İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/75 E. 2025/714 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/75
Karar No
2025/714
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/75 KARAR NO : 2025/714 DAVA : Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti DAVA TARİHİ : 25/05/2016 KARAR TARİHİ : 09/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile dava dışı ... Şirketi arasında, ... 57. Noterliğinin, ...tarih ve ... yevmiye sayılı sözleşmesi ile "İş Ortaklığı Sözleşmesi" imzalandığını, söz konusu iş ortaklığının, davalıya ait binaların genel temizlik işini yerine getirmek maksadıyla kurulduğunu, sözleşme kapsamında davalıya, ... tarih, ... seri numaralı 395.000 TL bedelli teminat mektubu verildiğini, işe başlama tarihinin 01/01/2011, işin bitiş tarihinin 31/12/2012 olduğunu, müvekkilinin sözleşme konusu işi sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiğini ve sözleşmede kararlaştırdığı gibi 31.12.2012 tarihinde teslim ettiğini, buna rağmen davalı idare tarafından teminat mektubunun iade edilmediğini, teminat mektbunun süresinin sürekli uzatıldığını, müvekkili tarafından yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını belirterek öncelikle, borçlu olmadıkları bir sözleşme gereği verilen teminat mektubunun paraya çevrilmesinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesine, akabinde davanın kabulü ile ... Bankası A.Ş. Topçular Şubesine alt,... tarih ve ... seri numaralı 395.000,00 TL bedelli teminat mektubunun müvekkile iadesine, bunun mümkün olmaması halinde, işbu teminat mektubunun hükümsüz kaldığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında Kamu İhale Mevzuatı hükümleri hükümleri çerçevesinde ... hizmet binalarının 160 kişi ve bir proje sorumlusu ile 731 gün malzeme dahil genel temizlik hizmetinin temini için ... sayılı sözleşme akdedildiğini, ...’ın asıl işinin doğal gaz dağıtım ve satışı olduğunu, İgdaşın sermaye yapısı yönüyle Kamu İhale mevzuatı kapsamında alım yaptığını, Davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşmenin, İş Kanununa göre alt işverenlik sözleşmesi olduğunu, asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olduğunu, 10.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanunun 8.maddesiyle, 4857 sayılı Kanunun 112. maddesine eklenen fıkra ile; 4734.sayılı kanunun 62.maddesinin (e) bendi kapsamında (personel çalıştırmaya dayalı sözleşmeler) alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatı için düzenleme yapıldığını, ... ile davacı arasında akdedilen sözleşme birim fiyat sözleşme olduğundan, kıdem tazminatının alt işverenin sorumluluğunda olduğunu, ...'ın 4857 Sayılı Kanunun 112. Maddesinde sayılan kamu kurum ve kuruluşu olmadığını, Belediye şirketlerinin 6552 sayılı Kanunun 8.maddesi ile değişik 4857 sayılı Kanunun 112.maddesine göre kıdem tazminatından doğrudan sorumlu olmadığı, kanunda bilinçli olarak kamu kurum ve kuruluş ifadesinin yazıldığını, davacı firmanın, işçilerinin kıdem tazminatlarını ödemediğini, müvekkili ...'ın şirket işçilerinin kıdem tazminat- larını ödediğini, Yargıtay’ın işyeri devri kurallarına göre getirdiği çözüm kapsamında ...’ın son işverenle birlikte, kıdem tazminatının tümünden sorumlu olacağından kıdem tazminatı için davacı alt işverenin teminat mektubunun iade edilmediğini belirterek haksız ve mesnetsiz açılan davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce 08/04/2021 tarihli ...Esas,... Karar sayılı karar ile; davanın kabulü ile ...Bankası ... Şubesi'ne ait ... tarih ve ... Seri nolu 395.000,00-TL bedelli teminat mektubunun hükümsüzlüğüyle birlikte davacıya iadesine dair karar verildiği, anılan kararın davacı vekilince istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi' nin ... Esas ve... Karar sayılı ilamı ile