Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7766 E. 2024/10302 K. – Kurum İşlemini

Konu: Kurum İşleminin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7766
Karar No
2024/10302
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1902 E., 2023/2376 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/645 E., 2021/347 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 02.04.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığını, Kurum tarafından sahte sigortalılık sebebiyle aylığı kesilerek borç çıkarıldığını, iptal edilen bildirimleri İstanbul Motokurye-... olup son çalıştığı iş yeri olduğunu, Kurum işleminin dayanağının anlaşılamadığını, iş yerinin gerçek bir iş yeri olup müvekkilinin de iş yerinde fiilen çalıştığını belirterek, Kurum işleminin iptalini, davacının aylığa hak kazandığının tespiti ile aylık bağlanmasına ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca yapılan denetim sonucunda davacının gerçek olmayan iş yerinden sigorta bildiriminin yapıldığının tespit edildiğini, davanın niteliği gereği her türlü araştırmanın re'sen yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporu, dinlenilen tanıklar ve tüm dosya kapsamına göre davacının, asıl işvereninin yetkili ... olan aktif kurye olduğu yönündeki beyanı ile davaya konu sigortalı bildirimlerinin iptaline dayanak anılan Kurum inceleme raporlarındaki tespitlerin aksini ve davalı işyerlerinden bildirilen çalışmalarının gerçek ve fiili olduğu yönündeki iddiasını ispatlayamadığı, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğu değerelndirilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, Mahkemece dahili davalı ... ile aktif kurye arasında organik ilişkisinin gözardı edildiğini, davacının 2011/7-11 ayları arasında kargo personeli olarak çalıştığının ihtilafsız olduğunu, ... 'nin yetkilisi olduğu aktif kurye ile ... arasında tanıkların beyanlarına göre organik bağ bulunduğu, davacının fiilen çalıştığı işverenin vergisel yükümlülük ve maliyetten kurtulmak adına çeşitli kurye firmalarının eski çalışanlarına firma kurduklarının, ...'nun da bu kurye çalışanlarından biri olduğunun, işverenliğin aslında tek olduğunun, alo kurye, aktif kurye, ... , ... işverenliklerinin aralarındaki organik ilişki nedeniyle bir bütün olarak işveren sıfatı taşıdıklarının anlaşıldığını, Mahkemenin davanın reddine karar vermesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının Kurum tarafından iptaline karar verilen çalışmasının gerçek olup olmadığı, Kurumun yaşlılık aylığının iptaline ilişkin işleminin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1) Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu iş yeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

2) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli ... getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. 3. Değerlendirme 1. İnceleme konusu davada davacı, Kurum tarafından iptal edilen 2011/7 ile 2011/11. ay tarihleri arasında davalı ...'na ait iş yerinden yapılan bildirimlerin fiili çalışmaya dayalı olduğunun tespitiyle Kurum işleminin iptalini talep ettiği, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının çalışmalarının gerçek olduğuna dair iddiası kabul edilemeyerek davanın reddine karar verilmiş ise de dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir. 2. Somut olayda, sahte olduğu kabul edilen dönemde, yargılama sırasında dava dışı işveren ... nezdinde çalıştığı iddiası karşısında, davacının talebinin hizmet tespitini de içermesi de gözetilmek suretiyle HMK 124 kapsamında gerçek işverene davanın yöneltilerek, davaya dahil edilmesi sağlanılarak, delilleri toplanıp, irdelenmeli, buna göre araştırma genişletilmeli ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7766, K. 2024/10302, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7766-e-2024-10302-k-182cc9e45b2f