Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2751 E. 2025/7717 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2751
Karar No
2025/7717
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/692 Esas, 2024/558 Karar

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 211.792,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine, diğer davalı ...’ın müteselsil kefil olduğunu, bu sözleşme bağlamında kullandırılan kredinin geri ödenmediğini, bu sebeple davalılar aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerine hile ile genel kredi sözleşmesi imzalatıldığını ve ancak kredinin ödenmediğini, bu olay ile ilgili ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinde ve ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinde davaların devam ettiğini savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatı istemiştir.

III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/89 E., 2021/409 K. sayılı kararın gerekçesine göre davalı ...'ın müşteki sanık sıfatıyla yer aldığı, üzerine atılı suçlamalar bakımından beraat ve düşme kararları verildiği, kararın kesinleştiği, ceza mahkemesinin kararın 277. sayfasındaki gerekçeye göre davalı ...'ın davacı bankadan kredi kullanmadığı, sahtecilik yoluyla kredi kullanan kişinin dava dışı ... olduğu, bu sebeple ... ve müteselsil kefil ...'ın bankaya karşı sorumlu tutulamayacakları, diğer yandan yargılama aşamasında davacı vekilince takip konusu borcun ödendiğini bildirdiği, davalılar vekili, ödemenin icra baskısıyla yapıldığını, rızaen ödemenin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiş ise de, takip konusu borcun ödendiği ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla asıl borçlu ve kefillere yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Dairemizin 23.03.2017 tarihli ve 2016/11707 E., 2017/2367 K. sayılı bozma ilamı ile; davalı ...’a diğer davalı ...’ın kefaleti ile kullandırılan kredi de dahil olmak üzere bir takım başka şahıslara kullandırılan kredilerle ilgili sahtecilik ve dolandırıcılık iddiaları ile ağır ceza mahkemelerine ceza davalarının açıldığı, davalılar vekilinin de bu yönde savunmalarda bulunduğu, ceza davası sonucunda verilecek olan maddi vakıayı saptayan bir kararın hukuk hakimini bağlayacağı (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddeleri) düşünülerek temyiz dilekçesine ekli iddianameler ile açılan ceza davaları sonuçlarına göre değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek mahkemenin bir önceki kararı bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ise; diğer kefil olan kişi bakımından borç kesinleştiği için maaşına konan haciz ile yargılama sırasında dava konusu kredi bakiyesinin ödenmiş olması nedeniyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak, ortada rızaya dayalı bir ödeme söz konusu olmayıp bakiye borç, cebri icra baskısı altında dava dışı diğer kefil tarafından ödenmiş olduğundan uyuşmazlık hala ayaktadır. Zira kefalet borcu, tali olmasının yanı sıra alacak hakkının amacına hizmet eden ve fakat onun bir parçası olmayan, geçerliliği ve varlığı asıl alacağa bağımlı olan fer'i nitelikte bir borçtur. Bu itibarla ... 2. Ceza Mahkemesinin 2012/89 E., 2021/409 K. sayılı kararı ile; davalı asıl borçlu ...'ın davacı bankadan kredi kullanmasının söz konusu olmadığı, sahtecilik yolu ile kredi kullanan kişinin dava dışı üçüncü kişi olduğu, bu sebeple davalı ... ile müteselsil kefil davalı ...'ın davacı bankaya karşı sorumlu olmadıkları sabit olduğu ve ceza dosyasında müşteki sanık olan bulunan davalı ... hakkında beraat kararı verilip kesinleştiğine göre artık davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken, takip konusu borcun ödendiği ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. V. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca Mahkeme kararının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde davalılara iadesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2751, K. 2025/7717, T. 22.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-2751-e-2025-7717-k-b2f3120ca8f2