Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12007 E. 2026/3524 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12007
- Karar No
- 2026/3524
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1702 E., 2025/841 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/205 E., 2023/342 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait işyerinde kalıpçı ustası olarak günlük 95 TL yevmiye ile çalışmakta iken 28.06.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası sebebiyle ağır biçimde yaralandığını, 1 yıl yatarak tedavi gördüğünü, kazanın oluşumunda gerekli teçhizatı vermeyen davalının kusurlu olduğunu, davacının maaş bordrosunda ücretin asgari ücret olarak gösterildiğini, 100 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi için talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; 16.008,05 TL geçici iş göremezlik ve 1.617.133,30 TL sürekli iş göremezlik zararından 52.900,52 TL PSD'nin tenzili sonrası kalan 1.580.240,88 TL maddi tazminat alacağının iş kazasının meydana geldiği 28.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını kabul etmediklerini, ücretinin maaş bordrosunda gösterilen ücret olduğunu, kazanın oluşumunda davalının kusurunun bulunmadığını, tüm kusurun davacıya ait olduğunu, gerekli eğitimleri ve teçhizatların davacıya verildiğini davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..Davanın kısmen kabulü ile 1.580.240,88 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 28.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takdiren 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine." karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".1-Tarafların istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK.’nın 353/1-b/1maddesi gereğince esastan reddine,.." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının ücretinin asgari ücretin 4 katı üzerinden değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, davacının 2013 tarihinde aylık 16.008,16 TL aldığının kabulünün hatalı olduğunu, tanık ...'in beyanında asgari ücretin %15 üzerinde maaş aldığını beyan ettiğini, davacı tanığının davacının kardeşi olduğunu, müvekkil firmanın herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacının salt kusurundan kaynaklanması sebebiyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı KYOK kararı verdiğini, ağaç kesme makinesine takılacak bıçağı, davacının demir kesme makinesine taktığını, hükmedilen manevi tazminat oranının fahiş olduğunu belirterek Bursa 3. İş Mahkemesinin 2019/205 E. 2023/342 K. sayılı ilamının kaldırılarak yeniden yargılama yapılması belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 1- Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 544.470,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2. Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenlerine göre reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3. Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, 4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.