Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1235 E. 2026/3691 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1235
- Karar No
- 2026/3691
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2618 E., 2025/2409 K. DAVA TARİHİ : 29.07.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/269 E., 2023/367 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işverence 28.10.2020 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiğini, Bursa 17. İş Mahkemesinde işe iade davası açtığını, davanın kabulüne ilişkin kararın kesinleştiğini, kesinleşmenin ardından işe başlamak için davalıya başvurulduğunu ancak davalı işverence davacının işe başlatılmayacağının bildirildiğini, ancak hak kazandığı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının ödenmediğini, bu alacakların tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini ileri sürerek icra takibine itirazın iptali ile takibinin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 23.11.2005 tarihinden itibaren davalı Şirkette çalışmasına devam etmekte iken 28.10.2020 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiğini, işe iade davası sonucunda davacının işe başlamak için işveren Şirkete başvurduğunu fakat Şirket tarafından yapılan inceleme neticesinde koşulların işe başlanmasına el vermediği için başvurunun uygun görülmediğini, Şirkette kullanmamış olduğu yıllık izin ücretini çıkış bordrosu ile davacının hesabına yatırıldığını, herhangi bir yıllık izin ücreti alacağı bulunmadığını, takibe konu edilen alacağın likit olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverenin kesinleşen işe iade kararı sonrası süresi içerisinde işe başlatılma talep eden davacının işe başlatılmadığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı bulunduğunun kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu, davalı tarafın cevap dilekçesinde banka kayıtlarına delil olarak dayanmadığı gibi takibe konu alacakların ödendiğine dair belge de sunulmadığından alacakların ödendiğine yönelik istinafa değer verilmediği, işe iade yargılaması sonucunda davacının süresinde işe iade başvurusuna rağmen işverence işe başlatılmayarak almaya hak kazandığı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı hesabına esas fesih tarihindeki davacı ücreti ve sosyal hakları, toplu iş sözleşmesi ve bordrolara göre belirlendiğinden likit olduğu, davalının haksız itirazı nedeniyle alacağına geç ulaşan davacı lehine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin isabetli olduğu gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının fesih tarihinde alacaklarının ödendiğini, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını, 2. Davacının alacaklarının likit olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacaklarının bulunup bulunmadığı ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.