kararın kaldırılması üzerine dosyanın mahkememizin 2025/75 esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır. DELİLLER: Mahkememizce kaldırma kararı sonrası kaldırma ilamı kapsamında gerekli araştırma yapılarak ve davalının bilirkişi raporuna itirazları gözetilerek 29 işçinin 2011(dahil) - 2016(dahil) yıllarına ait SGK hizmet dökümleri ile bu yıllarda bu işçilerin çalıştığı tüm şirket bilgileri ile işten çıkış tarihlerini gösterir belgelerin SGK'dan celbi ile davalı şirket tarafından 29 işçiye ödenen 103.194,49 TL bedelin bu belgelere göre işçilerin davacı firmada çalıştığı dönemle sınırlı olarak yerinde olup olmadığı yönünde bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış olup; bilirkişi heyeti tarafından sunulan 18/05/2025 tarihli ek bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "SGK kayıtlarına göre 106.773,94. TL, davalı taraf verilerine göre 103.740,31.TL kıdem tazminatı hesaplanmış olup, bu rakamlar davalı tarafın bildirdiği 103.194,49 TL'den daha yüksektir. Davalı taraf ibraz etmiş olduğu banka dekontlarına göre ise bildirilen 29 işçiye 436.277,61.TL kıdem tazminatı ödemesi yapılmıştır. Hesaplanan kıdem tazminatları ile, davalı tarafın bildirdiği kıdem tazminatı miktarlarının çok yakın olması, davalı tarafın ödediği kıdem tazminatının hesaplanan kıdem tazminatlarından fazla olması nedeniyle, ödenen kıdem tazminatının, davalı tarafın bildirdiği 103.194,49.TL yi de kapsadığı kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatlerinin bildirildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalıya verilen teminat mektubunun iadesine ilişkindir. Davacı şirket, düzenlenen temizlik işiyle ilgili 17.02.2010 tarihli hizmet alım sözleşmesi gereğince davalıya verilen teminat mektubunun, sözleşme bitimi ve edimlerin tam ifası nedeniyle kendilerine iadesi gerekirken, davalı tarafça teminat mektubunun kendilerine ısrarla haksız yere iade edilmediğini ileri sürmüş, davalı taraf, sözleşme gereğince çalıştırılan davalı alt işveren işçilerinin iş bitimi nedeniyle kıdem tazminatlarının kendilerince ödendiğini, oysa İş Kanunu ve aralarındaki sözleşme gereği kıdem tazminatlarından davalı şirketin sorumlu olduğunu, davalı şirketin kıdem tazminatlarını ödememesi nedeniyle teminat mektubunun iade edilemeyeceğini savunmuştur. Taraflar arasında 17.12.2010 tarihinde ... binaları genel temizlik hizmet alımına ait sözleşme düzenlenmiş olup, sözleşme süresi 01.01.2011- 31.12.2012 olarak belirlenmiştir. Sözleşmenin 11. maddesinden itibaren teminata ilişkin hükümler yer almaktadır. 11.1.1 maddesine göre davalı yüklenici bu işe ilişkin olarak 395.000,00 TL kesin teminat vermiş, 11.4.1 maddesine göre de, taahhüdün sözleşme ve ihale dökümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve Yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra, SGK'dan alınan ilişiksiz belgesinin idareye verilmesinin ardından kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tamamı yükleniciye iade edilecektir. Davacı tarafça, davalıya, aralarındaki sözleşmeye uygun olarak, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile ihale dökümanı ve sözleşme hükümlerinin yerine getirilmesini teminen davalı şirkete 17.12.2010 tarihli 395.000,00 TL bedelli 30.05.2013 tarihine kadar geçerli bir teminat mektubu vermiştir. Davanın konusu, bu teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir. ... tarih ve .... yevmiye sayılı sözleşmesi ile imzalanan İş Ortaklığı Sözleşmesi'ne konu, 6.946.331,86 TL istihkak bedelli... ihale kayıt numaralı ... Hizmet Binaları Genel Temizlik Hizmeti alımı işi ile ilgili SGK İstanbul İl Müdürlüğü'nün 27.02.2013 tarihli ve 737.655 sayılı "İlişkisizlik" yazısı dosyada mevcuttur. 