Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/4934 E. 2024/8310 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4934
- Karar No
- 2024/8310
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 16.09.2019 KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/129 E., 2022/289 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı İSKİ'nin dava dışı ... İnş. Tic. San. Ltd. Şti.' ye ihale ettiği Beykoz'daki Atık Su Tüneli İnşaatı yapımında çalışmakta iken, 18.11.2008 tarihinde iş kazası geçirdiğini, işveren ... İnş. Tic. San. Ltd. Şti. aleyhine açılan davada İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi 2013/142 Esas sayılı dosyasında davacının maddi zararının 94.135,98 TL olarak belirlendiğini ve bu tutar esas alınarak karar verildiğini, İSKİ ile ... İnş. Tic. San. Ltd. Şti. arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğunu belirterek, İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi 2013/142 Esas sayılı dosyasında bilirkişi raporu ile hesaplanan 94.135,98 TL maddi tazminat ile 40.000 TL manevi tazminatın 18.11.2008 den itibaren yasal faizi ile asıl işveren İSKİ'den, tahsilde tekerrür olmamak üzere müşterek-müteselsil sorumluluk çerçevesinde tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 10.05.2022 tarihli dilekçe ile talebini 559.025,16 TL olarak arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalı idarenin eylem ve işlemlerinden doğan bir zarar olmadığını, davalı idare ile dava dışı şirket arasındaki işin ihale yoluyla verildiği sabit olduğundan davalı idarenin sorumluluğunun söz konusu olmayacağını, bu sözleşmeye göre iş sahibi olan davalı idareye tanınan kontrol ve denetim yetkisinin de projeye uygun işin yürütülüp yürütülmediğini denetlemek amacına yönelik olduğunu, davalı idarenin sorumluluğundan söz etmenin mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı ... Ltd. Şti. işçisi iken İSKİ ye ait atık su tüneli inşaatında tünel girişine demir merdiven montajı esnasında merdivenin çarpması ile 2,5 m yüksekten düşerek yaralandığı, SGK tarafından olayın iş kazası olarak kabul edildiği ,aynı konuda dava dışı alt işveren ... Ltd. Şti. aleyhine açılan davada yaptırılan kusur incelemesi sonucu düzenlenen 28.10.2014 tarihli raporda ... Ltd. Şti.'nin %75, davacının %25 kusurlu olduğuna dair değerlendirme yapıldığı, 04.01.2017 tarihli kusur raporunda işverenin %75, davacının %25 kusurlu olduğu, asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu kabul edildiğinden İSKİ'nin %25, alt işverenin%50 kusurlu olabileceğinin bildirildiği, 13.02.2019 tarihli ve 05.07.2021 tarihli kusur raporunda da aynı sonuca varıldığı, İstanbul Anadolu İş Mahkemesinin 2013/142 Esas sayılı dosyasında yaptırılan aktüer bilirkişi incelemesinde davacının maddi zararının 94.135,98 TL olarak hesaplandığı ve mahkemece davanın bu tutar üzerinden kabul edildiği, davacının maluliyet oranı SGK tarafından %34 olarak belirlendiği, dosya üzerinde aktüer bilirkişi marifetiyle yaptırılan incelemede, davacının maddi zararının 559,025,16 TL olarak hesaplandığının görüldüğü, ancak mahkemenin 26.06.2019 tarihli kararında kabul edilen 94.135,98 TL maddi tazminat davacı tarafından istinaf edilmediğinden davalı yararına kazanılmış usulü hak oluştuğunun anlaşıldığı ve bu tutarın aşılamayacağının kabul edildiği, davacının maluliyeti nedeniyle uğradığı manevi üzüntünün bir nebze giderilmesi açısından kusur durumu, maluliyet oranı, paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları gözetilerek 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, dava dışı ... Ltd. Şti. ile davalı İSKİ arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi bulunduğu anlaşılmakla, davalının tazminatlardan sorumlu olacağının kabul edildiği, dosya kapsamı ve deliller ile kusur raporu ve aktüer raporu ile aynı konuda Anadolu 20. İş Mahkemesinin kesinleşmiş kararı göz önünde tutularak karar verildiği gerekçesiyle, maddi tazminat davası yönünden; davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2013/142 Esas 2016/208 karar ile tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile 94.135,98 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 18.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat yönünden; davanın kabulü ile; 40.000,00 TL manevi tazminatın 18.