Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16509 E. 2026/3718 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16509
- Karar No
- 2026/3718
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/944 E., 2025/1569 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/304 E., 2023/438 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacıya 01.12.2010'da emekli aylığı bağlandığını, akabinde Sosyal Güvenlik Denetmenliğince 24.06.2006 - 30.04.2010 yılları arası hizmetlerinin fiili çalışmaya dayanmadığından bahisle prim günleri iptal edildiğini ve emekli aylığı da kesildiğini, ...'nın hizmet prim günlerinin iptaline karşı hizmet tespit davası açıldığını ve Ankara 13. İş Mahkemesinin 09.09.20 21... /422 E. 2021/502 K. numaralı ilamı ile müvekkilin çalışmalarının fiili olduğunun tespit edildiğini ve tekrar emekli aylığının bağlanması gerektiğinun ortaya konulduğunu, başvuruları üzerine Kurumun taraflarına 02.12.2021 tarihinde cevap vererek müvekkiline emekli aylığı bağlanacağını bildirdiğini ancak iptal gününden bugüne kadar yapılması gereken ... ikramiyelerinin biriktiğini emekli aylıkları noktasında herhangi bir açıklama beyan etmediğini, yasal süre içerisinde cevap vermeyen Kurum aleyhine dava açma zorunluluğunun doğduğunu, müvekkilinin Kurumun hatalı işlemi nedeniyle yaklaşık olarak 4 yıldır emekli maaşı alamadığını ve tekrar işlere girip çalışmak zorunda kaldığını, 31.10.2017 yılından itibaren emekli maaşının toplu olarak ödenmesi gerektiğinin Mahkeme ilamı ile sabit olduğunu, tüm mağduriyetlere rağmen davalı Kurum işbu dava tarihi itibariyle ne müvekkilinin emekli aylığını bağladığını ne de işbu bedelleri müvekkiline ödediğini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik; 48.000 TL birikmiş emekli maaşı ile 2.000,00 TL ... ikramiyesi alacağının, sigorta prim gününün iptal edildiği tarihden (31.10.2017) itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun yapmış olduğu işlemlerin yasal mevzuat gereği olup herhangi bir hukuka aykırılık ve yanlışlık bulunmadığını belirtmiş, yetki ilk, derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre gibi itirazları ile zamanaşımı defi’i yapılmış sayılmalarını, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile a)Davacının 24.11.2017-24.12.2022 arasına ilişkin aylık tutarlarının tahsili talebi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, b)Davacının 24.11.2017-24.12.2022 arasına ilişkin aylık tutarlarının faizi ile iadesine yönelik talebinin kabulü ile; 29.096,33 TL faiz alacağının davalı kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine c)Davacının 2018-2022 arası dönemdeki ... ikramiyelerinin tahsiline yönelik talebinin kabulü ile 10.400 TL ikramiye alacağının her bir ... ikramiyesinin ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa mevduat faizi uygulanmasına yönelik davacı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı vekili kesinleşen tespit kararına dayanarak kesilen aylığın bağlanması ve ödenmeyen aylıklarla ikramiyelerin faizle ödenmesini talep ettiği, davacıya Aralık/2010 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, daha sonra davacının 2006-2010 arası bir kısım hizmetlerinin iptal edilmesi nedeniyle bağlanan aylığın Kasım/2017 tarihinde kesildiği, davacı tarafından açılan ve kesinleşen davada iptal edilen hizmetlerin geçerli olduğunun tespitine karar verildiği, yargılama sırasında Kurum tarafından kesilen aylığın tekrar bağlandığı ve Kasım/2017-Aralık/2022 arası maaşların ödendiği ancak faiz ve ikramiye tutarlarının ödenmediği, alınan bilirkişi raporunda faiz alacağının 29.046,35-TL olduğunun belirtildiği, davacının talebini ıslah ettiği anlaşılmakta olup, somut olayda, aylık bağlanması ve ödenmeyen aylıkların ödenmesi yönünden dava konusuz kaldığı, davacının faiz alacağı yönünden 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesinde belirtilen 3 aylık süre ve ... ikramiyesi yönünden de ödeme dönemleri dikkate alınarak Mahkemece verilen karar yerinde olmuş, bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işleminde hata olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kesilen aylığın tekrar bağlanması ve ödenmeyen alacakların faiziyle ödenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.