Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/19107 E. 2026/6087 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/19107
Karar No
2026/6087
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1237 E., 2025/109 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/603 E., 2023/164 K.

Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle aylığının kesildiğini ve yersiz ödeme nedeniyle borç tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek mevzuata ve mutlak gerçeğe aykırı olan Kurum işleminin iptaline, aylığın yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline ve yersiz ödeme nedeniyle tahakkuk ettirilen borçtan sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurumun denetmenleri tarafından hazırlanan denetim raporlarının aksi ispat edilene kadar geçerli olup aksinin ancak yazılı delille ispatlanabileceğini, tanık dinletilmesine muvafakatlarının olmadığını, ispat külfetinin davacıya ait olduğunu beyanla haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle, "Davacı ve eski eşinin 2002 yılında boşanmalarına rağmen 2008-2010-2014 yıllarında aynı adrese .. Telekom aboneliği aldıkları sabittir. Boşanan tarafların aynı adreste ikamet etmeleri, aynı konuta abonelik almaları hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacı ve eski eşinin MEDULA kayıtları incelendiğinde 03.01.2019,24.01.2020,23.04.2021 tarihlerinde aynı hastane ve aynı bölümlerde tedavi gördükleri sabittir. Boşanan tarafların aynı anda aynı hastanede tedavi görmeleri hayatın olağan akışına aykırıdır. Mahkememiz tarafından ve ... denetmenleri tarafından tanıklar dinlenilmişlerdir. Tanıklar ... denetmenine davacı ve eski eşinin birlikte yaşadıklarını beyan etmişlerdir. Aynı tanıklar mahkememiz tarafından dinlenildiğinde davacı ve eski eşinin birlikte yaşamadıklarını beyan etmişlerdir. Tanıkların, davacı tarafın etkisine açık olmaları nazara alınarak tanıkların ... denetmenine verdikleri sıcağı sıcağına ifade mahkememizce kıymetli bulunmuş ve bu beyana itibar edilmiştir. Davacı ve eski eşinin eczane kayıtları incelendiğinde; aynı eczanelerden alışveriş yaptıkları görülmektedir. Boşanan tarafların birbirlerine yakın yerden alışveriş yapmaları hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacının eski eşi sağlık kuruluşlarına adına kayıtlı .. numaralı telefonu vermiştir. Davacı da çok sayıda muayeneye eski eşine ait .. numaralı telefonu vermiştir. Boşanan tarafların birbirlerine ait telefonu kullanmaları hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacı, sağlık kuruluşlarına 2017,2019,2020 yıllarında, eski eşine ait "... Mh. .. Sk. .. .. Apt." adresini vermiştir. Boşanan tarafların aynı adreste ikamet etmeleri, aynı konuta abonelik almaları hayatın olağan akışına aykırıdır. Dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalının boşandığı eşi ile birlikte yaşadıkları kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, temyiz dilekçesinde özetle, 1.Son bir yılda davacının boşandığı eşi kansere yakalanmış olup, bakımının müşterek çocuklara kaldığını; sürekli bakıma muhtaç olan hastaya müşterek çocukların hem çalışıp hem de bakamadıklarını, davacı annelerinden yardım istediklerini, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşamayıp sadece çocuklarının ölüm döşeğindeki babalarına bakarken zorlandığını düşünerek yatalak hastaya bakmak için o eve gidip geldiğini ancak asla evde yaşamadığını, 2.Sağlık kuruluşlarına, telekoma verilen adres ve aynı eczaneden alışverişin ise müvekkilin çocukları tarafından, çocukların babaları ile o evde yaşadıkları için verilen adresler olduğunu, kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, boşandığı eş ile fiilen birlikte yaşama nedeniyle aylığın kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıkların ödenmesi ve borçtan sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcının ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/19107, K. 2026/6087, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-19107-e-2026-6087-k-df4da5828fc1