Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7722 E. 2026/5181 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7722
- Karar No
- 2026/5181
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/311 E., 2024/302 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kendisinin geçmiş dönemlere ait Bağ-Kur prim borcunun olması nedeniyle SSK hizmetlerinin doldurulmuş olmasına rağmen emekli olamadığını, Bağ-Kur hizmetlerinden imtina etmek suretiyle SSK sigortalı hizmetlerinden dolayı emekli olmak istediğini belirterek SSK sigortalılık hizmet süresi itibariyle yaşlılık aylığının bağlanmasına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; emeklilik durumunun düzenli prim yatırılması esasına dayandığını, Kurum kayıtlarına göre davacının emekliliğe hak kazanmadığının anlaşıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Eldeki davada ise bozmaya uyulmuş ise de bozma gereklerinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada, yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmakta ise de, uyulan bozma ilamı ile davalı Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alındığında, 15.01.2010 tarihinden itibaren ... ... Kolej İşletmeciliği Ltd. Şti.'den ortaklığı 2013 yılına kadar devam ettiği anlaşılan davacı hakkında, bu şirkete ait işyerinden 16.01.2010-30.11.2011 tarihleri arasında 5510 Sayılı Kanun'un 4. maddesinin “a” bendi kapsamında yapılan bildirimler ile aynı şekilde ... ... ... İnşaat Ltd. Şti.'de ortaklığının devam ettiği anlaşılan dönemde ve bu şirkete ait işyerinden 14.01.2012-31.08.20 12... .02.2013-19.05.2013 tarihleri arasında kalan dönemde 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Kanun'un 4. maddesinin “a” bendi kapsamında bildirim yapılamayacağı dikkate alınmalı ve buna göre yeniden bir değerlendirme yapılmalıdır. Bu değerlendirme yapıldığında ise davacı hakkında; 07.03.1984-07.19.1985 tarihleri arasındaki 540 gün askerlik borçlanması ve öğretmen olarak 5434 sayılı Kanun kapsamındaki 15.01.1993-14.10.1995 tarihleri arasında kalan dönemde 965 gün ile birlikte 16.10.1985-30.11.1985 arasında 15 gün; 15.10.1995-31.12.1996 arasında 435 gün, 01.01.1997-31.08.1998 arasında 600 gün, 09.09.1998-31.12.2002 arasında 1550 gün, 01.01.2006-30.06.2007 arasında 540 gün, 01.04.2008-14.01.2010 arasında 644 günlük hizmeti dikkate alınmalı ve tahsise hak kazanılması halinde 2829 sayılı Kanun'un 8. maddesi hükümleri ile 5434 sayılı Kanun ile birlikte 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetlerinin birleştirilmesine engel bulunmadığı hususu birlikte düşünülmeli ve buna göre geçerli olduğu anlaşılan 5289 günü üzerinden tahsis şartları yeniden değerlendirilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''Davacı tarafça Kuruma verilen 05.08.2013 tarih ve 12881394 sayılı tahsis talebine istinaden Kurumca 05.08.2013 tarihini takip eden aybaşı olan 01.09.2013 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine...'' dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.