Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/5082 E. 2025/17743 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5082
- Karar No
- 2025/17743
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/419 E., 2025/29 K.
İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma kararı uyarınca davacılar, ... Elektrik Dağıtım AŞ ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacılar vekili asıl dosyanın dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin desteği ...’in davalı ...’in işçisi olarak çalışmakta iken 20.04.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu hayatını kaybettiğini, müteveffanın kaza geçirdiği işin elektrik tesisatı döşeme işi olduğunu, bu nedenle davalılar ... ve ...’ın ...’tan elektrik kesintisi talebinde bulunduklarını, ne var ki müteveffanın çalıştığı sırada ... EDAŞ yetkilileri tarafından çalışılan hatta elektrik verildiğini ve bu nedenle kazanın meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı işveren ...’in, ... EDAŞ yetkililerinin ve sorumlu mühendis ...’ın kusurlu olduklarını beyanla eş ve çocuklar lehine 1.000,00 TL'şer maddi ve eş lehine 400.000,00 TL, çocuklar lehine 150.000,00 TL'şer manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemlerini eş lehine 223.171,16 TL, çocuk ... lehine 7.173,33 TL, çocuk ... lehine 6.885,43 TL çocuk ... lehine 15.594,10 TL ve çocuk ... lehine 68.910,08 TL’ye artırmıştır. 2. Davacılar vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde özetle; Hesap bilirkişiden alınan 04.10.2021 tarihli rapor doğrultusunda maddi tazminat alacağının eş için 374.442,55 TL, ... için 7.091,42 TL, ... için 8.050,22 TL, ... için 20.901,37 TL ve ... için 97.760,13 TL olarak tespit edilmiş olması nedeniyle asıl davada hüküm altına alınmayan bakiye alacak olarak eş lehine 151.271,39 TL, çocuk ... lehine 1.164,79 TL, çocuk ... lehine 5.307,27 TL, çocuk ... lehine 28.850,05 TL maddi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... EDAŞ vekili; müvekkili şirketin kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığını, müteveffanın işinin bittiğini söylemesi üzerine çalışılmış olan hatta yeniden elektrik verildiğini, ancak müteveffa çalışmaya devam ettiğinden kaza geçirdiğini, ayrıca topraklama yapmadan ve eldiven takmadan çalıştığını, müteveffanın illiyet bağını kesecek şekilde ağır kusurunun bulunduğunu, talep edilen manevi tazminatın ise fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili; davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davalı ile kaza arasında hiçbir illiyet bağı bulunmadığını, davalının elektrik bağlantısından haberi dahi olmadığını, davacıların murisinin kendi nam ve hesabına çalıştığını, bir hizmet akdine tabi çalışmasının olmadığını, bu nedenle davanın görevli mahkemede açılmadığını, davalının sadece projeyi imzalayan kişi olduğunu, bu nedenle kazada kusurunun bulunmadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili; kazanın meydana gelmesinde davalının hiçbir kusurunun bulunmadığını, müteveffanın kendi işini yaptığını, davalının çalışanı olmadığını, kazanın sahada sorumlu mühendisin olmaması nedeniyle resmi prosedürü yerine getirmeyen ... EDAŞ yetkilileri ile müteveffanın kusurları sonucu meydana geldiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31.12.2021 tarihli 2021/158 E., 2021/432 K. kararıyla; asıl ve birleşen dosyada davalı ...'a yönelik açılan davanın reddine karar verildiği, diğer davalılar ... ve ... EDAŞ yönünden ise asıl ve birleşen davadaki istemler bir bütün olarak değerlendirilerek eş için 374.442,55 TL, ... için 7.091,42 TL, ... için 8.050,22 TL, ... için 20.901,37 TL ve ... için 97.760,13 TL maddi tazminat ile manevi tazminat olarak eş lehine 90.000 TL, çocuklar lehine 45.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle iş bu davalılardan tahsiline, geçici ödeme olarak hükmedilen 25.000 TL'nin davacı elin tazminat alacağından mahsubunun hükmün infazında değerlendirilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... EDAŞ vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.05.2022 tarihli 2022/397 E., 2022/1157 Karar kararıyla istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacılar ve davalı ... EDAŞ vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece , "mahkemece; davalı ...'ın ceza davasında beraat etmiş olması nedeniyle reddine karar verilmiş ise de TBK'nın 74. maddesi kapsamında da belirtildiği gibi beraat kararının hukuk hakimini bağlamadığı dikkate alınmak giderek davalı ...'in sigortalının olay anında çalışmakta olduğu elektrik tesisatı projesi ile davalı ... EDAŞ'a başvurarak elektrik kesilmesi için düzenlenen protokolü imzalayarak, kusur raporlarında da tespit edildiği üzere işin denetimi ve gözetimini yapmaktan kaynaklı borcu bulunduğu halde bu borcu yerine getirmediğinden, diğer davalılar ile beraber tazminat alacağından sorumlu tutulması gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. .. O halde maddi tazminat alacağından tenzili gereken gelirin belirlenmesinde esas alınacak kusur oranının işveren ...'in %50 kusur oranı ile 3. Kişi niteliğinde olan davalı ... Edaş'ın %20 ve Kemal Kaya'nın kusurlarının yarısı olan %15 kusur oranı gözetilip, %65 oranının ilk peşin sermaye değerlerine uygulanarak tespit edilecek miktarların hükme esas alınan 04.10.2021 tarihli hesap raporunda tespit edilen tazminat alacaklarından tenzil edilerek davacıların tazminat alacaklarının belirlenmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur" gerekçesiyle bozulmuştur. B. Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile, 1-a-223.171,16 TL maddi tazminatın ve 90.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b-02.03.2017 tarihli celsenin 5 nolu ara kararı ile davacıya ödenmesine karar verilen 25.000,00 TL lik geçici ödemenin aynı celsenin 6 nolu ara karar gereğince mahsubunun hükmün infazı aşamasında değerlendirilmesine, 2-7.173,33 TL maddi tazminatın ve 45.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-6.885,43 TL maddi tazminatın ve 45.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-15.594,10 TL maddi tazminatın ve 45.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-68.910,08 TL maddi tazminatın ve 45.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine Birleşen dava yönünden davanın 6100 sayılı HMK madde 114/1-ı ve 115/2. gereği usulden reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, birleşen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 25.11.2024 tarihli bilirkişi raporu sonrasına tarafına talep arttırım dilekçesi vermek üzere süre verilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını, müteveffanın aylık gelirinin 3000 TL olduğu ve tazminat hesabında bu ücretin esas alınması gerektiğini, çocuklar için destek süresinin eksik belirlendiği,üniversite öğrenimlerine devam ettiklerini, 4.10.2021 tarihli hesap raporu verilerine göre hesaplama yapılmasının doğru olmadığını,hesaplama tarihindeki güncel asgari ücret verilerinin esas alınması ve asgari ücret değişikliklerinin uygulanması gerektiğini, usuli kazanılmış hakkın söz konusu olmadığını, müteveffanın meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını, manevi tazminatın düşük olduğunu belirterek temyiz etmiştir. ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, müteveffanın işinin bittiğini söylemesinden sonra elektrik verilinceye kadar geçen süre ve tamamen kazazedenin beyanı üzerine elektrik verilmesi için harekete geçildiği ve müteveffanın enerji verilmek üzere gidildiğini bildiği halde tekrar direğe çıktığı hususları göz önünde bulundurulduğunda dava konusu olay nedeni ile müvekkil şirkete verilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, müvekkili ...'a kusur izafe edilmesi ve belirlenen kusur oranının hatalı olduğu, kazazede ...'in kendi ihmali davranışı ile olaya neden olduğu ve ağır kusurlu bulunduğu açık olduğu halde kendisine yalnızca %20 oranında kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu , davacıların murisinin muhtemel maaşının yüksek kabul edilmesi neticesinde tazminat miktarının da yüksek hesaplandığı, davacı yönünden pasif devre kazanç hesabı yapılmaması gerektiği, hesap hataları içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınması nedeni ile karar hatalı olduğundan kararın bu yönden de bozulmasına karar verilmesini, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu, hükmedilen tazminatlardan diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu belirterek temyiz etmiştir. ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalının kusuru bulunmadığı ,proje sorumlusu olmadığı, kazanın kesinti yapılırken değil,elektrik verilirken yaşandığı,kesinti protokolünün diğer davalı ... tarafından imzalandığı,rücuen alacak davasında ve ceza davasında beraat ettiğini belirterek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. a)Davacılar vekili ile davalı ... vekillerinin davacılardan ... dışındaki davacılar lehine hükmolunan manevi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi ve davalılardan ... vekili ile ... vekilinin davacılardan ... dışındaki davacılar lehine hükmolunan maddi tazminat hükümlerine ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1. maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 107.090,00 TL olduğu ve temyize konu miktarların kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. b) Diğer hükümlere yönelik temyiz istemi yönünden; Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekili ile davalı ... vekillerinin davacılardan ... dışındaki davacılar lehine hükmolunan manevi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi ve ... vekili ile ... vekilinin davacılardan ... dışındaki davacılar lehine hükmolunan maddi tazminat yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik ve davalılardan ...EDAŞ vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere sorumlulukları oranında yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.