Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13652 E. 2026/3269 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13652
Karar No
2026/3269
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1386 E., 2025/1133 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/324 E., 2023/12 K.

Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait iş yerinde 05/04/2006-01/05/20 08... /08/2008-01/01/2010 tarihleri arasındaki çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini, davacının davalıya ait iş yerinde fotoğrafçı olarak çalıştığını; 01/01/20 10... /03/2015 tarihleri arasındaki Kuruma bildirilen çalışmalarına ilişkin olarak da gerçek kazancının Kuruma eksik bildirildiğini ve müvekkilinin son net maaşının 2.000-TL olduğunu belirterek, eksik bildirilen günlerinin ve prime esas gerçek ücretinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 01/04/2010 tarihinden itibaren davalı iş yerinde çalışmaya başladığını, işe giriş bildirgesinin bu tarihe ait olduğunu, önceki dönemde çalışmasının bulunmadığını, önceki döneme ait çalışma iddiasının hak düşürücü süreye uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Feri müdahil Kurum vekili özetle, Kurum kayıtlarının öncelikle dikkate alınması gerektiğini ve davacının davasını yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya ait iş yerinde, 01.08.2008-31.12.2008 tarihleri arasında 150 gün, 01.01.2009-01.01.2010 tarihleri arasında 361 gün prime esas asgari kazançla çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine" dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına ve bordro tanıklarının beyanlarına göre gerçek çalışma olgusunun somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtlandığı, İlk Derece Mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı şirket vekiline gerekçeli kararın 20/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirket vekili tarafından iki haftalık yasal istinaf süresi dolduktan sonra 10/03/2023 tarihinde istinaf başvurusunda bulunulduğu gerekçesiyle, davalı şirket vekilinin istinaf talebinin süre yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davalı şirket vekili, temyiz dilekçesinde özetle, İstinaf makamının, fer'i müdahil Kurumun istinaf dilekçesine katılma suretiyle yapmış oldukları istinaf dilekçelerini süre yönünden reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. 2-Feri müdahil Kurum vekili, temyiz dilekçesinde özetle, 1.Davacının tespit edilen sürelerde kesintisiz ve fiili çalışmasını duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispat edemediğini, 2.İşçinin sigorta prim ücretinin ödenmesi yükümlülüğünün işverene ait olduğunu, 3.Davacının söz konusu beyanları ile ilgili öncelikle müvekkili Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, 4.Mahkeme kararının kaldırılması ve müvekkili Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazancın tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/13652, K. 2026/3269, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-13652-e-2026-3269-k-ee3bea5ee5d1