Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/11190 E. 2026/3268 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/11190
Karar No
2026/3268
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1901 E., 2025/637 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/139 E., 2023/100 K.

Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ... ve .... ile ..., ...'ne ait olan ... Binası Tadilatı ve Yapım İşi için Anahtar Teslimi Götürü Bedelli sözleşme yapıldığını, davalı ... tarafından inşaat işlerinin diğer davalı ... verildiğini, taraflar arasında asıl-alt işveren ilişkisinin olduğunu, davalı ... tarafından ... ile yapılan sözleşme sonucunda yüklenilen inşaat işlerinden branda işini yapmak için ...'un sahibi olduğu ... ile ... sözleşme yaptığını, ... ile ... arasında asıl-alt işveren ilişkisinin oluştuğunu, davacının ...-... bünyesinde gelir-götür işi yaptığını ve 23.07.2013 tarihinde 14.30 sıralarında binanın teras katında çelik konstrüksiyon işlerinin yapılması sırasında iş kazası geçirdiğini, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, davacının tedavisinin... yapıldığını, iş kazası sonrasında hastaneye başvurduğunda sigortasının yapılmadığını öğrendiğini, bunun üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde alınan ifadesinde sigortasını yaptırmayan işverenlerden de şikayetçi olduğunu, fakat buna yönelik hiçbir işlem yapılmadığını, davacının geçirdiği iş kazası sonrasında kalıcı ve geçici iş göremezliğe maruz kaldığını, psikolojik olarak yıprandığını ve bir çok operasyon geçirdiğini, bu sebeple Ankara 40. İş Mahkemesinin 2016/856 E. sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açtıklarını, Kuruma 04.12.2015 tarihinde iş kazası bildiriminde bulunulduğunu, ancak ... tarafından yapılan tahkikat sonucunda müvekkilinin kaza tarihinde sigortalı olmadığından davaya konu kazanın iş kazası olup olmadığının tespitinin yapılamadığını ileri sürerek; davacının 23.07.2013 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitini ve iş kazası sebebiyle oluşan sürekli iş göremezlik oranının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında iş akdi bulunmadığını, davanın tarafı olmadıklarını, davada hasım olarak davalı firmanın gösterilmesinin hatalı olduğunu, davanın, işçinin çalışanı bulunduğu şirkete yöneltilmesinin gerektiğini, davalı şirketin kendi işçileri yönünden de en üst seviyede iş güvenliği önlemlerini aldığını, söz konusu kazanın, işçinin kendi dikkatsizliği nedeniyle meydana geldiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. Davanın niteliğine göre ... davaya dahil edilmiş; davalı ... vekili davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar tarafından davaya cevap verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sürekli iş göremezlik oranının tespiti talebi tefrik edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, A)Davalılar ... Kurumu ve .... dışındaki davalılar yönünden davanın pasif husumet yönünden reddine, B)Davalılar ... Kurumu ve .... yönünden davanın kabulü ile Davalı ....'ye ait iş yerinde 23.07.2013 tarihinde gerçekleşen kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı .... vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde; davacının davalı .... iş yerinde inşaat işçisi olarak çalıştığı, davacının 23.07.2013 tarihinde inşaat işyerinde ayağına malzeme düşmesi sonucu yaralandığı, tanıkların olayı doğruladığı, olayın iş kazası olduğu anlaşılmakla, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle; davacının iş kazası geçirdiği iddiasına rağmen hastane kayıtlarının bulunmadığını, kanıtlanmayan iddialardan ötürü davanın reddi gerektiğini, Kurumun yapmış olduğu işlemlerin mevzuat gereği olup herhangi bir hukuka aykırılık ve yanlışlık bulunmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının yaralanması ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına ve temyiz nedenine göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/11190, K. 2026/3268, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-11190-e-2026-3268-k-acaefc8156e2