Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/1089 E. 2026/6249 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1089
Karar No
2026/6249
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1892 E., 2025/2749 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 50. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/71 E., 2024/178 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Kuaförlük Hizmetleri Üretim İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti.nin %25 hisse ile ortağı olduğu, limited şirket ortaklarının 5510 sayılı Kanunun 4/1-b maddesi kapsamında sigortalı sayılacakları, davacının 26.01.2023 tarihli dilekçesi ile davalı Kuruma müracaat ederek ... sigortalı tescilinin şirket ortağı olduğu 16.06.1999 olarak düzeltilmesini istediği, davalı Kurumun 30.01.2023 tarihli yazısı ile 04.10.2000 tarihinden önce kayıt ve tescili yapılmayan şirket ortaklarının tescilinin 04.10.2000 tarihinde başlayacağının, öncesine ait sigortalı tescil işleminin yapılamayacağının bildirildiği, ... SGM'nin 04.11.2021 tarihli yazısı ile davalının ortağı olduğu şirkette 01.01.2001 - 01.12.2001 tarihleri arasındaki 4/a çalışmalarının prim transferi yapılarak 4/b kapsamına alınması gerektiğinin bildirildiği, 619 sayılı KHK'nin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği, bir sonraki düzenlemenin 02.08.2003 tarihinde 4956 sayılı Kanun ile yapıldığı iddiasıyla davacının ... 4/b (...) sigortalılık süresinin başlangıcının 16.06.1999 olarak tespitine ve davalı Kurum kayıtlarına bu şekilde tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumca tesis edilen işlemde Kanun ve mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davanın kabulü ile davacının 16.06.1999 - 03.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının limited şirket ortaklığına dayalı sigortalılık tescilinin 05.08.2009 tarihindeki başvurusu üzerine başlatıldığı, 4956 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 18. madde uyarınca 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmayanların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin bu tarihten önceye çekilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, davacının yasadaki hak düşürücü süreler içerisinde bir başvurusu veya davası bulunmadığı, sigortalının ortağı olduğu şirketteki 4/1-a (SSK) çalışmalarının tespit edilmesi üzerine tescil tarihinin zaten Kurumca 04.10.2000 tarihine çekildiği, oda ve sicil kayıtlarının tek başına sigortalılık tescili için yeterli olmayıp fiili çalışmanın kuşkuya yer vermeyecek şekilde kanıtlanması gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında ... sigortalısı olduğunun tespitine ilişkindir. 1.Davacının, kurucu ortağı olduğu limited şirketin vergi ve ticaret odası kayıtlarının 16.06.1999 tarihi itibarıyla başladığı ve bu ortaklığın 30.06.2005 tarihine kadar kesintisiz devam ettiği anlaşılmaktadır. Davacı adına bu şirketten 02.11.2000 – 01.12.2001 tarihleri arasında mülga 506 sayılı Kanun (SSK) kapsamında hizmet bildirimi yapılmış ise de, davalı Kurum tarafından gerçekleştirilen 04.11.2022 tarihli işlemle; şirket nezdindeki çalışmanın hizmet akdi unsurlarını taşımadığı ve limited şirket ortaklığı sebebiyle kendi nam ve hesabına bağımsız çalışan statüsünde olması gerektiği gerekçesiyle, söz konusu 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı iptal edilmiştir. Davacının 05.08.2009 tarihli ilk mülga 1479 sayılı Kanun (... / 5510 sayılı Kanunun 4/1-b maddesi) başvurusu esas alınarak, 02.08.2003 öncesine ait tescil veya prim ödemesi bulunmadığı gerekçesiyle ancak 04.10.2000 tarihi itibarıyla 1479 sayılı Kanun kapsamında tescili gerçekleştirilmiştir. Bu işleme karşı davacının 26.01.2023 tarihinde yaptığı itiraz Kurumca 30.01.2023 tarihinde reddedilmesi üzerine açılan eldeki dava ile davacı; iptal edilerek 1479 sayılı Kanun kapsamına transfer edilen mülga 506 sayılı Kanun dönemindeki 30.12.2000 tarihli ilk prim ödemesinin ... kapsamında geçerli sayılmasına, bu suretle hakkında 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18. maddesinin uygulanmayarak aynı Kanun'un 24... . maddelerindeki sigortalılık şartlarının nazara alınmasına ve Kurumca kabul edilmeyen 16.06.1999 – 03.10.2000 tarihleri arasındaki limited şirket ortaklığına dayalı dönemin 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

