Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18239 E. 2026/4917 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/18239
Karar No
2026/4917
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1695 E., 2023/241 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Horasan Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2012/61 E., 2017/6 K.

Taraflar arasında iş kazası nedeniyle tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama neticesinde Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulması üzerine bozma kararına uyan Bölge Adliye Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Dairemiz bozma ilamına karşı Bölge Adliye Mahkemesince kısmen direnme kararı verilmekle direnme kararı davalılar ... Genel Müdürlüğü ile ... vekillerince temyiz edilmekle, Dairemiz 10.09.20 24... /6240 Esas, 2024/8345 Karar sayılı ilamı ile kısmen direnme kararı yerinde görülmeyerek dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2024/10-733 Esas, 2025/662 Karar sayılı ilamı ile verilen kararın yeni hüküm niteliğinde olduğu gerekçesiyle dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili 2012/61 Esas sayılı asıl dava dosyası, dava dilekçesinde özetle: müvekkili sigortalı ...’in 21.11.2011 tarihinde davalılardan ...'e ait 25... plakalı kamyon üzerine monteli vinçte vinç operatörü olarak .., .., .. köyündeki ...’ya ait Jeotermal Kamp Şefliğinde yapılması gereken konteynır yükleme işinde çalışırken, işi yönetmek için konteynır üzerinde bulunan davacının dengesini kaybederek beton ... tahliye çukuruna düşmesi neticesinde % 100 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı iddiasıyla, davalılar ... Genel Müdürlüğü, ... ve ...’den 6100 sayılı Kanunun 107. Maddesine göre belirlenecek maddi tazminat ile yargılamanın son aşamasında miktarı bildirilecek manevi tazminata karşılık fazlaya ilişkin talep hakkı saklı 1.500 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 28.12.2015 tarihinde talebini açıklayarak, asıl dava dosyasında talep ettiği 1.500 TL’nin tamamının maddi tazminata ilişkin olduğunu açıklamıştır. Birleşen Erzurum İş Mahkemesinin 2014/596 esas sayılı dava dosyası, dava dilekçesinde özetle: davacı vekili, aynı gerekçelerle, davalı ...’den müvekkillerinden sigortalı lehine 100.000 TL, eş lehine 80.000 TL, anne ve babanın her biri lehine 20.000 TL ve çocukların her biri lehine 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen yerel mahkemenin 2014/55 Esas sayılı dava dosyası, dava dilekçesinde özetle: davacı vekili, aynı gerekçelerle, davalı ...’dan müvekkillerinden sigortalı lehine 5.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi, eş lehine 80.000 TL, anne ve babanın her biri lehine 20.000 TL ve çocukların her biri lehine 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 27.07.2016 tarihinde müvekkili lehine maddi tazminat istemini asıl ve birleşen dava dosyasındaki davalıların tamamı yönünden neticeten 1.353.924,92 TL’ye ıslah etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle: Yüklenici ... Ağır Nakliyat-...'nın, davacının işvereni olan ... Vinç İşletmeciliği-... ile sözleşme akdettiği dikkate alınarak, bu kişilerin davaya dâhil edilmesini, müvekkili idarenin Jeotermal Sondaj Kamp Şefliğindeki taşınabilecek sondaj malzemelerinin vinç ile yüklenerek nakliyesi işi için yüklenici ... Ağır Nakliyat-... ile 20.11.2011 tarihinde sözleşme imzaladığı, bu sözleşmenin 5, 15, 22. ve 31. maddeleri hükümlerine göre nakliye ile yükleme işinin tamamından, işin gereklerine uygun yerine getirilmesinden ve tamamlanmasından yüklenicinin sorumlu olduğu, sözleşme gereği alt yüklenici çalıştırılmaması ve işlerin tamamının yüklenici tarafından yapılmasının kararlaştırıldığı halde, yüklenicinin sözleşmeye aykırı olarak ... Vinç İşletmeciliği-...’den vinç kiralayarak işi tamamlama yoluna gittiğini, davacı işçinin zararından, doğrudan yüklenici ... Ağır Nakliyat-...'nın sorumlu olduğunu beyanla müvekkil idare bakımından davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkillinin kaza yerinde iş sağlığı ve güvenliğini sağlamaya yönelik her türlü tedbiri aldığını, bulunması gereken bütün araçları bulundurduğunu, davacı sigortalı ...'in davalı müvekkil yanında vinç operatörü olarak çalıştığını, olay esnasında davacının bizzat kullanması gereken vinci kayınbiraderi ...'a devredip kendisinin konteynırın üzerine çıktığını, davacı bizzat kendi ihmali neticesinde iş kazası geçirerek sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. 