4857 sayılı İş Kanununun 2.8 maddesine göre "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." Yukarıda belirtilen 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2.8 maddesi çerçevesinde, davalı ile davacı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, bu ilişkide asıl işveren pozisyonundaki davalı, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olacağı açıktır. Fakat taraflar arasındaki sözleşmenin eki niteliğindeki teknik şartnamenin 30. maddesinde, SGK mevzuatı ile her türlü işçi işveren hakkındaki mevzuattan dolayı işçi alınması, işçi maaş ve diğer hakların ödenmesi, işçi çıkarılması ve sair konulardaki tüm sorumluluk yükleniciye ait kılınmış, davalının bu konuda sorumluluğun olmayacağı kesin olarak hüküm altına alınmıştır. Bu durumda, İş Kanununa göre, taraflar sözleşme gereğince çalıştırılan işçilere karşı birlikte sorumlu, kendi iç ilişkilerinde ise işçilik ödemelerinden davacı sorumludur. Sonuç olarak, davalı savunmasında ileri sürüldüğü şekilde, eğer yaptığı kıdem tazminatı ödemeleri, davacıyla aralarındaki hizmet alım sözleşmesine göre çalışan işçilere ilişkin ise, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, sadece SGK'dan alınan ilişkisizlik yazısı, teminat mektubunun iadesi için yeterli olmayacaktır. "...Davacı, teminat mektubunun lehdarı, davalı ise muhatabıdır. Teminat mektubunun iadesi için sadece SSK'dan alınacak ilişiksiz belgenin sunulması yeterli olmayıp, yüklenici davacı tarafından işçilere işçi alacaklarının ödenmesi de gerekmektedir. Dairemizin 26.02.2014 tarih ve ... E, ... K; 16.01.2014 tarih ve ... E, ... K; 22.12.2014 tarih ve ...., .. K. sayılı ilamları da bu yöndedir. Bu durumda davacı tarafından taahhüdün sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesini ve davalının herhangi bir borcu olmadığının tespit edilmesini ön koşul olarak arayan ve teminatın iadesi koşullarını düzenleyen anılan madde hükmünün tüm koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve buna göre davalının teminatı iade etme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı üzerine yeterince durulmalıdır."(Yargıtay 23. HD. 20.03.2018 T....E. ... K.) Davalı tarafından kaldırma ilamı sonrasında, dönemlerine göre temizlik personellerine ödenen kıdem tazminatı tutarları listesi (Ek-1), davacı şirketin 5-M şirketi ile ortaklığı döneminde çalışanlara yapılan kıdem tazminatı ödeme listesi (Ek-2) , ödeme dekontları (Ek-3) ve iş bitimi personel işlemleri bitmeyen ve kıdem tazminatı ödenmeyen işçilerin kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı takdirde davacı şirket döneminde çalışma süreleri ve kendi dönemleri için ödemeleri gerekecek tahmini kıdem tazminatı miktarı listesi (Ek-4) dosyaya sunulmuştur. 29 adet işçinin, Ek-2 olarak sunulan listede davacı firmada çalıştığı dönem ve ödeme miktarları yer almakta olup davacının 29 adet işçi nedeniyle sorumlu olduğu kıdem tazminatı miktarı bu listeye göre 103.194,49 TL'dir. Davalı tarafından ödeme dekontlarında şirket isimlerinin farklı şirket olarak yazılma sebebi; işçilerin, davacı şirketin işi yaptığı dönemden sonra işi ihale ile alan firmada da çalışması ve sonrasında bu işçilere kıdem tazminatının ödenmesi olarak açıklanmıştır. Davalı ...'ın işçi alacakları için yaptığı ödeme dikkate alındığında davacı, sözleşme ve ihale dökümanı hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirdiğini ve tüm işçilik alacaklarının işçilere ödendiğini ispatlamalıdır. Ayrıca, davacı yüklenici, hizmet verdiği süre içerisinde, asıl işverenin işçiye ödediği kıdem tazminatından kendi dönemi ile de sorumludur. Açıklanan gerekçelerle kararın kaldırılmasına ilişkin istinaf ilamında davalının bilirkişi raporuna itirazları gözetilerek 29 işçinin 2011(dahil) - 2016(dahil) yıllarına ait SGK hizmet dökümleri ile bu yıllarda bu işçilerin çalıştığı tüm şirket bilgileri ile işten çıkış