2.1479 sayılı Kanun, zorunlu sigortalılık şemsiyesi altına alınan “Esnaf ve Sanatkârlar ve diğer bağımsız çalışanlara” kanunda yazılı sosyal güvenlik hükümlerini uygulama amacını taşımakta olup, aynı Kanunun 24/1-a ve 25. maddelerinde ... sigortalılığının, gelir vergisi mükellefiyetinin başladığı tarih esas alınarak belirlenmesi ölçütünü getirirken; 26. madde ile de, sigortalı olma hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağını, ayrıca, bu kanuna göre sigortalı sayılanların, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren üç ay içinde kuruma başvurarak kayıt ve tescil yaptırmalarının zorunlu olduğunu, aksi durumda, Kurum tarafından re’sen tescil işleminin yapılacağını hükme bağlamıştır. 3.Zaman zaman yapılan düzenlemelerle ... sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin belirli tarihlerden başlatılması zorunlu kılınmış, bu kapsamda hükümler içeren 1479 sayılı Kanunun Ek Geçici 13. maddesi, bilahare Anayasa Mahkemesince tüm maddeleriyle iptal edilen 619 sayılı KHK, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun ile eklenen 1479 sayılı Kanunun Geçici 18. maddesi ile tescilin belirtilen tarihlerden sonra yapılmasına karşın, kanunda tanınan süreler içinde, daha öncesine ait vergi kaydı bulunanların borçlanma hakkının kullanılabilmesi öngörülmüştür. Söz konusu borçlanma hakkını kullanmayanların ise sonrasında geriye yönelik hizmet tespiti suretiyle sigortalılık kazanmasına yasal olanak tanınmamıştır. 4.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 8. maddesinin getirdiği benzer bir düzenleme ile; hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğü bu Kanunun yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden başlayacaktır. Ancak 04.10.2000 – 01.10.2008 tarihleri arasında vergi mükellefiyet süreleri bulunanlar, 01.10.2008 tarihinden itibaren 6 ay içinde (31.03.2009 tarihine kadar) talepte bulunmaları halinde, vergi mükellefiyet sürelerini borçlanmaları mümkündür. 5.Öte yandan; 20.05.2006 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ile Türkiye’de sosyal güvenlik sistemi tek çatı altında toplanmıştır. Bu kanunla birlikte SSK, ... ve Emekli Sandığı, idari olarak yeni kurulan Sosyal Güvenlik Kurumu (...) bünyesinde birleştirilmiştir. Bu idari birleşmenin ardından, norm ve standart birliğini sağlamayı hedefleyen temel yasal süreç ise 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile tamamlanmıştır. 6.Eldeki davada; davacının mülga 1479 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi) kapsamında usulüne uygun olarak yapılmış herhangi bir tescil kaydı, prim ödemesi ya da anılan Kanun'un Geçici 18. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca borçlanma başvurusu bulunmamaktadır. Hizmet akdinin kurucu unsurlarını taşımadığı için iptal edilen 02.11.2000 - 01.12.2001 tarihleri arasındaki döneme ait zorunlu SSK bildirimleri, niteliği itibarıyla mülga 506 sayılı Kanun'a tabi olup; bu kapsamda mülga Sosyal Sigortalar Kurumuna işveren şirket tarafından ödenen primlerin, ödeme tarihleri itibarıyla tamamen ayrı ve özerk bir tüzel kişiliğe sahip olan ...'a (giriş bildirgesi veya prim ödemesi) sigortalı tarafından yapılmış bir tescil ya da ödeme olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Dolayısıyla, kurumlar arası prim transferinin ancak yasal şartların varlığı halinde mümkün olduğu ve davacının tescil talebine konu 16.06.1999 – 03.10.2000 tarihlerini kapsayan dönem yönünden geriye dönük tescil imkanı bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken; Mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/1089, K. 2026/6249, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-1089-e-2026-6249-k-ba67669ebbbf