Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18387 E. 2026/6186 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/18387
- Karar No
- 2026/6186
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2054 E., 2025/1613 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/72 E., 2024/538 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili, davalılardan ... Elektrik Dağıtım A.Ş vekili ve davalılardan ... İnşaat Elektrik Demir Doğ. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. Tasfiye Memuru ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Sigortalı ...’ün 14.10.2002 tarihinde maruz kaldığı iş kazası sonucu vefat ettiğini, sigortalının vefatı nedeniyle hak sahiplerine 53.131,08 TL tutarında peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, Kurum zararının şimdilik 26.565,44 TL’sinin 506 sayılı Kanun'un 10. ve 26. maddesi uyarınca davalılardan müştereken ve müteselsilen, gelirlerin onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza görenin işvereni diğer davalı müteahhit firma ile akdedilen ihale sözleşmesi gereği trafo merkezinin tüm montaj işlerinin bütün olarak ihale edildiğini, müvekkilinin üst işveren sıfatına haiz olmadığını, kazanın tamamen müteahhit firma ve firma çalışanının hatalı eylemlerinden meydana geldiğini, müvekkilinin ve müvekkili idare personelinin bir kusurunun bulunmadığını belirterek, davanın öncelikle husumet yönünden, husumet itirazlarının kabul edilmemesi halinde ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesi bulunmadığı anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 47.818,69 TL'nin onay tarihi olan 24.04.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili, davalı ... Dağıtm AŞ vekili ve ... İnşaat Elektrik Demir Doğ. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. Tasfiye Memuru ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ''Sigortalı, iş kazası sonucu vefat etmiştir. Yargılamada kusur bilirkişi raporu sonrası yapılan hesap ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Belirlenen kusur raporları üzerinden mahkemece hüküm tesis edilmiş ise de, sigortalının bir kusuru bulunmamaktadır. Davalılar %100 kusurludur.'' beyanla temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde özetle; ''Zamanaşımı süresi dolduğu halde davanın kabulü usul yasaya aykırıdır. TBK 82. maddesi gereğince ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık zaman aşımına tabidir. Davacının 24.04.2009 tarihli onayıyla ödediği sabit olmakla 2 yıllık zamanaşımı 24.04.2011 tarihinde dolmuştur. Davanın 10 yıllık zaman aşımına tabi olduğu gerekçesi hatalıdır. Müvekkil şirkete husumet yöneltilmesi mümkün değildir. Müvekkil ile dava dışı işçinin işvereni arasında alt-üst işveren ilişkisi bulunmamaktadır. Davalı ihale sözleşmesi ile işi ...'a ihale etmiştir. ... işi aldıktan sonra kendisinin de büyük ortağı olduğu ... Yapı firmasına işin bir bölümünü vermiş, ... Yapı firması da yine işin bir bölümü olan trafo binası inşaatı işini ... Yapı firmasına vermiş olup, ... işçinin de ... Yapı firması çalışanı olduğu dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Emsal Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2003/10007 E. - 2003/9350 Karar sayılı kararında asıl işveren ve alt işverenin işçilerine karşı bu kanundan doğan yükümlülüklerden alt işverenle sorumlu olduğu belirtilmiştir. Ancak işin bütünüyle devri, anahtar teslimi ve ihale ile devri halinde buna bağlı tazminat davalarında sorumluluğa gidilemeyeceği ve husumet yöneltilemeyeceği belirtilmiştir. İş kazasında müvekkil şirketin bir dahli, kusuru veya sorumluluğu yoktur. Davalı müvekkil ihale makamı olduğu için olayda bilgisinin olması beklenemez, kaza mahallinde ve kaza anında müdahalede bulunmayarak denetim görevini yerine getirmedikleri için kusur diğer davalılara aittir. ... işçinin kendi ihmali, dikkatsizliği ve ağır kusuru sonucu kazaya sebebiyet verdiği gözardı edilmiştir. Yargıtay HGK'nın 2010/21-36 Esas - 2010/67 Karar sayılı kararına göre de işçinin ağır kusuru nedeniyle meydana gelen kazada davalıları birinci derecede sorumlu tutmak hukuka aykırıdır. Rücu şartları oluşmamış olduğundan davanın reddi yerine kabulü doğru olmamıştır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2013/153 18... /8647 Karar sayılı kararında da işverinin sorumluluğu için zararı meydana getiren olayı iş kazası veya meslek hastalığı olması, işverenin kastının veya sigortalının sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareket ile sonuç arasında illiyet bağının bulunması gerekir. Rücu davasında teselsül kuralının uygulanamayacağı bilinmesine rağmen davalılara atfedilen tüm kusur oranına göre ve müteselsil tahsile karar verilmesi hatalı olmuştur. Müvekkil şirket dava ve ıslah tarihlerinden önce temerrüde düşürülmediği halde tüm alacağa dava tarihinden önceki onay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de yanlış olmuştur.'' beyanla temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ... İnşaat Elektrik Demir Doğ. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. Tasfiye Memuru ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ''Davaya konu vefat 14.10.2002 tarihinde olup zamanaşımının söz konusudur. Bu haliyle alacak ıslah tarihi itibariyle zamanaşımına uğramıştır. Davanın kısmi alacak davası olarak açıldığı göz önünde bulundurulduğunda ıslah tarihi ile davacının alacağı zamanaşımına uğramıştır. Bilirkişi raporlarında müvekkilin tasfiye memuru olduğu şirketin sorumluluğuna ilişkin kesin ve net bir delil olmaksızın değerlendirmeler yapılmıştır. Vefat eden ... şirketin çalışanı değildir. Zira firma boya işi için ... ile anlaşmış ve ödemeyi de kendisine yapmıştır. Diğer yandan olayın gerçekleşme sebebi ... çatıya çıkmak üzere tuttuğu merdivenin orta gerilim hattına dokunması ile gerçekleştiği göz önünde bulundurulduğunda ... İnşaat Elektrik firmasının herhangi bir sorumluluğundan bahsedilemeyeceği açıktır. Kaldı ki alınan bilirkişi raporunda trafo binası ve elektrik hattı arasında mesafenin az olduğu belirtilmiş ise de ... ölüm sebebi merdivenin elektrik hattına değmesinden kaynaklıdır. Bu da ... kusuru ile ölümün gerçekleştiğinin ispatı niteliğindedir.'' beyanla temyiz kanun yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup Kurum vekili, davalılardan ... Elektrik Dağıtım A.Ş vekili ve davalılardan ... İnşaat Elektrik Demir Doğ. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. Tasfiye Memuru ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.