3.Davalı ..., iş kazasının meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını savunmuştur. 4.Birleşen dosya davalısı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin taraf sıfatı olmadığını, ıslah ile davaya taraf olmayan kişinin davaya eklenmeyeceğini, birleştirme kararının hatalı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin ceza dosyasında yargılanmadığını, davacının müvekkili çalışanı olmadığını, ... Genel Müdürlüğünün asıl işveren olup kazanın meydana gelmesinde kusurlu ve sorumlu olduğunu, davacının iş kazasının meydana gelmesinde ağır kusuru bulunduğunu, kusur tespitinin hatalı olduğunu keşif yapılması gerektiğini, bakıcı giderine dair kararın hatalı olduğunu, ... ödemelerinin tamamının tenzili gerektiğini, Davacıya ödenen 625.000,00 TL ödemenin harici ödeme olduğu varsayımında bakiye tazminat miktarının da hesaplanması gerekmekte iken bilirkişi tarafından bu hesaplamanın yapılmadığını, usuli kazanılmış hak değerlendirmesinin bilirkişi tarafından yapılmasının görev ve yetki aşımı olduğunu, davacının asgari ücret ile çalıştığı sabit iken bu miktarın üzerindeki kazancın dikkate alınmasının mümkün olmadığını, hesap bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, manevi tazminat istemlerinin de reddine karar verilmesi gerektiğine işaretle davanın reddini talep etmiştir. III- MAHKEME KARARI: A-İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; “Davanın kısmen kabulü ile, maddi tazminat yönünden 2012/61 Esas sayılı asıl dava dosya yönünden, davalı ... Genel Müdürlüğüne karşı açılan davanın reddine, 2012/61 Esas sayılı asıl dava dosyası ile birleşen 2014/55 Esas sayılı dava dosyası yönünden her iki davanın da kısmen kabulü ile ''Engelli evde bakım ücreti alan'' ...'in bakıcısı ...'e evde bakım ücreti olarak toplam 36.905,64 TL'nin ödendiği belirtilerek bu bakıcı ücretinin düşülerek 1.317.019,28 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte her iki dosyada yer alan davalılar ..., ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden ise, 2012/61 Esas sayılı asıl dava dosyasında manevi tazminatın bölünmezliği kuralına aykırı bir biçimde belirsiz alacak davası olarak manevi tazminat davası açılamayacağı ve dava yoluyla tespiti de istenemeyeceği, kaldı ki davacılar vekilinin ıslah dilekçesiyle bu davaya yönelik manevi tazminat taleplerinin miktarını belirtmediği gözetilerek, hukuki yarar yokluğundan iş bu davanın usulden reddine karar verilmiş, Birleşen Erzurum İş Mahkemesinin 2014/596 Esas sayılı dosyası ile mahkemenin 2014/55 Esas sayılı dosyası yönünden ise her iki davanın da kısmen kabulü ile; her bir çocuk lehine 10.000 TL, anne ve babanın her biri lehine 5.000,00 TL ve eş lehine 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/11/2011'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte her iki dosyada yer alan davalılar ... ve davalı ...’dan müşterek ve müteselsilen tahsiline, Mahkemenin birleşen 2014/55 Esas sayılı dosyasında davacı sigortalı için 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/11/2011'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir. B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 20.10.20 21... /114-2021/1673 sayılı kararı ile "I-)Asıl davanın kabulü ve birleşen davaların kısmen kabulü ile A-)1-)Maddi Tazminat Yönünden; 1.300.925,46-TL iş göremezlik tazminatının taleple bağlı kalınarak 860.417,32-TL'sinin ve 440.355,82-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.300.773,14-TL tutarındaki maddi tazminatın kaza tarihi olan 22.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 2-)Davalı ... tarafından yapılan 625.000,00-TL ödemenin Erzurum 5. İcra Müdürlüğü'nün 2017-13 79... sayılı dosyalarına 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 32. maddesine dayalı olarak yapılmış harici ödeme olduğu anlaşıldığından ...'in yaptığı ödemenin ilamın icrası sırasında değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine, B-) 1-)Manevi Tazminat Yönünden: a-)Davacı ... için 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.11.2011 den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b-)Davacı ... için 10.000,00-TL, manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.11.2011'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, c-)Davacı ... için, 10.000,00-TL, manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.11.2011'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, d-)Davacı ... için 5.000,00-TL, manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.11.2011'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, e-)Davacı ...için 5.