Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17684 E. 2026/3106 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17684
- Karar No
- 2026/3106
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/369 E., 2025/1960 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/1212 E., 2021/242 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... .. .... vekili tarafından temyiz edilmek ve de davalı ... .. .... vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 24.03.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı ... .. .... Adına ... ile davacı adına... ... ... geldiler, davalı... adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalı işverenler nezdinde çalıştığı sırada 04.10.2012 tarihinde yüksekten düşmesi suretiyle meydana gelen iş kazasında yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalıların kusurlu olduklarını, iş kazası nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezliğe uğradığını ileri sürerek 266.285,16 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Aşamalarda davacı vekili bozma sonrası alınan hesap raporu doğrultusunda maddi tazminat istemini 750.293,42 TL’ye artırmıştır. II. CEVAP Davalılar vekilleri özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile davacı lehine 115.677,28 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... ..... vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmasına, davacı lehine 115.677,28 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili ile davalı ... ..... vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, tarafların sair temyiz itirazları reddedilerek; hükme esas alınan hesap raporunda davacının alabileceği ücretin TÜİK emsal verilerine göre 1,34 kat, tanık beyanlarına göre 4,45 kat ve asgari ücrete göre hesaplandığı, davacı vekilinin 4,45 kat üzerinden maddi tazminat istemini artırdığı, Bölge Adliye Mahkemesince 1,34 kat üzerinden hüküm kurulduğu, bu yönüyle ücret araştırmasının eksik olduğu; ayrıca iş göremezlik oranı yönünden %5,00 oranının davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu ve davalı ... tarafından temyiz yoluna başvurulmaması nedeniyle davacının bu davalı yönünden elde ettiği usuli kazanılmış hakların da gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra davacının sendikalı işçi olmadığı belirlenmiş, ilgili kurumlardan ücret araştırması yapılmış ve hesap raporu alınmıştır. Alınan hesap raporunda, davacının %5,00 sürekli iş göremezlik oranı esas alındığında maddi zararının 412.628,74 TL olduğu, %9,10 sürekli iş göremezlik oranı esas alındığında ise maddi zararının 750.293,42 TL olduğu belirlenmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz incelemesine konu son kararda, davanın kısmen kabulü ile 750.293,42 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan ücretin hatalı olduğunu, davacının yaptığı iş ve emsal ücret araştırması dikkate alındığında daha yüksek ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, %5,00 sürekli iş göremezlik oranının davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğuna ilişkin kabulün Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararına aykırı olduğunu, manevi tazminat talebinin kısmen reddi nedeniyle davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve maddi tazminat yönünden davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin yanlış hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... ..... vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda müvekkili şirketin sorumlu tutulduğu tazminat miktarının açıkça belirtilmemesinin kararın denetlenebilirliğini ortadan kaldırdığını, davacı tarafın bozma sonrası ıslah dilekçesinin hükme esas alınmasının bozma ilamına ve usuli kazanılmış haklara aykırı olduğunu, davacının daha önceki talep artırım dilekçesi ile belirlediği tazminat tavanının müvekkili aleyhine aşılamayacağını, bozma sonrası ıslah ile müvekkili lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ortadan kaldırılamayacağını, TÜİK verilerine göre ücret belirlenmesinin hatalı olduğunu, bozma sonrası yapılan araştırmanın ücret katlarına etkisi bulunmadığını, sürekli iş göremezlik oranının %9,10 olarak esas alınamayacağını, işin anahtar teslim olarak diğer davalı ...’a verildiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı itirazlarının gözetilmediğini ve hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından, Daire bozma ilamında %5,00 sürekli iş göremezlik oranının davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğunun açıkça belirtildiği, bozma sonrası alınan hesap raporunda davacının %5,00 sürekli iş göremezlik oranı esas alındığında maddi zararının 412.628,74 TL, %9,10 sürekli iş göremezlik oranı esas alındığında ise maddi zararının 750.293,42 TL olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır. Usuli kazanılmış hak, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Usuli müktesep hak, anlam itibarıyla, bir davada Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. Somut olayda, davalı ...’ın önceki Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmemiş olması nedeniyle davacının bu davalı yönünden elde ettiği usuli kazanılmış hakların korunması gerektiğinden, %9,10 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden hesaplanan 750.293,42 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden hüküm altına alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak bozma ilamında davalı taraf lehine %5,00 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden hesaplama yapılması gerektiği açıkça belirtilmiş olup, bu husus davalı ... şirketi lehine usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Buna rağmen Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... şirketinin de %9,10 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden hesaplanan 750.293,42 TL maddi zarardan sorumlu tutulması hatalıdır. Kabul ve uygulamaya göre de davacı yararına hüküm altına alınan maddi tazminat vekalet ücretinin eksik belirlenmesi yerinde görülmemiştir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere; "Davanın kısmen kabulü ile 1-750.293,42 TL maddi tazminatın; 412.628,74 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, kalan 337.664,68 TL’sinin ise yalnızca davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine, bu alacaklara olay tarihi olan 04.10.2012 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 2-15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa olay tarihi olan 04.10.2012 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 3-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 116.544,01 TL vekâlet ücretinin, davalı ... şirketinin sorumluluğu 65.768,02 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan, 15.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Kendisini vekille temsil ettiren davalı ... şirketi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maddi tazminat yönünden 54.026,35 TL red vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... şirketine verilmesine, 7-Kendisini vekille temsil ettiren davalı ... şirketi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre manevi tazminat yönünden 15.000,00 TL red vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... şirketine verilmesine, 8-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 52.277,19 TL karar ve ilam harcından; davacı tarafından peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 1.080,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 51.196,91 TL harcın 28.607,68 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 22.589,23 TL’sinin ise yalnızca davalı ...’dan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 9-Davacı tarafından yatırılan 1.080,28 TL harcın 603,64 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 476,64 TL’sinin ise yalnızca davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalı ... tarafından yatırılan 2.376,33 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde adı geçen davalıya iadesine, 11-Davacı tarafından İlk Derece Mahkemesinde yapılan 2.283,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.183,63 TL yargılama giderinin 1.220,16 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 963,47 TL’sinin ise yalnızca davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan 99,87 TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, 12-Davalı ... ..... tarafından İlk Derece Mahkemesinde yapılan 720,50 TL yargılama giderinden, bu davalı yönünden davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 335,51 TL’nin davacıdan alınarak davalı ... .....’ye verilmesine, kalan kısmın bu davalı üzerinde bırakılmasına, 13-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talebi hâlinde davacıya iadesine, 14-Davacı tarafından yapılan 427,50 TL istinaf yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 408,80 TL’nin 228,43 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 180,37 TL’sinin ise yalnızca davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan 18,70 TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, 15-Davalı ... ..... tarafından istinaf yargılamasında yapılan bilirkişi ücreti ve posta giderinden ibaret toplam 5.685,00 TL istinaf yargılama giderinden, bu davalı yönünden davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 2.647,28 TL’nin davacıdan alınarak davalı ... .....’ye verilmesine, kalan kısmın bu davalı üzerinde bırakılmasına, 16-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ve istek hâlinde yatıran tarafa iadesine, dair duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda davacı vekili ...’nin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 9. maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi uyarınca ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtaya temyiz yolu açık olmak üzere 04.09.2025 tarihinde oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı." ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı vekili yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ... ....'ye yükletilmesine, davalı ... .... vekili yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.