tarihlerini gösterir belgelerin SGK'dan celbi ile davalı şirket tarafından 29 işçiye ödenen 103.194,49 TL bedelin bu belgelere göre işçilerin davacı firmada çalıştığı dönemle sınırlı olarak yerinde olup olmadığı yönünde bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak sonucuna göre değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiş olup bu doğrultuda yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrası sunulan 18/05/2025 tarihli raporda 29 işçiye ödenen 103.194,49 TL bedelin işçilerin davacı firmada çalıştığı dönemle sınırlı olarak yerinde olduğu rapor edilmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna itirazında davalı tarafın dosyaya sunduğu evraklarda yer alan işçilerin müvekkili şirket nezdindeki belirli süreli çalışmalarına dayalı iş akitlerinin 5 nolu kod üzerinden yani "Belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesi" şeklinde sonlandığını, raporun 1 ve 2. sayfasında yer alan tabloya göre ise işçilerin belirli süreli iş sözleşmesinin, sözleşme süresinin bitimi ile kendiliğinden sona erdiğini, böylelikle kıdem tazminatı hakkının doğması için gereken fesih şartının belirtilen işçiler için gerçekleşmediğini, işçilerin kıdem tazminatı hakları olmadığından davalı tarafından yapılan ödemelerin müvekkili şirketten talep edilmesinin beklenemeyeceğini iddia etmiş ise de işçilerin işten çıkış tarihleri dosya taraflarının ilişkisinin sona erdiği tarih olup, işçilerle davacı arasındaki ilişki bu sebeple sona erdiğinden itirazına itibar olunmamıştır. Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi neticesinde; davacının, davalıya çalıştırdığı personelin kıdem tazminatı ödemelerinden dolayı borçlu olduğu, davacı ile davalı ... arasındaki sözleşmenin 8. Maddesinde "Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin, Teknik Şartnamenin sözleşmenin eki olduğunun" kararlaştırıldığı, 22. Maddesinde (Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları) "Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, Yüklenicinin bunları aynen uygulamakla yükümlü olduğunun" kararlaştırıldığı, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 6. bölümünde; "Yüklenicinin çalıştırdığı personel ve çalışanların hakları ve çalışma şartları düzenlenmiş ve işçilerin ücretlerine ilişkin tüm yükümlülüklerin yükleniciye ait olduğunun" açıklandığı, Teknik Şartnamenin 4-30. maddesi; "SGK mevzuatı ile her türlü işçi ve işveren hakkındaki mevzuattan dolayı işçi alınması, işçi maaş ve diğer hakların ödenmesi, işçi çıkarılması ve sair konularda tüm sorumluluk yükleniciye ait olup, idarenin bu konularda sorumlu sayılmayacağının" kararlaştırıldığı, bu durumda teminat mektubunun iadesi için SGK' dan alınmış olan ilişiksiz belgesinin tek başına yeterli olmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 6.745,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.130,22 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince reddedilen miktar yönünden hesap olunan 63.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 5-Mahkememize ait... Esas ...Karar sayılı kararı ile hükmedilen ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi' nin 21/02/2019 tarihli ... Esas ... karar sayılı kaldırma kararı öncesi davalı tarafça ...tarihli ... sıra no ile bakiye karar harcı olarak yatırılan 20.236,83 TL' nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa iadesine, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin (e-duruşma ile) ve davalı vekilinin yüzüne (e-duruşma ile), davalı yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2025 Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza

Atıf: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/75, K. 2025/714, T. 09.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-75-e-2025-714-k-d62537590d95