Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/7441 E. 2012/1590 K. – Resmi Belgenin
Konu: Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/7441
- Karar No
- 2012/1590
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : 765 sayılı .TCK.nun 343/2,59. 647 sayılı Yasanın 4,6. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası, erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1-Hırsızlık suçundan yakalanan sanığın sahte sürücü belgesi ibraz ettiği gerçekte var olan ...’ün kimlik bilgilerine göre tahkikat ve soruşturma evrakının düzenlendiği, tutuklanarak cezaevine alındığı, parmak izi incelemesinde gerçek kimliğinin ortaya çıkarıldığı iddia ve kabul olunmasına göre dosya arasında ...’ün gerçek kişi olduğuna ilişkin belgeye rastlanmaması, sanığında duruşma aşamasında yolda bulduğu sahte sürücü belgesine kendi resmini yapıştırarak kullandığını savunması karşısında;gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi ve bu bilgilere göre tutanak düzenletmesi sebebiyle sanığın hukuki durumun tayini bakımından; hakkında yapılan adli soruşturma sırasında beyan ettiği "..." kimlik bilgilerine sahip gerçek bir şahsın mevcut olup olmadığı nüfus kaydı da getirtilerek araştırılıp, böyle bir şahsın mevcut olması halinde eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 268/1. maddesi yollaması ile aynı Yasanın 267. maddesi kapsamında düzenlenen suçu oluşturacağı, sanığın bildirdiği kimlik bilgilerinin gerçekte var olmayan bir kişiye ait olduğunun anlaşılması durumunda ise anılan Yasanın 206/1. maddesi kapsamında "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturacağı gözetilip, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun olaya ilişkin tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar kararın gerekçe bölümünde denetime olanak verecek şekilde somut olarak gösterilip birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi yerine,lehe yasa karşılaştırmasının beraat hükmü kurulan suç için öngörülen 5237 sayılı TCK.nu 204/1.maddesi ile yapılması, 2-Sanığın adli sicil kaydında geçen önceki hükümlülüğüne ilişkin ilamın onaylı sureti getirtilip incelenmeden ve geçmişteki hali ile suç işleme eğilimine göre cezası ertelendiği halde olayda somut bir zarar bulunmadığı gözetilmeden kişisel ve kamu zararının karşılanmadığından bahisle CMK.nun 231.maddesinin uygulanmaması yönünde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.