Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7277 E. 2023/9950 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7277
- Karar No
- 2023/9950
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/886 E., 2023/410 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/257 E., 2022/107 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine, karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı şirket temsilcisi ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde, davacının 16.06.2005 tarihinde tüm hisselerini devrederek davalıya ait iş yerinde yönetici yardımcısı olarak çalışmaya başladığını ileri sürerek 16.06.2005-02.01.2012 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı, cevap dilekçesi vermemiştir. 2.Fer'i Müdahil ... Başkanlığı vekili, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "...dosya kapsamında davacının önceden hissedarı olduğu ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki hisselerini devir tarihinden sonraki tespitin istediği 16.06.2005-02.01.2012 tarihler arasında davalı işyerinde hizmet akdine dayalı fiilen çalıştığını ispata yarar yazılı delil tanık beyanı bulunmaması, hizmet tespiti davalarında fiili çalışmanın şüpheye yer bırakılmayacak şekilde ispatlanması gerektiği, mevcut tanık beyanları ve dosyadaki Kurum kayıtları hep birlikte değerlendirildiğinde davacının tespite konu dönemde davalı işyerinde hizmet akdine dayalı olarak fiilen çalıştığı iddiası kanıtlanamadığından..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının 2004 yılından 16.06.2005 tarihine kadar davalı şirkette %10 hisseye sahip olduğunu, 16.06.2005 tarihinde şirketteki hisselerini devrettiğini ve bu tarihten 02.01.2012 tarihine kadar yönetici yardımcısı olarak kesintisiz şekilde çalıştığını, davalı şirketin kurucu hissedarlarından Gamze Şakar'ın da 16.05.2017 tarihli beyan dilekçesinde; davacının tespite konu dönemde davalıya ait iş yerinde yönetici yardımcısı olarak çalıştığını ancak maddi sıkıntılar nedeniyle primlerinin ödenmediğini beyan ettiğini, işverenin ihmalinin davacıya atfedilemeyeceğini, davacının, işvereninin SGK kaydını yapıp yapmadığını araştırmasının ve resmi evrakları temin etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve davacıdan beklenilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket temsilcisi ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı şirket temsilcisi temyiz dilekçesinde, davacının işyerinde çalıştığını beyan etmiş olmasına rağmen davanın reddinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir. 2.Katılma youyla temyiz talebinde bulunan davacı vekili, davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 5510 sayılı Kanunun 86 ıncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 4.5510 sayılı Kanun'un 12 inci maddesinde “sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar” işveren olarak tanımlanmıştır. "çalıştıran" olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. Sigortalının taraf olduğu hizmet akdinin alt işverenler tarafından düzenlenmiş olması durumunda, hizmet tespitine yönelik davanın, anılan Kanun'un 86 ncı maddesine göre, sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenlere yöneltmesi gerekir. 3. Değerlendirme 1.Davalı şirket temsilcisinin temyiz talebi yönünden; Mahkemece, davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş olup, yargılama gideri, karar ve ilam harcı ve vekalet ücreti konusunda davalı şirket aleyhine bir hüküm olmadığı anlaşılmakla, temyiz yoluna başvurulmasında davalı şirket yönünden hukuki yarar olmadığı belirgin olduğundan, davalı şirketin temyiz talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine, 2.Katılma yoluyla temyiz talebinde bulunan davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; HMK'nun 366 ıncı maddesinin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan HMK'nun 348 inci maddesinde, “ (1) İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir. (2) İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir.” hükmüne amir olup, davalı şirket temsilcisinin temyiz isteminde hukuki yararı olmadığından temyiz istemi reddedildiğinden ilgili maddenin 2 nci fıkrası gereğince davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz talebinin reddine, karar verilmesi gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, davalı şirketin temyiz talebinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, 2. Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz talebinin REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.