Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3812 E. 2026/3487 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3812
- Karar No
- 2026/3487
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1826 E., 2025/1738 K. DAVA TARİHİ : 07.02.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/40 E., 2025/435 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının sahibi olduğu Şirkette çalışırken davalının cinsel tacizine uğradığını ve çalışmakta olduğu işyerinden ayrılmak zorunda kaldığını, işçilik alacakları için Bakırköy 25. İş Mahkemesinde dava açtığını, davanın 13.03.2017 tarihinde yapılan protokol ve ibraname ile tarafların anlaşması ile sonuçlandığını, müvekkilinin ayrıca davalı hakkında şikâyette bulunduğunu, davalı hakkında ceza davası açıldığını ve davalının cezalandırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin vasıflı bir personel olarak çalışıyorken 10 ay boyunca iş aramasına rağmen vasıfsız bir iş dahi bulamadığını, 10 ay boyunca hiçbir geliri olmadığını, 10 ay sonunda asgari ücretle vasıfsız bir iş bulabildiğini, müvekkiline yönelik yapılan cinsel saldırının müvekkilinde ciddi bir travma oluşturduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduklarını, görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, uğranıldığı iddia edilen zararla isnat edilen fiil arasında illiyet bağının kurulamadığını, davayı kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2025 tarihli kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde, dosyanın görevsizlik kararı neticesi Mahkemelerine tevzi edildiği 18.07.2024 tarihi itibarıyla, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmış olduğuna dair arabuluculuk tutanağının kesin sürede ibraz edilmediği, dosyanın görevsizlik kararı neticesi Mahkemelerine tevzi edildiği 18.07.2024 tarihinden sonra düzenlenmiş arabuluculuk tutanağının dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması şartını tarih itibarıyla sağlayamadığı, dava tarihinden (dosyanın görevli mahkemeye geldiği tarihten) önce arabulucuya başvurulmuş olması biçimindeki dava şartının yerine getirilmemiş olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın arabuluculuğa tâbi olan davalardan olduğu, davacı tarafça davanın görevli mahkeme esasına kaydedildiği tarihe kadar yapılmış olan arabuluculuk tutanağının sunulmadığı, dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Hakız fiilden kaynaklı tazminat talepli eldeki davanın dava şartı arabuluculuğa tâbi olmadığını, 2. Davalının ceza almasına neden olan müvekkiline yönelik cinsel taciz eyleminin, iş ilişkisinden ya da iş sözleşmesinden kaynaklanan bir haksız fiil olmadığını, 3. Görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arabuluculuk dava şartının sağlanıp sağlanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.