Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2769 E. 2025/7650 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2769
- Karar No
- 2025/7650
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2024/631 Esas, 2024/940 Karar HÜKÜM: Kabul, ret
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davalı - birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.12.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı taraf ile müvekkili arasında 350.000,00 USD bedelle 83 adet jeneratör satışına ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşmeden doğan edimlerin ifa edilmemesi üzerine sözleşmenin müvekkilince feshedildiğini, fesihten sonra taraflar arasında 05.05.2010 tarihinde ''02.07.2009 tarihli protokole ek mutabakat zaptı'' imzalanarak feshedilen sözleşmenin kısmen tadil edildiğini, mutabakata göre 83 adet jeneratör satış bedelinin 1.000.000,00 USD olarak belirlendiğini, müvekkilinin ödeme planına uygun şekilde ödemeler yaptığını, ancak sözleşmenin bu kez davalı yanca feshedildiğini, davalının sözleşmeye istinaden tahsil etmiş olduğu 222.511,00 USD'yi müvekkiline iade etmekle yükümlü olduğunu, davalının tüm ihtarlara rağmen bu bedeli müvekkiline iade etmemesi nedeniyle hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve davalı hakkında %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, sözleşmenin feshi nedeniyle 659.911,00 USD ciro kaybına uğradığını, ayrıca ödemelerin zamanında yapılmamasından dolayı 177.597,00 TL alacağı bulunduğunu (bu alacak faiz, cezai şart, teslim edilen jeneratörler ve dahilde işleme masrafının 350.000,00 USD'den mahsubu sonucu kalan alacak) ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL munzam zarar, 177.597,00 TL olmak üzere toplam 178.597,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sözleşmeden doğan edimleri yerine getirerek satışa konu 83 adet jeneratörü teslime hazır hale getirdiğini, davacının ödemeleri sürekli aksatarak sözleşmeyi ihlal ettiğini, ödemelerin geciktiği hususunun defalarca davacıya ihtar edilmiş olmasına rağmen davacının akdi ihlale devam etmesi üzerine müvekkilinin fesih bildiriminde bulunduğunu, sözleşmeye göre %10 gecikme faizi yürütüleceğini, ayrıca 200.000,00 USD cezai şart uygulanabileceğini, müvekkilinin tahsil ettiği bedelden gecikme faizi ve cezai şart alacağını mahsup ettiğini, davacıya iade edilecek herhangi bir meblağ bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının teslim ettiği mal bedelini mahsup ettikten sonra fazla ödemeyi müvekkiline iade etmekle yükümlü olduğunu, ayrıca sözleşmeyi fesheden davacının sadece menfi zararını isteyebileceğini, davacının talep ettiği alacak müspet zarar kapsamında olup somut uyuşmazlıkta bu zararın müvekkilinden istenilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak asıl davada davalı, birleşen davada davacı satıcı ... A.Ş. ile asıl davada davacı, birleşen davada davalı alıcı ... Ltd. Şti. arasında 02.07.2009 tarihinde 83 adet jeneratör satışına ilişkin sözleşme akdedildiği, daha sonra yine taraflar arasında imzalanan 05.05.2010 tarihli "02.07.2009 tarihli protokole ek mutabakat zaptıdır" başlıklı sözleşme ile satış bedelinin 1.000.000,00 USD olarak belirlendiği, asıl davada davacı, birleşen davada davalı alıcı ... şirketinin hangi tarihlerde ne kadar ödeme yapacağı, bunun karşılığında asıl davada davalı, birleşen davada davacı satıcı ...'ın ne miktarda jeneratör teslim edeceğinin açıkça belirlendiği, dosyaya sunulmuş belgelere göre asıl davada davacı, birleşen davada davalı alıcı ...'in 350.000,00 USD tutarında peşin ödeme ile 05.05.2010 tarihli mutabakat zaptından sonra 212.500,00 USD olmak üzere toplam 562.500,00 USD ödemede bulunduğu, mutabakat zaptında karara bağlanan ödeme programı ile yapılan ödemeler karşılığında birinci taksidin uzlaşıya uygun ödendiği, diğer taksitlerin aksatıldığı, buna göre 30.05.2010 tarihinde ödenmesi gereken 100.000,00 USD'nin, 23.07.2010 tarihinde 50.000,00 USD, 27.07.2010 tarihinde ise 50.000,00 USD olarak ödendiği, yaklaşık gecikmenin 55 gün olduğu, 30.06.2010 tarihine kadar ödenmesi gereken 112.000,00 USD'ye karşılık 30.07.2010 tarihinde 10.000,00 USD, 06.08.2010 tarihinde ise 2.500,00 USD ödeme yapıldığı, diğer ödemelerin ise yapılmadığı, asıl davada davacı, birleşen davada davalı alıcı ...'in ödemelerinin mutabakatta kararlaştırılan tarihlere göre geciktiği, asıl davada davalı, birleşen davada davacı satıcı ... şirketi tarafından 05.10.2010 tarihinde sözleşmenin feshedildiği, taraflar arasında akdedilen 05.05.2010 tarihli "02.07.2009 tarihli protokole ek mutabakat zaptıdır" sözleşme içeriği, asıl davada davalı, birleşen davada davacı satıcı ... tarafından gönderilen ihtarname içerikleri, ilk bozma sonrası aldırılan bilirkişi kök ve ek raporları ile belirlenen asıl davada davacı, birleşen davada davalı alıcı ... ödemeleri hep birlikte değerlendirildiğinde, asıl davada davacı, birleşen davada davalı alıcı ...'in mutabakatta belirlenen ödemeler konusunda geciktiği, bazı ödemeleri ise hiç yapmadığı anlaşılmış olup bu çerçevede asıl davada davalı, birleşen davada davacı satıcı ...'ın sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, taraflar arasında akdedilen 05.05.2010 tarihli "02.07.2009 tarihli protokole ek mutabakat zaptıdır" başlıklı sözleşmede düzenlenen 200.000,00 USD cezai şart, ifaya ekli cezai şart niteliğinde olup sözleşmenin asıl davada davalı, birleşen davada davacı satıcı ... tarafından feshedilmiş olması nedeniyle bu cezai şartın talep edilmesinin mümkün olmadığı, yine sözleşme feshedilmiş olduğundan asıl davada davalı, birleşen davada davacı satıcı ...'ın gecikme faizi de talep edemeyeceği, ancak menfi zararlarını talep edebileceği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile ... 31. İcra Müdürlüğünün 2011/... E. sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin 222.511,00 USD üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi işletilmesine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile ile 50.388,00 TL'nin birleşen dava tarihinden (10.06.2011) itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı - davalıdan alınarak davalı - davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, satış sözleşmesi uyarınca teslim edilmeyen malların ödenen bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, birleşen dava, alıcının temerrüdü nedeniyle cezai şart, kur farkı, kar kaybı ve bir kısım menfi zararların tahsili istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl davada davalı, birleşen davada davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Mahkemece asıl davada hüküm altına alınan 222.511,00 USD alacağa, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde avans faizi işletilmesine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile değiştirilmeden önceki 438/7 hükmü gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı, birleşen davada davacının temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) Ancak infazda tereddüte yol açması nedeniyle resen Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1.a-) numaralı bendinde yer alan “takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi işletilmesine," ibaresinin çıkartılarak yerine “takip tarihinden itibaren asıl alacağa (222.511,00 USD) 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, düzeltilerek onamanın niteliğine göre taraflar leh veya aleyhine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, asıl davada davalı, birleşen davada davacının yatırdığı peşin harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.