Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/6064 E. 2023/13078 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6064
- Karar No
- 2023/13078
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/333 E., 2023/312 K. KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/517 E., 2022/859 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf istemlerinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmek ve de davacı vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 19.12.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davacı adına Av. ... ile davalı adına Av. Serdar Eren Gürsoy geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; 14.07.2012 tarihinde meydana gelen iş kazası neticesinde müvekkilinin iş göremezliğe uğradığı, kazanın meydana gelişinde davalı işverenin kusuru bulunduğundan bahisle asıl dava dosyasında 184.564,69 TL maddi, 60.000,00 TL manevi, 20.05.2022 tarihinde aynı davalıya karşı açılan birleşen dava dosyasında 427.923,86 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili özetle; davacının iş sağlığı ve güvenliği talimatlarına uymayıp sorumsuzca hareket ederek kendi can güvenliğini tehlikeye attığını ve olayın meydana gelmesine sebep olduğunu, olaya ilişkin ceza soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, söz konusu soruşturma dosyasında maddi vakıa tespitinin yapıldığını ve davacının kendi kusuru ile yaralandığının tespit edildiğini, SGK tarafından %35,00 olarak belirlenen maluliyet oranına itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin henüz birleşen dava dosyası açılmazdan önce verdiği 01.10.2019 tarih ve 2018/107 Esas, 2019/940 Karar sayılı kararı ile davacının %30, davalının %70 kusurlu olduğu, davacının iş kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik oranının %35,00 olduğu kabulünden hareketle davacı lehine 184.564,69 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen bu ilk karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin 03.06.2020 tarih, 2020/39 Esas, 2020/548 Karar sayılı kararı ile mahkemece davalı tarafın maluliyete yönelik itirazının değerlendirilmesi, giderek davacının maluliyet oranının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, kabule göre de dosyada arabulucuya başvurulmadığı halde arabuluculuk giderine hükmedilmesinin hatalı olduğundan bahisle mahkeme kararının kaldırılmasına dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra sürekli iş göremezlik oranı itiraz prosedürünün işletilmesi ve davacının sürekli iş göremezlik oranının Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesince %35,00 olarak belirlenmesinden sonra hesap raporları alınması üzerine aynı davalıya karşı birleşen dava açılıp sonuç olarak birleşen dava dosyasında 427.923,86 TL maddi tazminat talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 07.10.2022 tarih, 2020/517 Esas, 2022/859 karar sayılı kararıyla asıl ve birleşen davadaki maddi tazminat taleplerinin kabulüne, asıl davada davacı lehine 40.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 07.10.2022 tarih, 2020/517 Esas, 2022/859 karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacı için hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu, asıl davada yatırılan harçların tamamı yerine sadece bir kısmının tahsiline karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, maddi tazminat yeniden hesaplanırken aradan geçen sürede asgari ücretteki artışların göz önüne alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, ortadan kaldırma kararı öncesi İlk Derece Mahkemesi tarafından davacı lehine 184.564,69 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini, davacı tarafın ilk kararı istinaf etmediğini, müvekkili yönünden kazanılmış hak oluştuğunu, ilk karar tarihindeki hesaplama üzerinden hüküm kurulması gerektiğini, davacı işçinin kendi kusuruyla iş kazasının meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, müvekkiline %70 oranında kusur verilmesinin hatalı olduğunu, davacının halen AEM Elektrik Motorlar Sanayi ve A.Ş. ünvanlı firmada çalışmakta olduğunu, maluliyeti sebebiyle kaza tarihinden sonra daha az kazanç elde edip etmediğinin araştırılmadığını, davacının varsa iş kazasında oluşan gerek kazanç kaybının tespiti noktasında araştırma yapılması gerektiğini, davacı lehine belirlenen 40.000,00 TL. manevi tazminatın fahiş olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz incelemesine konu 16.02.2023 tarih, 2023/333 Esas, 2023/312 Karar sayılı kararı ile davacı tarafın İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararı istinaf ederken hüküm altına alınan maddi tazminata yönelik bir istinaf itirazında bulunmadığı, bu nedenle davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu bu yönden davalı taraf istinaf isteminin yerinde olduğu, davacı taraf yönünden ise yargılama gideri ve harçlar yönünden istinaf itirazının haklı olduğundan bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava dosyasında davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 40.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, birleşen dava dosyasının usuli kazanılmış hak nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle birleşen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kendilerince İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunu ve kararın kaldırılması ile yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesi halinde işlemiş dönem değişeceğinden yeniden hesap raporu alınmasının talep edilmesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinin ikinci kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ölüm ve cismani zarar sebebiyle destekten yoksun kalma ya da sürekli iş göremezlik tazminatı talep edilen davalarda, bölge adliye mahkemelerinin kaldırma kararlarından sonra devam eden tahkikat sırasında asgari ücret verilerinde meydana gelen artışların herhangi bir talep olmaksızın resen göz önüne alınması ve zarar kapsamının buna göre belirlenmesi gerektiğini, hüküm altına alınan manevi tazminatın az olduğunu, Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusur oranlarını kabul etmediklerini, maddi tazminatın hatalı tespit edildiğini, hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe a. Davalı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin manevi tazminat talebi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacı vekilinin asıl dava dosyasında 184.564,69 TL maddi, 60.000,00 TL manevi, birleşen dava dosyasında 427.923,86 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin temyiz incelemesine konu 16.02.2023 tarihli kararı ile asıl dava dosyasında davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 40.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, birleşen dava dosyasının usuli kazanılmış hak nedeniyle reddine karar verildiği, kabul edilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının davalı taraf yönünden, reddine karar verilen manevi tazminat tutarının ise davacı tarafı yönünden Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin ayrı ayrı altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin manevi tazminat talebi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. b.Davacı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanun'un 8 inci ve 31 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından Bölge Adliye Mahkemesi'nce alınması gereken karar ve ilam harcı ile ilgili hüküm kurulurken aslında reddine karar verilen birleşen dava dosyası yönünden yatırılan 615,00 TL tutarındaki tamamlama harcının da mahsup edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin manevi tazminat talebi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, Davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden, a. Bölge Mahkemesi kararının II numaralı bendi altındaki, asıl dava dosyasında alınması gereken karar ve ilam harcına ilişkin, 3 numaralı alt bendi ile bunu takip eden 4 numaralı alt bendinin tamamen silinerek yerlerine geçmek üzere "3-Alınması gerekli 15.340,01 TL karar ilam harcından davacıdan peşin alınan 205,28 TL ve 631,00 TL ıslah harcı toplamı 836,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.503,73 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 205,28 TL peşin harç ile 631,00 TL ıslah harcı toplamı 872,18 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibarelerinin yazılması, b.Bölge Mahkemesi kararının III numaralı bendi altındaki, birleşen davada alınması gereken karar ve ilam harcına ilişkin, 1 numaralı alt bendin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "1-Birleşen dava yönünden davacıdan peşin alınan 847,09TL harç ile 615,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.462,09 TL harçtan, alınması gerekli 179,90 TL karar ilam harcının mahsubu ile bakiye 1.282,19 TL harcın karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacıya iadesine," ibarelerinin yazılması suretiyle Bölge Adliye Mahkeme kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililerine iadesine, Davacı Avukatı yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma Avukatlık parasının davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.