Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1229 E. 2026/3500 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1229
Karar No
2026/3500
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/459 E., 2025/2372 K. DAVA TARİHİ : 30.12.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/478 E., 2023/517 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 14.04.2009-08.12.2022 tarihleri arasında kesim personeli olarak sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığını, ücretini bankadan aldığını, işyerinde yol ve yemeğin sosyal hak olarak sağlandığını, davalı tarafından ihbar öneli verilerek iş sözleşmesinin feshedileceğinin bildirildiğini, ancak müvekkili ihbar süresinde çalıştığı sırada arabuluculuğa başvurması gerekçe gösterilerek işten çıkarıldığını, müvekkiline işten çıkışlarının arabuluculuk süresince Kuruma bildirilmeyeceği, eğer kendi belirledikleri arabulucuda anlaşmaları hâlinde çıkışlarının doğru bir şekilde bildirileceği, aksi takdirde çıkışların Kuruma farklı bildirileceği hususlarının söylendiğini, tüm bu hususların ... 10. Noterliğinin ihtarnamesi ile davalı işverene bildirildiğini, fesih tarihinden 8 gün sonra ise davalı işverenin ihtarname ile davalı işverene karşı tavır aldığı gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedildiğini belirttiğini, bu fesih sebebinin iş sözleşmesinin feshedildiği sırada müvekkiline söylenmediğini, yazılı fesih bildirimi olmadığını, savunma alınmadığını belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ile ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının bordrolarında görünen ücret ile çalıştığını, ücretinin banka kanalıyla ödendiğini, dava dilekçesinde yer alan sosyal hak iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının iş sözleşmesinin, ihbar süresinde çalıştığı sırada doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar sergilemesi sebebiyle haklı nedenle feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddinin gerektiğini, davacıya çalışmasının devamı sırasında sektörel bazda yaşanan daralma ve Ülkemizdeki ekonomik koşullar, işçilik, hammadde maliyeti ve ... giderlerinin öngörülemeyecek nitelikte katlanarak artması, bunun yanında alınan sipariş ve yeni projelerin azalması sebepleriyle müvekkili Şirketin üretim faaliyetlerinin önemli ölçüde sekteye uğramasına bağlı olarak istihdam/personel fazlalığı oluşması nedeniyle alınan kadrolarda küçülme kararına istinaden iş sözleşmesinin ihbar süresi sonunda feshedileceğinin bildirildiğini, devam eden süreçte davacının, ihbar süresi içerisinde müvekkili davalı Şirket aleyhine arabuluculuk yoluna başvurduğunu, davacının ihbar süresinde çalıştığı esnada, işyerinde çalışmaya devam eden diğer personelleri işverene karşı kışkırttığını, Şirket aleyhine söylemlerde bulunarak çalışma ortamında huzursuzluk yarattığını, bu suretle davalı Şirketi hedef alan asılsız ve kötüniyetli tavır ve söylemlerde bulunarak davalı Şirketin itibarını sarsacak şekilde tutum sergilediğini, gizlilik ilkesine aykırı hareket ederek arabuluculuk başvurusu ve hazırlık sürecine dair gizli kalması gereken bilgileri diğer Şirket çalışanlarına aktardığını, çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerini kullandığını, fesih tarihinde bakiye yıllık izin süresine ilişkin ücretinin ise son ay bordrosunda tahakkuk ettirilerek ödendiğini, bu nedenle yıllık ücretli izin alacağı talebinin reddinin gerektiğini, davacının ücret alacağı bulunmadığını, çalışması karşılığı hak kazandığı tüm ücretinin bordrolarında tahakkuk ettirilerek banka kanalıyla ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının giydirilmiş brüt ücretinin 10.453,42 TL olduğu, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiği hususunun ispatlanamadığı, yıllık ücretli izinlerini kullandığı, ücret alacağının dava açıldıktan sonra ödendiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kıdem tazminatına esas giydirilmiş brüt ücret hesabının hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, 2. Davacı tanıklarının davacı ile arasında menfaat birliği olduğunu, beyanlarının hükme esas alınamayacağını, 3. Davacının ücretinin hatalı belirlendiğini, 4. Bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin işverence feshedilmesi nedeniyle davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı ile ücret seviyesi ve alacakların hesaplanması noktalarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1229, K. 2026/3500, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1229-e-2026-3500-k-c489a6a0705b