Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/15420 E. 2026/5172 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15420
- Karar No
- 2026/5172
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2802 E., 2025/1849 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/221 E., 2023/272 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalılardan ... işçisi Kurum sigortalısı ...' ın 19.06.2010 tarihinde içi çöp dolu konteynerlerin boşaltılması için diğer davalı belediyeden gelen vinç ile şantiyede çöp kamyonuna aktarma işi yapıldığı sırada vincin halatının kopması sonucu üzerine molok konteyner sistemi düşüp geçirdiği iş kazası sonucu yaralandığını, davalıların kusuruyla iş kazasının oluştuğunun ve müşterek ve müteselsil sorumluluklarının Kurum tahkikatıyla belirlendiğini, Ankara 43. İş Mahkemesi 2016/932 E sayılı dosyada sigortalı tarafından tazminat istemli dava açıldığını, olay nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 2013/155819 hazırlık soruşturma no.lu evrak sonucu takipsizlik kararı verildiğini, sigortalıya 38.739,54 TL ilk peşin değerli gelir bağlanıp, 21.189,02 TL tedavi gideri yapılıp ayrıca 16.621,67 TL fiili ödeme yapıldığını, toplam Kurum zararından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 9.000,00 TL ilk peşin değerli gelir, 1.000,00 TL tedavi gideri Kurum zararının gelirlerin onay, masrafların ödeme tarihinden yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Ankara 37. İş Mahkemesinin 24.10.2019 tarihli 2019/268 Esas sayılı birleşen dosyasında davacı vekili özetle; ... Sanayi Ürünleri İmalat ve Dış ... Limited Şirketine karşı, sigortalı ...'ın 19.06.2010 da iş kazası sonucu yaralandığını, Kurumca 24.01.20 18... sayılı raporun düzenlendiğini, davalının kusurlu olduğunun saptandığını 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre sorumluluğu sebebiyle 22. İcra Müdürlüğünün 2019/10779 sayılı dosyasında takip yapıldığını itirazla takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir. Ankara 8. İş Mahkemesinin 04.12.2020 tarihli 2020/293 Esas sayılı birleşen dava dosyasında; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; incelemeye konu davanın iş göremezlik talebi ile bakiye tedavi giderleri ve PSD nedeni ile Ankara 17. İş Mahkemesinin 2018/306 Esas sayılı dava dosyasına ek dava olarak açıldığını belirterek Kurum zararının davalılardan alınmasına, bu dava ile Ankara 17. İş Mahkemesinin 2021/221 Esas sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle, zamanaşımının gerçekleştiğini, müvekkili idareye husumet düşmediğini, işin ihale yoluyla diğer davalı şirkete verildiğini, illiyet bağı bulunmadığını, müvekkilinin olayda kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir. Diğer davalı ... Sanayi Ürünleri İmalat ve Dış ... Limited Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle, Ankara 43. İş Mahkemesi 2016/932 E sayılı dosyanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, ayrıca olaya ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığınca yetkililer hakkında takipsizlik kararı verildiğini, olayda müvekkilinin kusur ve sorumlulukları bulunmadığını, ... tahkikatıyla belirlenen hususların gerçeğe uygun olmadığını, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, Ankara 8. İş Mahkemesinin 2020/293 Esas sayılı birleşen davasının derdestlik nedeniyle usulden reddine, Ankara 37. İş Mahkemesinin 2019/268 Esas sayılı birleşen davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davalı ... vekilinin ve davalı şirket vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, 2-Davacı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulüne, -Ankara 17. İş Mahkemesi'nin 19.07.2023 tarih ve 2021/221 E. ve 2023/272 K. sayılı kararının kaldırılmasına, yerine, 3a)Asıl davanın kabulü ile taleple bağlı 21.747,87 TL ilk peşin değerli gelir, 5.069,38 TL tedavi giderinin, gelirin onay masraf ve ödemelerin ödeme tarihlerinden yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b)Ankara 8. İş Mahkemesinin 2020/293 Esas sayılı birleşen davanın kabulü ile -5.000 TL ilk peşin değerli gelir, 5.000 TL tedavi giderinin (itirazın iptali davası nedeniyle davalı şirket yönünden tedavi gideri açısından tahsilde tekerrürlük olmamak üzere), gelirin onay, masraf ve ödemelerin ödeme tarihlerinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, c)Ankara 37. İş Mahkemesinin 2019/268 Esas sayılı birleşen davasının kısmen kabulü ile Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2019/10779 takibe itirazın kısmen iptali ile takibin 16.619,73 TL asıl alacak ve 12.527,22 TL işlemiş yasal faiz yönünden devamına, fazla istemin reddine, İcra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğu, rapora yapılan itirazların Mahkemece dikkate alınmaksızın dosyanın karara çıkarıldığını, kusur raporunu hazırlayan heyette sosyal güvenlik uzmanı bulunmadığını, birleşen 37. İş Mahkemesinin 2019/268 E. sayılı davada hatalı kusur oranları üzerinden hesaplanarak kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, ilgili dosyada 2013 yılına ait tedavi masraflarının talep edildiği hususunun gerçeğe aykırı olduğunu, Mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... Başkanlığı temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu kazayı yaşayan ...’ın, ... Sanayi Ürünleri İmalat ve Dış ... Ltd. Şti. çalışanı olduğunu, kazanın oluşumunda Belediyenin hiçbir hukuk bağlantısı/ilişkisi bulunmadığından husumet yöneltilemeyeceğini, Belediyenin ihale makamı olduğu, teknik şartnamesinin 8. maddesi ç bendinde kazalardan doğacak her türlü maddi ve manevi sorumluluğun yükleniciye ait olduğunun düzenlendiğini, meydana gelen olayda uygun illiyet bağının bulunmadığını, kusur raporunun hatalı olduğunu, alacak kalemleri tutarlarının yanlış hesaplandığını, bu nedenle verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir. 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların asıl dava ve birleşen davalar yönünden dava tarihi itibariyle ayrı ayrı temyiz kesinlik sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı Belediyeye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.