Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/3633 E. 2026/2436 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3633
Karar No
2026/2436
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/598 E., 2025/391 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/56 E., 2024/89 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle yapılan incelemede, noksan tespit edilen hususların ikmali yönünden dosya mahalline geri çevrilmiş, noksanlar ikmal edilerek dosya dairemize gönderilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 17.03.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu maluliyeti nedeniyle maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'i ve husumet itirazlarının olduğunu, olayda davacının kusur ve ihmalinin bulunduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle;"..1-Davanın Kısmen Kabulü ile, 1.689.315,63 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden (17.03.2013) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 10,00TL geçici iş göremezlik tazminatının olay tarihinden (17.03.2013) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, 50.000,00TL manevi tazminatın olay tarihinden (17.03.2013) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, .." karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..1-Davalı ...Ş.'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) b) 1. maddesi gereğince esastan reddine.." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, işin diğer davalıya anahtar teslimi devredildiğini, bu durumda devredenin asıl işveren değil, ihale makamı olarak nitelendirilebileceğini, müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tüm kusurun davacı ile diğer işçilerde olduğunu, davacının zararının ... tarafından bağlanan peşin sermaye değeri ile karşılandığını, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, maddi zarar hesaplarının ileriye dönük olarak uzun süreli varsayımlara dayalı hesaplar olduğunu ve ekonomik koşullarda oluşabilecek değişimler nedeni ile kullanılacak olan faizin en fazla %3 olması gerektiğini, bu nedenle bilirkişi incelemesinde esas alınan oranların fahiş olduğunu ve buna dair itirazlarının hiç dikkate alınmadığını, karara dayanak raporda yaşama olasılığını içeren herhangi bir formülün kullanılmadığını, Uluslararası Hesaplama Biliminde genel kabul görmüş olan ax,n= (Nx-Nx+n )/Dx formülü ve CSO 1980 %2 tablosu kullanılarak hesaplama yapıldığını, hesaplamaya dayanak ücretlere yönelik itirazlarının da dikkate alınmadığını, maluliyet oranına ilişkin itirazlarının karşılanmadığını, hastane kayıtlarının yeterli şekilde dosyaya kazandırılmadığını, davacının kusurlu olduğu halde fahiş ve tam miktar üzerinden manevi tazminata hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 1- Davalı ...Ş. vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 544.470,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davalı ...Ş. vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ...Ş. vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE 2. Davalı ...Ş. vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenlerine göre reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/3633, K. 2026/2436, T. 03.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-3633-e-2026-2436-k-ad9dfa82c3d0