Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/9866 E. 2026/3990 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9866
Karar No
2026/3990
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/345 E., 2025/2153 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/92 E., 2022/493 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1039487 SSK işveren sicil numarası ile .. barosuna bağlı avukat olarak faaliyet göstermekte olduğu, bu güne kadar da SSK primlerini hiç aksatmadan davalı Kuruma ödenmesine rağmen 2000 - 2001 yılından ödenmemiş 2021 yılı sonuna kadar da düzenli prim ödemesi nedeniyle %5 prim teşvikinden faydalandırıldığı, ancak 20 22... . ayı primlerinin ödenmesi sırasında davacının muhasebecisi prim teşvikinden faydalandırılmadığını fark ettiği ve davalı Kuruma 22.02.2022 tarihli dilekçe ile borcun zamanaşımına uğramış olması nedeniyle borcun iptali için başvurulduğu ve davalı 25.02.2022 tarihli cevabı yazı ile borcun zaman aşımına uğradığının kabul edildiği ancak borçluluk sıfatının sona erdirmediği, borcun eksik borç haline dönüştüğünün belirtildiği, borcun ana parasının 1.000.00 TL olduğu ve 52. 000,00 TL faiziyle birlikte 53.000,00 TL'ye baliğ olduğu ve borcun doğumunun üzerinden 22 yıl geçtiği ancak bu güne kadar icra takibi yapılıp ödeme emri tebliğ edilmediği iddiasıyla icra takibi yönünden Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davacının davasının kabulüne, ... sicil sayılı iş yeri ile ilgili olarak 2000/08 - 2001/12 dönemleri arasında Kurum tarafından prim borçları nedeniyle yürütülen takipten dolayı borcun zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6183 sayılı Kanun uyarınca ödeme emrine/borç bildirimine karşı açılacak davaların 15 günlük hak düşürücü süreye tabi olduğu, bu sürenin kamu düzeninden olup Mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği, Kurum kayıtlarına göre borç bildiriminin 28.01.2019 tarihinde, son ret cevabının ise 08.03.2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, davanın bu süreler geçtikten sonra 31.03.2022 tarihinde açıldığı, alacağın zamanaşımına uğradığı kabul edilmişse de 6183 sayılı Kanun’un 103. maddesinde sayılan zamanaşımını kesen hallerin (ödeme, haciz tatbiki, mal bildirimi, yapılandırma başvurusu vb.) varlığının yeterince araştırılmadığı, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/9866, K. 2026/3990, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-9866-e-2026-3990-k-1e6dae5e67a1