Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8206 E. 2024/10819 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8206
- Karar No
- 2024/10819
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3086 E., 2024/1535 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/312 E., 2022/250 K.
Taraflar arasındaki sahte sigortalılık nedeniyle yaşlılık aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile borç tahakkuk ettirilmesine ilişkin işlemin tedbiren durdurulması ve aylığın yeniden bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 3201 sayılı Kanun gereği yurt dışı hizmetlerini borçlandığını ve borcunu ödediğini, 23.02.2016 tarihli talebine istinaden 01.07.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağladığını, sonrasında Kurumca 14.01.2019 tarih ve 19 sayılı raporuna istinaden, 1220215 sicil sayılı iş yerinden 27.09.2017 - 03.10.2017 tarihleri arasında bildirilen hizmetlerinin iptal edildiğinin tarafına bildirildiğini, Kurumun yıllar sonra yapılan denetim ile aylığın iptal edilmesinin Kanun'a aykırı olduğunu, sadece yurda giriş çıkış kayıtları üzerinden denetim yapılması gerektiğini, 2014/11 sayılı genelgede bunun vurgulandığını, çalışmanın fiili olduğunu, davacının el ilanı dağıtıcısı olduğunu ileri sürerek, Kurumun aylık kesme ve ödenenlerin iadesine dair işleminin iptali ile aylığın kesildiği tarihten itibaren faiziyle birlikte ödenmeye devam edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinde mevzuata ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Yapılan yargılama, toplanan deliller, bilgi ve görgülerine başvurulan tanık beyanları, Kurumun Sosyal Güvenlik Denetmenlerince düzenlenen 14.01.2019 tarih ve 19 sayılı raporu ile tüm dosya kapsamından, davacının ... unvanlı işyerindeki çalışmasının kanıtlanamadığı, buna göre Kurum işleminde hata olmadığı, çalışmanın fiili çalışmaya dayanmadığı, dolayısıyla aylık kesme işleminin yerinde olduğu anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının çalışmasının gerçek ve fiili olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Kurum tarafından denetim raporuna dayalı olarak davacının Türkiye hizmeti ve tahsisin iptal edildiği, denetim raporu ile somut verilere dayalı olarak davacı çalışmasının gerçek olmadığının, yurt dışında çalışanların emekli edilmesi için çalışan olarak gösterildiğinin tespitinin yapılmış olması, işyerinde yapılan tespitte çalışan olmadığının belirtilmesi, Vergi Dairesinden getirtilen kayıtlara göre davalı iş yerinin çalışanlarının aylara göre çok değişkenlik göstermesi, iş yerine ilişkin zabıta araştırmasında iş yeri sahibi ... dışında iş yerinde çalışan olmadığının bildirilmesi sonucu ve denetmen raporunun da aksi ispatlanamadığından davanın reddine dair Mahkeme kararının maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, fiili olmadığı gerekçesiyle iptal edilen 27.09.2017 – 03.10.2017 tarihleri arasındaki hizmetlerin geçerli olduğuna ve yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi.
3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.