Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13682 E. 2026/3755 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13682
- Karar No
- 2026/3755
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1220 E., 2025/1190 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 11. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/554 E., 2024/36 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; 19.02.2016 tarihinde davacının, ../.. şantiyesindeki ... deposu yapım işinde kalıpçı ustası olarak çalışmakta iken dört tarafı 8 metre yüksek demirle çevrili, içeriye giriş-çıkış kapısı olmayan alan içine, bu demirlerden giriş çıkış yaptırılmakta iken alan içinden dışarı çıkmak için demirlere tırmanıp aşağıya inmek için en tepede bulunduğu sırada demirlerin kopması sonucu yüksekten düştüğünü, işçinin düştüğü yerde 1 metre yükseklikteki demirlerden bir tane sol bacağından karnının içine girdiğini, ağır şekilde yaralandığını, davacının aldığı ücretin 2.000 dolar olduğunu, davacının maluliyet oranın ... tarafından %6,1 olarak tespit edildiğini, tüm bu nedenlerle maddi ve manevi tazminat taleplerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili özetle; davacının geçirmiş olduğu kaza tamamen kendi kusuruyla gerçekleştiğini, davacının almış olduğu ücretin 1.040 Dolar olduğunu, müvekkili işyerinin tüm tedbir ve önlemleri aldığını, kusurun tamamen davacıda olduğunu, buna rağmen tüm hastane ve tedavi giderlerini iyi niyetle karşıladığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, tüm bu nedenlerle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile sürekli iş gücü kaybı nedeniyle istenilen maddi tazminat talebinin reddine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 19.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının maluliyet oranının %16 olarak mütalaa edildiğini, manevi tazminat miktarının hakkaniyete aykırı olarak düşük belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. VI. Değerlendirme ve Gerekçe a.Davacı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacı vekilinin 40.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince 25.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 11.06.2025 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran davacı vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen reddine karar verilen 15.000,00 TL tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile HMK ek madde 1 gereği dava tarihi kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. b. Davacı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.