Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/11993 E. 2026/3272 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/11993
Karar No
2026/3272
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/4261 E., 2025/380 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/799 E., 2022/312 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalarda özetle; davacının davalıya ait iş yerinde 01.11.1987-30.01.2016 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, davacının Kayseri 4. İş Mahkemesinin 2018/829 Esas, 2020/16 Karar sayılı dosyasında, davalı ... ...'a açmış olduğu işçilik alacağı davasında "...isimli iş yerinde 1986 yılının 11. ayından 20 13... . ayına kadar satış sorumlusu olarak çalıştım, 2013 yılı Mart ayında işten ayrıldım" şeklinde beyanda bulunduğunu ileri sürerek haksız davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya kapsamına göre; Kurumdan celp edilen kayıt ve belgeler doğrultusunda, davacının davalı işyerinden bildirilen hizmetinin bulunmadığı ve dava konusu dönem içinde 05.10.2010 - 29.08.2012 tarihleri arasında ve 01.01.2016 tarihinin devamında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b kapsamında serbest şekilde faaliyet gösterdiği, davalı adına kayıtlı işyerinin 25.01.2011 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığı, diğer bir işyerinin ise 08.03.2012 tarihinde Kanun kapsamına alındığı ve 31.03.2013 tarihinde Kanun'un kapsamından çıkarıldığı anlaşılmıştır. Davacının işçilik alacaklarının tahsili talebiyle davalıya karşı Kayseri 4. İş Mahkemesinin 2018/829 E. sayılı dosyasında dava açtığı, dava dosyasının incelenmesinde, davacının dava dilekçesinde davalı işyerinde 1986 yılının 11. ayı ile 2013 yılının 6. ayları arasında satış sorumlusu olarak çalıştığı yönünde beyanda bulunduğu ve tanık sıfatıyla dinlendiği Kayseri 4. İş Mahkemesinin 2015/494 Esas sayılı dosyasında, davalıya ait işyerinde 29 yıl çalıştığını ve 2013 yılı Mart ayında ayrıldığını beyan ettiği görülmüştür. Davacının söz konusu dava dosyalarındaki beyanları doğrultusunda 2013 yılından sonra davalı işyerinde çalışmasının bulunmadığı, 5510 sayılı Kanun'un 86/9.maddesine göre davanın tespiti talep edilen hizmetin geçtiği yılın sonundan (2013 sonu) başlayarak 5 yıl içerisinde açılması gerektiği, bu doğrultuda eldeki dava yönünden 31 12 2018 tarihinden sonrası için hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu anlaşılarak Mahkemece hak düşürücü süre gözetilerek davanın reddi yönünde karar verilmesinin yerinde olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını, tanık ve delillerini sunmak için taraflarına süre verilmediğini, bordro tanıklarının çağrılıp dinlenmediğini ve salt dava konusu ile ilgisi olmayan başkaca dosyadaki beyanlar üzerine karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/11993, K. 2026/3272, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-11993-e-2026-3272-k-2e020b1530db