Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13532 E. 2026/6085 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13532
Karar No
2026/6085
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1124 E., 2025/847 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/66 E., 2022/691 K.

Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı Kurum vekili ile davalı şirketler vekili tarafından temyiz edilmekle ve davalı şirketler vekilinin duruşma talep ettiği ancak kararın nitelik bakımından duruşmaya tabi işlerden olmadığı anlaşılmakla duruşma talebinin reddine karar verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 12.07.2000-05.10.2012 tarihleri arasında davalılar nezdinde sürekli ve kesintisiz çalıştığını, ancak davalıların fiilen işe başladığı tarihleri geç bildirdiklerini, aynı zamanda pime esas kazancının eksik bildirildiğini belirterek anılan tarihler arasında eksik bildirilen çalışma sürelerinin ve prime esas gerçek ücretinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasını Kurum kayıtlarına eşdeğer ve yazılı belgelerle ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalılar vekili aşamalarda özetle davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirketlere ait iş yerlerinde 01.02.2005- 05.10.2012 tarihleri arasında kararda belirtilen süre ve ücretlerle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili, davalı Kurum vekili ve davalı şirketler vekili tarafından süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Davalıların ... sicil kayıtlarının celbedildiği, davalıların aynı adreste faaliyet gösterdikleri ve ortaklık yapılarının aynı olduğu, aralarında organik bağ bulunduğu anlaşılmıştır. Davalıların ticari defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yapıldığı, incelemede 2011 yılı dahil daha önceki yıllara ilişkin ticari defter ve belgelerin saklama yükümlülüğünün sona ermesi sebebiyle imha tutanakları ibraz edilerek incelemeye sunulamadığı, 2012 yılına ait ticari defter ve belgelerin ise kısmen ibraz edildiği, defter ve belgelere göre davalılar arasında organik bağ bulunduğunun, 195 iş avansları hesabında, yılbaşı açılış hesabında ve yıl sonu kapanış kaydında avans mahiyetinde davacıya yapılmış bir ödeme kaydına rastlanmadığının, ibraz edilen defterlerde gerek davacının fazla ücret aldığına dair iddiası, gerekse davalıların ödemelerin avans ve harcama ödemesi olduğuna dair savunmalarını doğrulayan veya yalanlayan bir tespit yapılamadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Tanık dinlenildiği (...), Mahkemenin ekli gerekçeli kararı verdiği, dosyada mevcut iş sözleşmeleri, banka ve Kurum kayıtları ile davalı ... nezdinde 01.01.2005-31.12.2010 tarihleri arasındaki dönem yönünden düzenlenen denetim raporu, kaldırma kararı sonrası dinlenilen tanık beyanları ve bilirkişi raporlarına göre davacının Kuruma bildirilen ücretlerinin banka kayıtları ve iş sözleşmeleri ile uyumlu olmadığı, davacı hesabına 02.02.2005- 22.10.2012 tarihleri arasında .. ve ..Taşımacılığı tarafından yatırılan ücretlerin avans ve masraf ödemesi olduğuna dair ticari defter ve belgelerinde bir kayıt bulunmadığı, kaldırma kararı öncesi düzenlenen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, Mahkeme kararında hata bulunmadığı " gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle, 1.Hizmet tespit davalarında müvekkili Kurumun sıfatının fer'i müdahil olduğunu, müvekkili Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 2.Esasa ilişkin olarak, Mahkemece eksik araştırma ve inceleme yapmak suretiyle hüküm kurulduğunu, konuya ilişkin yeterli delil toplamadığını, konusunda uzman bir bilirkişi raporu dahi aldırılmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı şirketler vekili özetle, 1.Dava dosyasında davalı her iki şirket adına cevap dilekçesinin istinaf kararı öncesi 11.09.2014 tarihinde sunulmuş olup bilirkişi tarafından dosyada cevap dilekçesine rastlanılmadığı belirtilerek cevap dilekçesinde yer alan savunmalarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun bu haliyle eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının ise değerlendirilmediğini, 2.Davacı tarafın prime esas ücretinin daha fazla olduğunu ispat edemediğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 200. maddesindeki yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının hukuksal geçerliliği haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispat edilebileceğini, 3.Yerleşik Yargıtay İçtihatları gereğince; işçinin imzasını taşıyan veya banka kayıtları ile örtüşen ücret bordroları sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğinde olup imzalı veya banka kayıtları ile örtüşen ücret bordrolarında görünen ücretin aksi ve ücret banka hesabına yatırılarak ödeniyor ve banka hesabına yapılan ödemeler ihtirazı kayıt konulmadan tahsil ediliyor ise, davacının ücretinin gerçeği yansıtmadığı iddiasının ancak yazılı ve resmi delillerle ispatlanabileceğini, 4.Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının açıkça hakkaniyete ve mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili ile davalı şirketler vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/13532, K. 2026/6085, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-13532-e-2026-6085-k-57564dbc6964