Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/19035 E. 2026/5830 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/19035
- Karar No
- 2026/5830
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1414 E., 2025/2210 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/332 E., 2025/111 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.01.1994 tarihinde başlayan 2925 sayılı tarım sigortasına dahil olmuş ve yaşlılık aylığı koşullarını da tamamlayarak kurumun da yönlendirmesiyle 15.04.2020 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunu, davacının tahsis talep tarihi itibarıyla 2925 sayılı Kanun'a göre prim, yıl ve yaş şartlarını doldurmuş olmasına rağmen talebi davacının yurt dışında olması nedeniyle primlerinin iptal edildiği gerekçesiyle reddedildiğini ve itirazının ise 25.06.2020 tarihinde reddedildiğini, Kurum işleminin haksız olduğunu ve 2925 sayılı Kanun'un başvuru ya da geçerlilik şartları arasında yurt dışı çıkış yasağı olmadığını, sonradan yapılan (20 14... tarihli) genelgelerin geçmişe yürütülmesinin yasal olmadığını, tüm haklar alınsa bile primlerin faiziyle birlikte verilmeyişinin sebepsiz zenginleşme olduğunu ve Kurum iç yönetmeliğinin de kanunlara aykırı olduğunu bu nedenle davanın kabulüyle öncelikle davacının 2925 sayılı Kanun'a tabi sigortalılığının geçerli olduğunun tespitiyle 15.04.2020 tahsis talebini izleyen ayı takip eden aydan itibaren tüm aylıklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesini ve Kurumun bu yöndeki, tüm sataşmalarının bu şekilde önlenmesini, bu mümkün değilse davacının primlerinin isteğe bağlı Bağ-Kur'luluk kapsamında (1479) MK.2 gereğince değerlendirilmesini ve bu da mümkün değilse tüm primlerin dava tarihinden itibaren her ay ayrı ayrı işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesini bu konulardaki Kurum sataşmalarının önlenmesine, yargılama gideri ve ücreti vekalete hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin davacının 15.04.2020 tarihli tahsil talebinin geçerli sayılmasına bu mümkün değilse ödediği primlerin isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirilmesine bu da mümkün değilse primlerin yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ettiğini, 2925 sayılı Kanun'un 2. maddesinde “süreksiz olarak tarım işlerinde hizmet aktiyle çalışanlar istekte bulunmaları kaydıyla bu kanuna göre sigortalı sayılırlar” hükmü yer aldığını, Kanunun amacı tarım işinde aralıklarla çalışan tarım işçilerinin sosyal güvenliklerini sağladığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.06.1999 tarih ve E. 1999/21-508, K. 1999/525 sayılı kararında “bir kimse sigortalı sayılabilmesi için işe giriş bildirgesinin verilmesi yeterli olmayıp çalışma olgusunun varlığının” zorunlu olduğunun açıkça belirtildiğini, davacı ... tarım sigortası tescili devam ederken yurt dışına çıktığını, bir yılı aşkın bir süre yurt dışında bulunduğunu, bu sürelerde tarım işinde fiili çalışmasının olamayacağı, davacının çalışmadığı halde Kurum sahte sigorta bildiriminde bulunduğunu, davacı yurt dışında olduğundan 2925 sayılı Kanun'a göre sigortalı sayılmasının mümkün olamayacağı anlaşıldığından ve 2019/9 sayılı genelge gereği sigortalılığı yurt dışına çıkış tarihi itibariyle iptal edildiğini, davacının sigortalılık niteliği koşullarını taşımadığı halde kendisini sigortalı göstermesinden dolayı gerçeğe aykırı sigortalılık olgusu ortaya çıktığından, bu gerçeğe ya da fiili duruma uygun olmayan bildirimler için ödenen primlerin iade kapsamında olduğu düşünülemeyeceğinden 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesinin 3. fıkrasının atıf yaptığı Borçlar Kanun'un hükmü gereğince ödediği primleri kendisine iade edilmediğini ve davacının haksız ve yersiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "A) Davacının, 2925 sayılı Kanun kapsamında tarım sigortalılığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile 15.04.2020 tahsis talebini izleyen ayı takip eden aydan itibaren tüm aylıklarının yasal faiziyle birlikte tahsiline dair talebinin reddine, B) Davacının ödediği primler dolayısıyla isteğe bağlı sigortalılık kapsamında değerlendirme yapılmasına ilişkin olarak açılan dava ise konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, C) Ödemiş olduğu primlerin iadesine yönelik talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ve davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 2925 sayılı Kanun'da yurt dışı çıkış yasağı olmadığını, sonradan çıkarılan (2014-2019) Kurum genelgelerinin geçmişe yönelik uygulanmasının hukuki olmadığını, ödenmiş primlerin sosyal güvenliğin Anayasal bir hak olduğu düşünülerek isteğe bağlı sigortalılık (5510-4-b) olarak değerlendirilmesi mümkün olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte Kurum yurt dışına çıkışları bilebilecek durumda olup iptali o tarihlerde yapması gerektiğini, Kurum işleminin MK. madde 2'ye de aykırı olduğunu, değerlendirmenin yurt dışındaki dönem için yapılması yurt dışında olunmayan dönemin tarım sigortalılığı olarak geçtiğinin kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece davacının tarım sigortalılığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylıklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine yönelik talebi kabul edilmeyip, davacının bu talebinin reddine karar verildiği halde lehlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmediğini, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. 2925 sayılı Kanun'un sigortalılığın sona ermesi ve kesintiye uğraması başlıklı 6. maddesinde; "Sigortalı olanlardan; a) (Değişik: 17/4/2008-5754/76 md.) Primlerini gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte ait olduğu yılı takip eden yılın Şubat ayı sonuna kadar ödemeyenlerin o yılın 1 Ocak gününden itibaren, b) Sigortalılıklarına devam etmek istemediklerini Kuruma yazılı olarak bildirenlerin, bu bildiriminin Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihi izleyen yılbaşından itibaren, c) Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmaya başlamaları nedeniyle prim veya kesenek kesilmeye başladığı tarihten itibaren, sigortalılıkları sona erer." (c) bendi uyarınca sigortalılıkları sona erip de sosyal güvenlik kuruluşları ile ilgilerinin kesilmesi nedeniyle prim veya kesenek ödenmesine son verilenlerin sigortalılıkları, prim veya kesenek ödenmesine son verildiği tarihi izleyen aybaşından itibaren kendiliğinden başlar." şeklinde düzenleme yer almaktadır. 5510 sayılı Kanun'un 2925 sayılı Kanun'un 6. maddesini ortadan kaldırmadığı dikkate alındığında buna göre 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önceki dönemlerde 2925 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olanlar, 2925 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında sigortalılık şartlarını devam ettirdiği ve sigortalılığın sona ermesi hallerini içermediği müddetçe, 5510 sayılı Kanun'un ek 5. maddesi kapsamında değil yine 2925 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olmaya devam edeceklerdir. Davacının da 01.10.2008 tarihinden daha önce 2925 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğu anlaşılmakla, 2925 sayılı Kanun'un 6. maddesinde yer alan sebeplerin mevcut olmaması halinde sigortalılığının devam etmesi gerekmektedir. 2925 sayılı Kanun'un 6. maddesinde 1 yıldan daha fazla süre ile yurt dışında olunmasının 2925 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı sona erdiren bir sebep olarak düzenlenmemesine rağmen davalı Kurum tarafından genelge ile getirilen düzenleme kapsamında davacının 1 yıldan fazla süre yurt dışında bulunması gerekçesiyle 2925 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığının iptal edildiği görülmekle, 2925 sayılı Kanun'a göre alt kademede yer alan genelgelerin üst kademedeki norma aykırı olmasının ya da onun kapsamını aşan düzenlemeler içermesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla normlar hiyerarşisinde üst kademede yer alan yasa hükmüne aykırı olarak kanunda yer almayan sigortalılığın sona erme sebeplerinin kanuna göre alt kademede yer alan davalı Kurum tarafından düzenlenen genelge ile yürürlüğe konulması ve uygulanması mümkün değildir. Somut olayda 2925 sayılı Kanun'un 6. maddesinde yer alan sigortalılığın sona erme sebeplerinin mevcut olmadığı gözetilmeden bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgili davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.