Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/957 E. 2025/3103 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/957
Karar No
2025/3103
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1611 E., 2023/1911 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/313 E., 2022/203 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 149 ada 27 parsel sayılı ve 233.113,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, hali arazi niteliği ile Hazine adına kayıtlıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sonucunda Hazine adına tespit ve tescil edilen dava konusu 149 ada 27 parsel sayılı taşınmazın dava dilekçesinde sınırları bildirilen bölümünün tarım arazisi vasfı taşıdığını, çekişmeli kısmın müvekkili tarafından kullanıldığı halde kadastro tespiti sırasında hatalı olarak hali arazi niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek 149 ada 27 parsel sayılı taşınmazın sınırları keşif esnasında gösterilecek olan bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve kazandırıcı zamanaşımı ile kazanılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "uzman bilirkişiler tarafından yapılan inceleme ve araştırmada; rapora ekli krokide gri renkte (A) harfi ile gösterilen 6.399,43 metrekarelik alanın kesinleşmiş orman kadastrosuna göre 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. ve 17/2 maddesine göre orman veya orman içi açıklık yerlerden olmadığının toprak yapısının orman toprağı özelliğini taşımadığının belirlendiği, çekişmeli bölümü davacının kırk yılı aşkın bir süre önce köylüsü ...'dan satın aldığı, taşınmazın ...'a babası ..'dan, ona da annesinden intikal ettiği, davacının dava konusu ettiği yeri satın aldıktan sonra toprağı sürmek suretiyle ekonomik değeri olan çeşitli ürünler ektiği, somut olayda davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluştuğu" gerekçesi ile davanın kabulüne, 149 ada 27 parsel sayıl taşınmazın 10.01.2022 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide gri renkte gösterilen 6.399,43 metrekarelik bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karara karşı, davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; "mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında, davacının 40-50 yıldır arpa-buğday ekmek, sonrasında yem bitkisi ekerek otundan faydalanmak suretiyle taşınmazı zilyet ettiği belirtilmişse de, kadastro tespitinin yapıldığı 2006 yılından geriye doğru 20 yıllık (1986) sürede 3402 sayılı Kanun'un 14-17. maddesi uyarınca, eğimli ve yer yer kayalık arazinin imar ihya edilerek ekonomik amaca uygun sürdürülen zilyetliğin ispatlanması gerektiği, bilirkişi raporunda 1987 yılı hava fotoğrafında dava konusu taşınmazın çevre hali arazi ile aynı renk yapısına sahip olduğunun açıklandığı gözetildiğinde; 1987 yılı itibari ile imar ihya ile tarımsal faaliyete uygun hale getirilerek taşınmazın ekonomik amacına uygun zilyetliğe başlanmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı" gerekçesi ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Dava, kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/957, K. 2025/3103, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-957-e-2025-3103-k-e4502329740c