Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9876 E. 2024/117 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9876
- Karar No
- 2024/117
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2994 E., 2021/1666 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2013/87 E., 2020/42 K. Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 02.03.2010 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın üzerinden 1 sene geçtiğini, bu nedenle BK'ya göre zamanaşımı itirazında bulunduğunu, ilgilinin bir yıl içinde haklarının sağlanması ve zararının giderilmesi için ilgili idareye başvurması gerektiğini, ayırca Bakanlık aleyhine açılan tazminat davalarının tam yargı davası adı altında idari yargıda açılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; olay tarihinde normal hızda seyrettiği sırada ancak söz konusu ambulansın çok süratli olduğunu ve hızlı bir şekilde kavşağa girdiğini, ambulansın kendisine ait araca çarptıktan sonra devrildiğini, kendi imkanları ile araçtan çıktığını, kendisine ait araçta da yaralıların olduğunu, ayrıca kendisinin suçlu olmadığını ve kendi zararlarının da karşılanmasını istediğini beyan ettiği görülmüştür. 3.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; olay tarihinde davacı ...'nin ... Devlet Hastanesinde stajyer olarak çalıştığını ve velisinin bilgisinde olduğunu, stajyerlerin staj için acil servis ve 112 ambulanslarına alınmasının ... Sağlık Grubu Başkanlığının bilgisi dahilinde olduğunu, davacının kaza neticesinde yaralanması neticesinde zararının .... plakalı aracından kaskosundan ve trafik sigortasından belli bir miktar ödeme alması gerektiğini, bu tazminatı kendisinden talep ediyor olmasının sebepsiz zenginleşmeye sebep olacağını, ... tarafından iddia edildiği gibi ambulans sesli ve ışıklı uyarı sisteminin çalışmadığı iddialarının da gerçeği yansıtmadığını, ayrıca ... tarafından iddia edilen ambulansın hafif yaralıları taşıdığı ve hızlı gitmesine gerek olmadığına dair ifadenin de tıbbi gerçeklerle bağdaşmadığını, davacının Trakya Üniversitesi Ambulans ve Acil Bakım Teknikerliğinde okumakta olduğunu, bu bölüm için sunmuş olduğu Sağlık Kurulu Raporu ve kaskı için alınan Sağlık Kurulu raporunda tutarsızlık olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazası nedeniyle davacı tarafın uğramış olduğu maddi tazminat tutarı 463.037,28-TL'nin 10.000,00 TL'lik kısmının kaza tarihi olan 02.03.2010 tarihinden itibaren, kalan kısmının ise ıslah tarihi olan 23.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 25.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın .... Sigorta Anonim Şirketine sigortalı olduğu halde mahkemenin bunu dikkate almadığını mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, belirlenen maddi tazminat miktarının yüksek olduğunu davacı stajyer öğrenci olduğu için asgari ücret üzerinden hesaplama yapılamayacağını, olayda Sağlık Bakanlığının kusuru bulunmadığını illiyet bağı olmadığını, mahkemenin tazminat miktarından indirim yapması gerektiğini, manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, davalı Bakanlığın harçtan muaf olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aracın trafik sigortası olup olmamasının davacının sorumluluğunu etkilemeyeceği, davacının Sağlık Bakanlığına ait ambulansla çalışırken kazanın oluşması nedeniyle davalı Bakanlığın husumet itirazının yersiz olduğu, alınan bilirkişi raporunda kusur oranının ve tazminat hesaplamalarının dosya kapsamına uygun olduğu, oluşan kaza nedeniyle davacının henüz 17 yaşındayken kafatası beyin üzerindeki kemiğinin alındığı, bir ömür boyu bu araz ile yaşayacağı, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ekonomik koşulları ve kusur durumu göz önüne alındığında manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ...nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Davalı ... vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge adliye mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beş bin” ibaresi 6763 sayılı Kanun'un 5 nci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir. Mülga 5521 sayılı Kanunun, 6763 sayılı Kanun 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür. 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir. HMK'nın 362/2 nci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir” HMK'nın 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtaya gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. - 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir. Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 - 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL, 01.01.2023 tarihi sonrası için 238.735,737 TL’dir. Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davalı ... vekillinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2. Davalı ... vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olup, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacının kusursuz olduğunun anlaşıldığı, hükme esas alınan hesap raporundaki hesap ilkelerinin Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olması ve davalı ... vekilince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2.Davalı ... vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.