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili; usuli kazanılmış hakkın, bir içtihat mercii olmayan İstinaf bakımından da kabul edileceğine dair yargısal ve bilimsel içtihat olmadığını, ilk karara karşı istinafa başvurulmamış olmasının, kamu düzeninden olan ve gerek bilirkişilerin gerekse Mahkemelerin re'sen uygulaması gereken bakiye ömür tablosuna göre hesaplanacak tazminat tutarı bakımından hak kaybına yol açmasının kabul edilemez olduğunu, TRH 2010 cetvelinin esas alınması gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğramadığını, hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili; alacakların zamanaşımına uğradığını, davalı idare ile dava dışı yüklenici arasındaki hukuki ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi mi yoksa eser sözleşmesi mi olduğunun irdelenip belirlenmesi gerektiğini, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü ile yüklenici ... İnş.Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan Beylerbeyi-Küçüksu atıksu tüneli ikmal inşaatı işinin bir eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, eser sözleşmelerinde yüklenici işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına göre iş yerinde tüm tedbirleri almak ve bu konuda denetimi sağlamak yükümlüğü altında olduğunu, iş sahibinin ise böyle bir yükümlülüğünün olmadığını, iş sahibinin ancak hile veya ağır kusuru durumunda sorumlu olacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece alınan ve davacının karşılanmamış zararını belirleyen bilirkişi tarafından yaş, bakiye ömür, ücret, işlemiş kazanç dönemi geliri, iskontolu kazanç dönemi geliri ve emeklilik geliri, maluliyet oranı ve kusur durumları gibi tazminat unsurları gözönüne alındığı SGK tarafından ödenen ödeneğin raporda düşülerek maddi tazminat belirlendiği ,kusur bilirkişisinden alınan raporda kazada davalının %25, dava dışı şirketin %25 ve davacı işçinin de %20 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği görülmekle bu kusur raporunun iş hukuku ilkelerine göre gerekçeli, açıklayıcı ve olaya uygun olduğundan hükme esas kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalının dava dışı şirkette hizmet aldığı, yapılan işin mahiyeti gereği davalı ve dava dışı şirket arasında asıl iş veren alt işveren ilişkisi olduğu , davalının sorumlu olduğu, kaza tarihi ve dava tarihi dikkate alındığında hüküm altına alınan alacakların zamanaşımına uğramadığı, İlk Derece Mahkemesinin 26.06.2019 tarihli ilk kararına karşı sadece davalı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu, davacının istinaf talebinin olmadığı, ilk karar davacı tarafça istinaf edilmediğinden davalı açısından usuli kazanılmış hak oluşturduğu, davacının taleplerini artıramayacağı, davacının istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan vekalet ücretinde hata olmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; ilk kararda, Mahkemece hesaplamanın 1931 tablosuna göre yapıldığı, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra alınan raporda ise bilirkişinin TRH-2010 tablosunu re'sen dikkate alarak, 559.025,16 TL tazminat hesapladığı, istinaf öncesinde PMF 1931 tablosuna göre verilen rapordaki 94.135,98 TL tutarla arada 464.889,18 TL fark zarar ortaya çıktığını, TRH 2010 tablosuna göre yapılan hesaplamada ortaya çıkan ciddi tutardaki tazminatın, verilen ilk karara karşı istinaf yoluna gidilmemiş olmasından davalı İSKİ lehine kazanılmış hak doğduğu gerekçesi ile reddedilmesi gerektiği yolunda yapılan yorumların, Anayasanın 90/son maddesi gereğince AİHS hükümleri ile AİHM kararlarına, Anayasanın temel ilkelerine dair AYM kararlarına uygun düşmediği, TRH 2010 uygulamasının kamu düzeni ile ilgili olup usuli kazanılmış hak doğurmayacağını, ıslah edilen 464.889,18 TL yönünden davanın reddine bağlı olarak nispi oranda ret vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, davalı idare ile dava dışı yüklenici şirket arasındaki hukuki ilişkinin alt-asıl işveren ilişkisi olup olmadığı konusunda Mahkemece yeterli araştırma yapılmadığını, davacı işçinin çalıştığı dava dışı ... Ltd. Şti. ile davalı arasında ihale ile anahtar teslimi verilmiş eser sözleşmesi ilişkisi olduğunu, davalının işveren olmayıp sorumluluğu ve kusuru bulunmadığını belirterek temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremez durumuna giren sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.