Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13858 E. 2026/3879 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13858
- Karar No
- 2026/3879
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/338 E., 2025/1245 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/353 E., 2024/570 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 08.10.2012 tarihli iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle mağdurda sürekli organ zaafiyetini veya organ kaybını yaratan bir yaralanmanın olmadığını, davalı ...'ya atfı kabil bir kusur bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı .. Araçüstü Ekipman San. ve Tic. A.Ş. vekili, davacının diğer davalı ... çalışanı olduğunu, müvekkili şirketin tüm iş güvenliği önlemlerini aldığını, müvekkili ile diğer davalı ... arasındaki ilişki asıl işveren - alt işveren ilişkisi olmayıp anahtar teslimi olarak baca yükseltme işinin yapımı olduğunu, pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebi ile davanın müvekkili şirket bakımından reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, "2.839,273,99 TL maddi tazminattan taleple bağlı kalınarak 2.839.273,00TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 08.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 175.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Davalı .. Araç Üstü Ekipmanları San. Tic. A.Ş. yönünden davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davaya konu 08.10.2012 tarihli iş kazasının, davalı ...'nın işçisi olan davacının davalılar arasında yapılan anahtar teslim iş kapsamında davalı şirkete ait fabrikada boyahane bölümünde havalandırma bacasının uzatılması işinde çalışırken çatı üzerinde bulunan bastığı şeffaf atermit levhanın kırılması sonucu takriben 7-8 metre yükseklikten zemine düşerek yaralanması şeklinde gerçekleştiği, olayın meydana gelmesini önleme yönünden işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, 25.04.2017 tarihli kök ve 15.06.2017 tarihli ek heyet raporunun tarafların iddia ve savunmaları ile itirazlarına ve dosya kapsamına uygun olup, gerekçeli ve hukuka uygun bulunduğundan olayın meydana gelmesinde işveren ...'nın %80, davacının %20 oranında kusurlu olduğu yönündeki mahkeme kabulünün yerinde olduğu, Karşıyaka 4. İş Mahkemesinin 2017/339 Esas- 2021/109 Karar sayılı dosyasında görülen işveren ... tarafından açılan davacının iş göremezlik oranının tespitine ilişkin davada son olarak ATK 2. Üst Kurulu tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda davacının iş göremezlik oranının %42 olarak tespitine dair verilen kararın kanun yolları incelemesinden geçerek kesinleştiği, hesaplanan maddi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazının somut ve açık bir neden içermediği, davacı işçinin geçirdiği kazanın ve yaralanmanın niteliği, tedavi süreci, kusur durumu, davacının iş göremezlik oranı, yaşı ayrıca davacının uğradığı zarar ile olayın meydana geldiği tarihteki paranın alım gücü dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarı makul ve hakkaniyete uygun olduğu, davacıya ait ... hizmet dökümü ve dosya içeriği dikkate alındığında davalı ...'nın davacının işvereni olduğu sabit olup husumet itirazının yerinde olmadığı, diğer davalı yönünden davanın reddine ilişkin karara davacı yan itiraz etmemekle davalı şirket yönünden verilen kararın kesinleştiği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ek kararla manevi tazminat yönünden kararın miktar itibarı ile kesin nitelikte olduğu ve temyiz kanun yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle davalı ... vekilinin temyiz başvuru dilekçesinin manevi tazminat yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, manevi tazminata ilişkin temyiz isteminin ek karar ile reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde etken sebebin işçinin akıl zayıflığı olduğunu, çünkü vasat zekada bir kişinin bile bir çatı üzerine konulmuş ışıklandırma alanı üzerinde bulunan bir mikaya basmaması gerektiğini bilebileceğini, Asliye Ceza Mahkemesi dosyasındaki delillerinin doğru biçimde değerlendirilmediğini, iş gücü kaybının kaza öncesinde de davacıda bulunan bir özellik olduğunu, kazanın sonuçlarından işveren konumunda bulunan ...... A.Ş.'nin sorumlu olması gerektiğini, nitekim adı geçen şirketin kaza nedeniyle tüm tedavi giderlerini üstlendiğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın çok fazla olduğunu, maddi zarar hesaplamasında bilimsel verilere dayanılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. A.Davalı ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 17.07.2025 tarihli ek kararına yönelik temyiz istemi yönünden; Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerin kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 17.07.2025 tarihli ek kararına ilişkindir. Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen manevi tazminat miktarı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. Davalının manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz dilekçesinin reddine dair Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir. B.Davalı ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 14.05.2025 tarihli 2025/338 E. 2025/1245 K. sayılı kararına yönelik temyiz istemi yönünden; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1.Bölge Adliye Mahkemesince verilen 17.07.2025 tarihli ek kararın ONANMASINA, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.