Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/20629 E. 2026/6064 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/20629
- Karar No
- 2026/6064
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/212 E., 2025/147 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesi kapsamında yapılan 09.03.2012 tarihli sigortalılık tescilinin 01.01.20 07... .09.2016 tarihleri arasındaki ziraat odası kaydı ile çakıştığı gerekçesi ile silindiğini, 5 yıl önce çiftçilik ile alakalı faaliyetlerini durdurduğunu, bütün büyükbaş hayvanlarını sattığını ve bu tarihten itibaren çiftçilik ile uğraşmadığını, 30.09.2016 tarihinde ziraat odasındaki kaydı silindikten sonra Kurumun 03.10.2016 tarihinde kendisini yeniden Ek 5 kapsamına aldığını belirterek, Kurum işleminin iptali ile 09.03.2012 tarihli 5510 sayılı Kanun'un Ek 5 maddesi kapsamında sigortalı olarak yapılan tescilinin devam etmesini, 03.10.2016 tarihli yeni tescilinin silinmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 12/10/2022 tarih ve 2020/223E.-2022/226 K. sayılı kararıyla; davacının davasının kabulü ile ... ... İl Müdürlüğünün 09/03/2012 tarihli 5510 sayılı Kanun'un Ek-5 maddesi kapsamında sayılan ve sigortalı olarak yapılan tescilinin iptali yönündeki Kurum işleminin iptali ile davacının 09/03/2012 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un EK-5 maddesi kapsamındaki tescilinin devamına, davacının 03/10/2016 tarihli 5510 sayılı kanunun Ek-5. maddesi kapsamındaki yeni tescilinin silinmesine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunması üzerine Dairenin 10.06.2024 tarihli, 2024/5836 Esas ve 2024/6591 Karar sayılı ilamı ile "... Eldeki davada, davacının 09.03.2012 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un Ek 5 maddesi kapsamında sigortalı olarak tescil edildiği, daha sonra Kurumca 01.01.20 07... .09.2016 tarihleri arasında ziraat odası kaydının bulunması nedeniyle Ek 5 kapsamında sigortalı kabul edilemeyeceğinden bahisle tescilinin iptal edildiği ve 03.10.2016 tarihli Ek 5 müracaatının geçerli sayıldığı belirtilerek bu tarihten sonra Ek 5 kapsamında sigortalılığının devam ettirildiği, davacının işbu dava ile 09.03.2012 tarihinden başlayıp devam eden Ek 5 sigortalılığının geçerli olduğunun tespitini amaçladığı, Mahkemece davacının ihtilaflı dönemde tarımsal faaliyeti bulunup bulunmadığı, davacının kendi nam ve hesabına sigortalı sayılmasını gerektirir faaliyeti olup olmadığının araştırıldığı ve 09.03.2012 tarihinden sonraki dönemde 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b kapsamında tarımsal faaliyeti bulunmadığının belirlendiği, Kurumun 09.03.2012 tarihli 5510 sayılı Kanun Ek-5 tescilinin iptali yönündeki işleminin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği, Dairenin 12.02.2024 tarihli 2023/140 74... /1090 Karar sayılı geri çevirme ilamı ile dosyaya eklenen sigorta sicil dosyasından, Kurum tarafından "03.10.2016 tarihli 5510 sayılı Kanun'un Ek-5 maddesi kapsamındaki yeni tescilinin silinmesine" şeklindeki hükmün davacının bu tarihten itibaren devam eden ve esasen geçerliliği konusunda ihtilaf bulunmayan hizmetlerinin iptal edilmesi şeklinde infaz edildiği anlaşılmaktadır. Davanın 09.03.2012 tarihinden itibaren Ek 5 kapsamındaki sigortalılığın tespitine yönelik bulunması ve Kurum tarafından daha sonra yapılan 03.10.2016 tarihli tescilin iptalini de içermesi, esasen talebin 03.10.2016 tarihi itibariyle bir sınırlama içermemesi karşısında davacıya talep sonu tam olarak açıklattırılmaksızın 03.10.2016 tarihi ile sınırlı şekilde karar verildiği sonucunu doğuracak ve infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm fıkrası oluşturulması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir." belirtilerek hüküm bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne, ... ... İl Müdürlüğünün davacının 09/03/2012 tarihli 5510 sayılı Kanun'un Ek-5 maddesi kapsamındaki sigortalılığının iptali yönündeki Kurum işleminin iptali ile davacının 09/03/2012 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un EK-5 maddesi kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davalı vekili; eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının 09/03/2012 tarihinde 5510 sayılı kanunun Ek-5 maddesi kapsamında sayılan sigortalı olarak yapılan tescilinin iptali yönündeki Kurum işleminin iptal edilip edilmeyeceği ve davacının 09/03/2012 tarihinden itibaren 5510 sayılı kanunun Ek-5 maddesi kapsamındaki sayılan sigortalılık tescilinin devam edip etmeyeceğine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.