Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/19567 E. 2026/3099 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/19567
Karar No
2026/3099
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/721 E., 2025/1061 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 30. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/321 E., 2025/153 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 24.03.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı adına.... ..., .... ... ve ... ile davacı adına.... ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığı, davalının iş kazasının meydana gelişinde kusuru bulunduğundan bahisle 8.180.124,33 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle iş kazası nedeniyle davacının %59,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davacının %20, davalının %80 oranında kusuru bulunduğu kabulünden hareketle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, asıl işveren–alt işveren ilişkisinin yeni bir vakıa olmadığını ve hâkim tarafından re’sen değerlendirilmesi gerektiğini, buna rağmen bu hususun değerlendirilmediğini, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 357. maddesini hem lafzı hem de ruhu itibariyle yanlış yorumladığını, maluliyet oranının tespitinde Adli Tıp Kurumu raporu alınmaması ve kaza ile maluliyet arasındaki illiyet bağının araştırılmamasının usul ve yasaya ağır aykırılık teşkil ettiğini, maluliyet oranı ile davaya konu kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, olay sonrası davacının sevk edildiği ... Üniversitesi’ne ait hasta vizit detay raporunda davacının üriner sistem muayene ve tetkiklerinin normal olduğunun tespit edilmesine rağmen ... Üniversitesi tarafından yalnızca davacının beyanına dayanılarak total üriner inkontinans nedeniyle %50 engel oranı belirlendiğini ve ... tarafından da bu rapora dayanılarak maluliyet oranı tespit edildiğini, ... Başkanlığı... ... İl Müdürlüğü’nün 03.02.2022 tarihli yazısı ile davacıda daha önce mevcut sekellerin bildirilmesinin talep edilmesine rağmen ilgili hastane tarafından bu hususun dikkate alınmadığını, kusur oranının tespitinde davacının ağır ve bağışlanamaz kusurunun göz ardı edildiğini ve çelişkili raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, her ne kadar dava dosyasında davacının dokuz gün çalıştığından bahsedilmiş ise de kaza tarihi itibariyle davacının yalnızca bir gün çalıştığının müvekkili nezdinde tutulan kayıtlar ve tanık beyanları ile sabit olduğunu, düzenlenen raporda eğitim, kişisel koruyucu donanım ve tutanaklar gibi belgelerin dikkate alınmadığını, yalnızca işçi beyanlarının esas alındığını, işveren kayıtları, tanıkları ve kamera görüntülerinin göz ardı edildiğini, teknik incelemenin eksik bırakıldığını ve olay yerindeki güvenlik önlemlerinin yeterince değerlendirilmediğini, kazadan sonra noter huzurunda düzenlenen ibranamenin hukuka aykırı şekilde geçersiz sayıldığını, ibranamede davacının belirli bir miktar parayı aldığı ve başkaca hiçbir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını açıkça beyan ettiği halde bu hususun dikkate alınmadığını, tazminat hesabına esas alınan ücretin davacının vasıfsızlığı ve kıdemine aykırı şekilde yüksek belirlendiğini ve müvekkili şirket yetkilisi tarafından davacının belirlenen maluliyet oranına rağmen aynı nitelikte işlerde çalışmaya devam ettiğinin tespit edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dosya kapsamından, Kurum Sağlık Kurulu'nun 01.07.2022 tarihli kararı ve Yüksek Sağlık Kurulu'nun 14.12.2022 tarihli kararlı ile davacının sürekli iş göremezlik oranının %59,00 olarak tespit edildiği, davalının aşamalarda tespit edilen sürekli iş göremezlik oranına itirazları bulunduğu gibi İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvururken sürekli iş göremezlik oranı yönünden istinaf itirazları ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. 5510 sayılı Kanun'un 95. maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır. Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar ... Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle somut olayda, açıklanan prosedür işletilmeksizin davacının sürekli iş göremezlik oranını %59,00 olarak tespit eden Kurum Sağlık Kurulu ve Yüksek Sağlık Kurulu kararları hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde sonuca gidilmesi yerinde görülmemiştir. Kabul ve uygulamaya göre de hesaplamaya esas gerçek ücretin tespiti yapılırken meslek odalarından araştırma yapılmaksızın yalnızca ... ve Bakanlık rayiç listesinin ortalamasının alınması hatalı olmuştur. Yapılacak iş, davacının geçirdiği iş kazasına ilişkin tüm tıbbi evraklar temin edildikten sonra Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulundan rapor alınması, mevcut raporlar arasında çelişki oluşması hâlinde ise bu çelişkinin Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan rapor alınmak suretiyle giderilmesi, sigortalının yaptığı iş, yaşı ve kıdemi belirtilmek suretiyle meslek odalarından, bilinen devrede sigortalının alabileceği ücretlerin sorulması, elde edilecek sonuçların dosyadaki diğer verilerle birlikte değerlendirilerek davacının gerçek ücretinin tereddütsüz şekilde belirlenmesi, sonrasında yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi hâlinde 25.12.2024 tarihli hesap raporunun bilinen (iskontosuz) ve bilinmeyen (iskontolu) dönemlerinin başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi, diğer bir deyişle bilinen dönemin ileri çekilmemesi gerektiğinin gözetilmesi, usuli kazanılmış hakların da dikkate alınması suretiyle varılacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Davalı avukatı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/19567, K. 2026/3099, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-19567-e-2026-3099-k-392f5d564e0c