Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/6059 E. 2023/13458 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6059
- Karar No
- 2023/13458
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1179 E., 2022/1821 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Siverek 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2017/292 E., 2022/833 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisleri olan ... elektrik akımına kapılması sonucu elektrik direğinden düşerek hayatını kaybettiğini ileri sürerek destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen 2018/130 Esas saylı dosyada değerlendirilerek; davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile 173.099,02 TL maddi tazminatın, manevi tazminat talebinin kabulü ile 50.000 TL manevi tazminatın, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile 33,357,27 TL maddi tazminatın, manevi tazminat talebinin kabulü ile 50.000 TL manevi tazminatın, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile 27.769,92 TL maddi tazminatın, manevi tazminat talebinin kabulü ile 50.000 TL manevi tazminatın, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000 TL manevi tazminatın, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000 TL manevi tazminatın, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, birleşen dosya yönünden, davanın davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile 41.566TL maddi tazminatın, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile 75.024 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 14.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dahili davalı olarak davanın yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğu ve aleyhe hüküm kurulmaması gerektiğini, TRH 2010 yaşam tablosuna göre müteveffanın ve davacıların muhtemel ömürlerinin normalden fazla hesaplandığını, tazminat miktarının da arttığını, PMF 1931 tablosunun uygulanması gerektiğini, iş güvenliği mevzuatı-elektrik mevzuatı-... ile yapılan şartnamelere uygun gerekli tüm önlemlerin yerine getirildiğini, vefat eden ve yaralanan personele EKAT belgesi verildiğini, eğitim katlım formlarının bulunduğunu, müteveffaya başarı sertifikası verildiğini, zimmet tutanakları-isg saha denetim formunun bulunduğunu, acil eylem planı ve risk değerlendirme raporları tutulduğunu, zarar görenin mevzuata aykırı hareket ettiğini, ağır kusuru bulunduğunu, illiyet bağının kesildiğini, kaçınılmazlık ilkesinin dikkkate alınmasını talep ettiklerini, manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayın, müteveffa işçi ...’ın 14.04.2017 tarihinde elektrik akımına kapılması sonucu vefatına dayalı iş kazası olduğu, davacı tarafça dava dilekçelerinde davalı taraf olarak ...'ın gösterildiği, Mahkemece her ne kadar davacılar vekilince başlangıçta dava ... kurumuna karşı yöneltilmiş ise de davacı tarafından da belirtildiği üzere bu hususun maddi hataya dayandığı, esasen müteveffa ...'ın SGK raporunda da belirtildiği üzere davalı ... kurumunun çalışanı olduğu bu minvalde davacının taraf değişikliği talebinin ...nın 124 üncü madde kapsamında değerlendirilebileceği anlaşıldığından davaya ... kurumu yönünden devam edilerek karar verildiği gerekçesiyle taraf değişikliğinin izah edildiği, SGK kayıtlarında müteveffa işçinin işvereninin ... Enerji Yatırım Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğu dolayısıyla taraf değişikliği ile davalı şirketin bu sıfatı haiz olmasında ...nın 24 üncü madde kapsamında kaldığı anlaşıldığından bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin son kararlarına göre hesaplamalarda bakiye ömür yönünden TRH 2010 yaşam tablosu esas alınması gerekmekle bu yönde yapılan hesaplamalarda bir isabetsizlik bulunmadığı, müteveffanın ve davacıların muhtemel ömürlerinin hesaba ilişkin ek raporda TRH 2010 yaşam tablosuna uygun olarak belirlendiği, SGK tarafından açılan rücuen alacak davasına dosya muhteviyatında ve UYAP sisteminde rastlanılamadığı, SGK İnceleme raporu ile kusura ilişkin olarak Siverek Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasında ibraz edilen iki bilirkişi raporunun, Siverek Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında ibraz edilen bilirkişi raporunun dosya muhteviyatında bulunduğu, her biri üçlü bilirkişi heyetinden oluşan 5 ayrı raporun da eldeki davada aldırıldığı, raporlardaki kusur oranlarının farklılık gösterdiği ancak bazıları arasındaki farklılıkların cüz'i olduğu, buna göre Mahkemece kusura ilişkin yapılan araştırmanın yeterli olduğu ve Mahkemece hükmedilen miktarlara göre kusura esas alınan oranların olaya, oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğunun değerlendirildiği, müteveffanın eş ve çocukları, anne -baba ve kardeşleri olan davacıların duydukları elem ve üzüntü ekonomik ve sosyal durumları, davalıların ekonomik ve sosyal durumları, vefat edenin kusur durumuna ilişkin hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, manevi tazminat belirlemelerinde isabetsizlik olmadığı, asıl davanın karar başlığında, müteveffa işçinin çocuğu Elif, babası Yusuf ve kardeşi Eylül'ün davalı taraf olarak gösterilmediği, birleşen Siverek 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/130 Esas sayılı davanın karar başlığında, müteveffa işçinin kaza esnasında doğmamış çocuğu Bilal’in davalı taraf olarak gösterilmediği ancak bu durumun mahallinde düzeltilebilir bir maddi hata olduğu anlaşılmakta olup Daire kararı başlığında davalı taraf olarak gösterilmedikleri gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunu'nun 13 ncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 ncü maddeleridir. 3. Değerlendirme 1. Davalı vekilinin davacı çocuklar, anne ile baba için hükmedilen maddi tazminatlara ve tüm davacılar için hükmedilen manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir. Mülga 5521 sayılı Kanun'un, 6763 sayılı Kanun 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür. 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir. ...nın 362/2 nci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir” ...nın 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtaya gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. - 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir. Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 - 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL, 01.01.2023 tarihi sonrası için 238.735,737 TL’dir. Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2. Davalı vekilinin eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükme esas alınan hesap raporundaki hesap ilkelerinin Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olması ve davalı vekilince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin davacı çocuklar, anne ile baba için hükmedilen maddi tazminatlara ve tüm davacılar için hükmedilen manevi tazminatlara yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2. Davalı vekilinin eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.