Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8334 E. 2024/10827 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8334
- Karar No
- 2024/10827
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1314 E., 2023/1187 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/280 E., 2023/69 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararınının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisleri olan ...'in iş yerinde çalışırken 24.03.2021 tarihinde meydana gelen olay sonucu vefat ettiğini iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu vefat olayı ile iddia edilen kronik şeker hastalığı arasında ve fiilen çalışma arasında bir illiyet bağının bulunmadığını, idari izinlilik durumunun Covid 19 nedeni ile alınan tedbirler olduğunu, şeker hastalığı nedeni ile çalışamayacağını iddia eden tarafın bu durumu sağlık heyeti raporu ile ispatlayıp malülen emeklilik yoluna gidebileceği gibi, haklı nedenle iş aktini de feshedebileceğini, davacının çalışabileceği yönünden hekim raporu bulunduğunu, TÜBİTAK yönünden bir kusur söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu karar verildiğini, davalı işverenliğin iş güvenliği mevzuatı gereğince gerekli olan önlemleri almadığını, acil durumlar için uygun araç bulundurmadığını, sağlık mazeretini bildiği halde müteveffayı görevlendirdiğini, bu durumlar nedeniyle işverenliğin kusurlu olduğunu, dosyaya sunulan raporun tespit edilen hususlar başlığında açıkça kendisine temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimi ile çalışma ortamından/yürütmekte olduğu işten kaynaklanabilecek tehlike ve riskler ile bu tehlike ve risklerden kaçınma yollarını da içerir mahiyette özel eğitim, işbaşı eğitimi ve yazılı talimatların verildiğine dair dosya muhteviyatında herhangi bir belgeye rastlanmadığının belirtildiğini bu durumun bile başlı başına kusur atfedilmesi için yeterli olduğunu, Mahkemece maddi tazminata hükmedilmemesi halinde dahi manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, manevi tazminatın tamamının reddi durumunda maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, uzman doktor ve iş güvenliği uzmanlarınca düzenlenmiş 27.07.2022 tarihli rapor ve 29.12.2022 tarihli ek rapor birlikte değerlendirildiğinde; davacılar murisinin vefatıyla yaptığı iş arasında illiyet bağı bulunmadığı, kalp kriziyle ölüm olayının davacılar murisinin bünyesel faktörlerinden kaynaklandığı, davalıya atfı kabil bir kusur bulunmadığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesinin ret kararının yerinde görüldüğü, bu yöndeki davacılar istinaf itirazının reddi gerektiği, davacıların vekalet ücretine yönelik itirazının değerlendirilmesinde; AAÜT 10/3 üncü maddesinde manevi tazminat talebinin tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin tarifenin 2 nci kısmının 2 nci bölümüne göre maktu olarak hükmedileceği hükmü, 13/2 maddesinde de; maddi tazminat talebi açısından ücretin reddedilen miktarı geçemeyeceği hükmünün mevcut olduğu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıdaki hükümlere aykırı olarak kararlaştırılan vekalet ücretinin hatalı olduğu anlaşılmakla Dairece bu husus dikkate alınarak maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi açısından ayrı ayrı olarak AAÜT'ne göre hüküm kurmak gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu karar verildiğini, davalı işverenliğin iş güvenliği mevzuatı gereğince gerekli olan önlemleri almadığını, acil durumlar için uygun araç bulundurmadığını, sağlık mazeretini bildiği halde müteveffayı görevlendirdiğini, bu durumlar nedeniyle işverenliğin kusurlu olduğunu, dosyaya sunulan raporun tespit edilen hususlar başlığında açıkça kendisine temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimi ile çalışma ortamından/yürütmekte olduğu işten kaynaklanabilecek tehlike ve riskler ile bu tehlike ve risklerden kaçınma yollarını da içerir mahiyette özel eğitim, işbaşı eğitimi ve yazılı talimatların verildiğine dair dosya muhteviyatında herhangi bir belgeye rastlanmadığının belirtildiğini, bu durumun bile başlı başına kusur atfedilmesi için yeterli olduğunu, Mahkemece maddi tazminata hükmedilmemesi halinde dahi manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, hesap ilkelerine uygun düzenlenen hesap bilirkişi raporuna, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Fazla yatırılan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.