Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7542 E. 2023/9772 K. – Hizmet Süreleri
Konu: Hizmet Sürelerinin Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7542
- Karar No
- 2023/9772
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Sürelerinin Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1306 E., 2022/1647 K. KARAR : Esasta ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/308 E., 2018/413 K. Taraflar arasındaki hizmet sürelerinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işverene bağlı, aralıksız ve kesintisiz olarak aynı işyerinde 01.12.2010 tarihinden 15.10.2014 tarihine kadar kasap olarak çalıştığını, bu çalışmasının sadece son iki yılının bildirildiğini, ancak diğer günlerinin Kuruma bildirilmediğini, prim ödemesinde de bulunulmadığını, müvekkilinin iş akdinin 15.10.2014 tarihinde davalı işveren tarafından haksız ve tazminatsız olarak feshedildiğini beyanla 01.12.2010 tarihinden 15.10.2015 tarihine kadar çalıştığının tespitini talep etmiş, davacı vekili tarafından sunulan 09.02.2017 tarihli dilekçe ile davacının davalı işyerinde 01.12.2010 - 15.10.2014 tarihleri arasında çalıştığını, dava dilekçelerinin sonuç ve istem kısmında sehven 15.10.2015 tarihinin yazıldığını belirterek taleplerinin 01.12.2010 - 15.10.2014 tarihleri arasındaki hizmetleri yönünden olduğunu beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir. Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, Kurum kayıtları resmi belge niteliğinde olduğundan akisinin de aynı güçte deliller ile ispatlanması gerektiğini, davacının davalı işyerindeki çalışmalarının kesintili olarak geçtiğini, davacının davalı işyerinde Kuruma bildirilen günler dışında çalıştığını gösterir bir tespit ve belge bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalıya ait ... sicil sayılı işyerinde 01.12.2010 - 15.10.2014 tarihleri arasında hizmet akdine tabii olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespitine, Kuruma bildirilen günlerin infazda nazara alınmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde; tanık beyanları arasında çelişki olduğunu, davacının davasını ispatlayamadığını, res'en araştırma ilkesi gereğince araştırma yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile feri müdahil Kurum vekilinin, ... 5. İş Mahkemesi'nin 2015/308 Esas, 2018/413 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Feri müdahil Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.12.2010 - 15.10.2014 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2- 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi, 3- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298 inci maddesinde hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. HMK’nın “Hükmün yazılması” başlıklı 298 inci maddesi; “(1) Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır. (2) Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (3) Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir. (4) Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır.” Mahkeme kararı Kanunda açıkça belirtilmiş unsurları ihtiva etmeli ve belli bir şekle uygun olarak yazılmalıdır. Kararda bulunması gereken hususlar HMK 297 nci maddede ayrıntılı olarak tek tek sayılarak gösterilmiştir. Bunun sebebi, kararın açık ve gerekçeli olması, infazı kabil olması ve hukuki dinlenilme hakkının yerine getirilmesidir. 298 inci maddeye göre de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacaktır. Kararda yazılması gereken en önemli unsurlardan birisi de hüküm sonucudur. Zira hüküm sonucu, davacının somut talepleri hakkında infaz edilebilecek ve kesin hükme konu olabilecek şekilde kaleme alınmalıdır. Madde 297/2 “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”. Yukarıda yapılan açıklamalar gereğince hükümde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde, infaza elverişli olarak gösterilmesi zorunludur. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, feri müdahil Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Eldeki dava dosyasında, davacının 03.05.2013 - 15.10.2014 tarihleri arasında davalı şirkete ait ... sicil numaralı işyerinde ayda 30 gün üzerinden tam bildirim yapıldığı ve dava dilekçesinde de davacı tarafça davacının sadece son iki yıllık çalışmalarının Kuruma bildirildiğini beyanla eksik bildirilen sürelerin tespiti istendiği halde Mahkemece 01.12.2010 - 15.10.2014 tarihleri arasında geçen tüm süreler yönünden hüküm kurulduğu anlaşılmakla; davacı adına davalı şirkete ait işyerinden bildirimi yapılmayan sürelerin hükümde açık olarak gösterilmemesi ve infaza elverişli hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 3. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Feri müdahil Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Feri müdahil Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 inci bendinde yer alan “ Davanın kabulü ile davacının davalıya ait ... sicil sayılı işyerinde 01.12.2010 - 15.10.2014 tarihleri arasında hizmet akdine tabii olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespitine, Kuruma bildirilen günlerin infazda nazara alınmasına, ” cümlelerinin silinerek yerine “Davanın kabulü ile davacının davalıya ait ... sicil sayılı işyerinde 01.12.2010 - 02.05.2013 tarihleri arasında hizmet akdine tabii olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespitine” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.