmesinin ardından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının hükmü infaz eden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına yazdığı 13.01.2010 gün ve 2006/1/645 sayılı yazı ile hükümlünün hapse çevrilen cezasında eksik infaz yapıldığından Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.09.2009 gün ve 2009/384 değişik iş sayılı şartla tahliye kararının kaldırılması ve yeniden şartla tahliyesinin hesaplanmasının talep edilmesi üzerine, Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2010 gün ve 2010/30 değişik iş sayılı kararı ile şartla tahliye kararında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından talebin reddine karar verilmesi üzerine anılan karara yönelik itirazın reddine dair mercii Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2010 gün ve 2010/116 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulması talep edilmiştir. Görüldüğü üzere; 5237 sayılı Yasanın 52. maddesi uyarınca hükmolunan doğrudan verilen para cezasının infazının, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesine göre yapılması gerekmekte ve bu şekilde hükmedilen para cezasının ödenmemesi halinde; para cezasından hapse çevirme işlemi yapılırken, hangi miktardan çevirme yapılacak tartışması yapılmadan, baştaki gün hapis cezasına geri dönülmesi ve ayrıca bu durumda koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmaması gerektiği cihetle, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde bulunduğundan, Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2010 gün ve 2010/30 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2010 gün ve 2010/116 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 05.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.