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.11.2011 den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, f-)Davacı ...için 25.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.11.2011'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin taleplerin reddine,” karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Kararına davalılar ..., ... Genel Müdürlüğü ile ... vekillerince temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde dairemiz 07.06.20 22... /13154 Esas, 2022/8585 Karar sayılı ilamı "..Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, İlk Derece Mahkemesince verilen karardan sonra, davacılar vekili ile davalı ... vekilinin imzalarını taşıyan ibranamede, Erzurum İcra Müdürlüğü’nün 2017/13 79... esas sayılı dosyalarında devam eden ilamlı icra takiplerine ilişkin davalı/borçlu İdris’in 625.000 TL ödeme yapmasının kararlaştırıldığı, bu borcun bir kısmının peşin; bir kısmının ise çeklere bağlı olarak aydan aya ödenmesinin, bu şekilde davalı ...’in ibra edilmesi kararlaştırılmakla beraber, bozmadan sonra yapılan yargılamada anılan ödemenin icra takibi dosyalarına yansıtılmadığı anlaşılmaktadır. O halde yapılan ödemenin “denkleştirme yöntemiyle” tenzili gerekirken, yazılı şekilde “ödemenin ilamın icrasında değerlendirilmesine” dair karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş, davalı ... tarafından davacıya bir kısmı peşin, bir kısmı ise aydan aya düzenlenen çeklerle ödenmesine karar verilen toplam 625.000,00 TL tutarındaki ödemenin, son olarak ödenecek çek tarihi olan 30.12.2017 tarihi itibariyle bu tarihe kadar ödenen miktarlara faiz işletilmek suretiyle davacının elde ettiği netice ödemeyi tespit etmek, aynı zamanda 30.12.2017 tarihi itibariyle maddi tazminat alacağının ne kadar olduğunu da bilirkişi marifetiyle hesaplatmak, bu şekilde ödenen miktarı, davacının alacak miktarına oranlayarak, denkleştirme / karşılama oranını tespit etmek, bulunacak bu oranı ise davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında 13.05.2016 tarihli hesap raporuna uygulayarak davacının ödeme ile karşılanmayan sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderini belirlemek, bu şekilde maddi tazminat alacaklarına hükmederken son olarak da Bölge Adliye Mahkemesinin davacı tarafından temyiz edilmeyen 06.03.2019 tarihli bir önceki kararının davacılar tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle netice sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderleri hükümleri yönünden usuli kazanılmış hakları da gözeterek bir karar vermekten ibarettir. ...." gerekçeleriyle bozulmuştur. B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmadan Sonra Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesince bozmadan sonra dosyanın ele alınması ile yargılama sırasında bozma ilamına karşı verilen 28.09.2022 tarihli ara karar ile usulü kazanılmış hakka ilişkin kısım yönünden direnilmesine ve bu hususta bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş ancak yargılama sonucunda açıklanan iş bu temyize konu 28.02.2023 tarihli karar ve gerekçesinde davalıların usulü kazanılmış hakları korunarak karar verildiği belirtilerek kısmi direnme kararıyla çelişki oluşacak şekilde Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda; "I-)Asıl davanın kabulü ve birleşen davaların kısmen kabulü ile A-)1-)Maddi Tazminat Yönünden; 451.805,13 TL iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 22.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve 259.140,84 TL bakıcı giderinin kaza tarihi olan 22.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, B-) 1-)Manevi Tazminat Yönünden; a-)Davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.11.2011 den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b-)Davacı ... için 10.000,00 TL, manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.11.2011 den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, c-)Davacı ... için, 10.000,00 TL, manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.11.2011 den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, d-)Davacı ... için 5.000,00 TL, manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.11.2011 den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, e-)Davacı ...için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.11.2011 den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, f-)Davacı ...için 25.000,00 TL manevi tazminatınmanevi tazminatın kaza tarihi olan 22.11.2011 den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, " şeklinde karar verilmiştir. C. