Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4496 E. 2025/8170 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4496
- Karar No
- 2025/8170
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki muteriz borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibine karşı senedi düzenleyen borçlu ...’nün icra mahkemesine yaptığı başvuruda; takip konusu senedin silahla kaçırılmak suretiyle kendisine zorla imzalatıldığını ileri sürerek takibin durdurulmasını talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, talebin imza itirazı niteliğinde olduğu değerlendirilerek imza incelemesi yaptırıldığı ve alınan raporlar doğrultusunda imza itirazının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklının istinaf başvurusu sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun icra mahkemesine başvurusunun imza itirazı olmayıp borca itiraz olduğuna işaret edildikten sonra, İİK’nın 169/a-1. maddesi gereğince borçlunun iddiasının yargılamayı gerektirdiği ve inceleme sırasında iddiasını destekleyen kesinleşmiş bir mahkeme ilamı da sunulmadığı gerekçeleriyle borca itirazın reddi ile birlikte borçlu aleyhine tazminata hükmedildiği, kararın muteriz borçlu tarafından temyiz edildiği görülmüştür. Borçlu tarafından itiraz dilekçesi ile aşamalarda ileri sürülen Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2019 tarih ve 2018/13 E. - 2019/824 K. sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma ve silahla hürriyetten yoksun bırakma suçlarından mahkumiyet kararı verildiği görülmüş olup, söz konusu mahkeme kararının akıbeti hakkında yapılan inceleme sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanıklar ve katılan tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27.04.2023 tarih ve 2022/9948 E. – 2023/10249 K. sayılı ilamı ile sanıkların temyiz taleplerinin reddedildiği, katılanın temyiz talebinin ise, bu suçlar yönünden sanık hakkında verilen cezanın eksik tayin edildiğinden bahisle bozulduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar, 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde ceza mahkemelerince verilen kararların hukuk hakimini bağlayacağına ilişkin açık hüküm yoksa da, bu maddenin genel yorumundan ve özellikle son cümlenin karşı anlamından, ceza mahkemelerinin verdiği ESAS NO : 2025/4496
mahkumiyet kararlarındaki, eylemin hukuka aykırılığını ve nedensellik bağını saptayan maddi olay konusundaki kabulü hukuk mahkemesini de bağlar. Olayın varlığı ve sanık tarafından işlendiğine ilişkin maddi nedensellik ilgisini tespit eden kesinleşmiş hüküm hukuk mahkemesi yönünden de kesin hüküm demektir. Öte yandan ceza mahkemesince tespit edilen vakıanın hukuk hakimince dikkate alınmaması hukuka olan güveni esaslı şekilde zedeler ve ayrıca çelişkili kararların çıkmasına sebep olur. Hukuk mahkemeleri ceza mahkemelerince tespit edilen maddi vakıalarla bağlıdır. Somut uyuşmazlıkta; muteriz borçlu tarafından ileri sürülen silahla kaçırılmak suretiyle senedin zorla imzalatıldığına ilişkin vakıanın, ağır ceza mahkemesinin yargılama sürecinde ortaya konulduğu ve Yargıtay 6. Ceza Dairesinin bozma ilamı ile de söz konusu maddi vakıanın kesinleştiği, bu tespitin Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesine göre hukuk hakimi açısından bağlayıcı olduğu anlaşılmakla, takibe konu bonodaki muteriz borçlu adına atılı imzanın borçlu yönünden bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir. O halde; muteriz borçlunun borca itirazının kabulü gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Muteriz borçlunun temyiz isteminin kısmen kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 10.04.2025 tarih ve 2023/4359 E. - 2025/1017 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.