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 28.02.2023 Tarihli karar davalılar ... Genel Müdürlüğü vekili ile ... vekilince temyiz edilmekle Dairemiz 10.09.20 24... /6240 Esas, 2024/8345 Karar sayılı ilamı ile " kısmen direnilen Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. " D.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 22.10.20 25... /10-733 Esas , 2025/662 Karar sayılı ilamı ile "...Bölge Adliye Mahkemesince bozmadan sonra yapılan yargılamada hesaplanan davacının aldığı ücretin miktarına göre uğradığı malûliyet nedeniyle bakım gideri ve davacının ıslah ettiği tutarlarla örtüşen 13.05.2016 tarihli bilirkişi raporundaki sonuç miktarların Yargıtay denetiminden geçerek ve manevi tazminat tutarının ise miktar yönünden temyize tâbi olmaması nedeniyle kesinleştiği anlaşıldığından, bozmanın davalı ... tarafından yapılan 625.000,00 TL tutarlı ödemeye ilişkin olduğu, hükme esas alınan 05.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda %47,49 oranında denkleştirmeye göre yapılan ödemenin karşılama oranı tespit edilerek Yargıtay bozma kararında işaret edilen 13.05.2016 tarihli rapordaki tutarlara uygulandığında bakiye alacağın 451.805,13 TL iş göremezlik tazminatı ve 259.140,84 TL bakıcı gideri olarak tespit edildiği, tespit edilen fark tutarın 06.03.2019 tarihli kararda davacı tarafça temyiz edilmeyen tutardan az olduğu, 06.03.2019 tarihli kararda bakıcı giderinin denkleştirmeye tabi olmadığı, sonuç bakıcı giderinin de %30 hakkaniyet indirimsiz hâli ile 13.05.2016 tarihindeki tutardan fazla olduğu dikkate alındığında davalıların usuli kazanılmış haklarının ve bozma öncesi karardaki taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakların korunduğu belirtilerek bozma sonrası alınan bilirkişi raporundaki seçenekli hesaplamalardan bozma doğrultusunda hesaplama yapılan seçeneğin esas alınması suretiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile 451.805,13 TL iş göremezlik tazminatının ve 259.140,84 TL bakıcı giderinin yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca davacılar lehine belirlenen manevi tazminatların davalılar ... ve davalı ...’dan yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. 6. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, Özel Dairenin bozma kararı doğrultusunda irdeleme ve değerlendirme yapılarak bozmanın gereği eylemli olarak yerine getirilmek suretiyle verilen yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır. 7. Hâl böyle olunca verilen bu yeni hükmün temyiz incelemesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil Özel Daireye aittir." gerekçesiyle dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... Genel Müdürlüğü ile ... vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; Müvekkiline kusur raporlarında kusur verilmemesine karşın asıl işveren sıfatıyla sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin asıl işveren sıfatı bulunmadığını, davalı ...’ın eylemlerinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını anılan işçinin müvekkilinin değil hizmet alımı yapılan şirketin işçisi olduğunu, aralarındaki sözleşme kapsamında iş kazasının gerçekleştiği alanla ilgili işi yüklenen ...’nın sözleşme gereği sorumlu tutulması gerektiğini, usuli kazanılmış ha ve aleyhe bozma yasağına aykırı olarak iş göremezlik tazminatının bir önceki karardan fazla hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; kazada kusuru bulunmadığını, kusuru bulunması halinde ise kusur raporu doğrultusunda %1 oranında tazminattan sorumlu tutulması gerekirken maddi ve manevi tazminatın tamamından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55... . maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19... . maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u hükümleri. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar ... Genel Müdürlüğü ile ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerinden alınmasına, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/18239, K. 2026/4917, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-18239-e-2026-4917-k-2bad122b03a7