Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/5014 E. 2024/10666 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5014
Karar No
2024/10666
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/301 E., 2023/574 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bucak 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/195 E., 2022/131 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... Mermer San. Tic. Ltd. Şti'ye ait ... köyü mermer ocak sahasında 07.04.2018 12.30 saatinde meydana gelen iş kazasında davacı müvekkillerinin babası olan ...'nın kullandığı ... plakalı kamyonun devrilmesi sonucunda 100 metrelik uçuruma yuvarlanarak hayatını kaybettiğini, iş kazasından sonra Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/57 Esas ve 2020/24 Karar sayılı ile sonuçlanan kamu davası açıldığını, kararda alınan bilirkişi raporlarında davalılar ... ile ...'ın cezalandırıldığını, dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda dava konusu kaza olayının, ölüm ile neticelenen bir iş kazası olduğunun, kazanın açık ve net olarak öngörülebilir ve önlenebilir olduğunun, kazanın kök nedenlerinin döküm sahasında kamyonlar için güvenli yaklaşma mesafesi belirlenerek bu bölgenin somut şekilde kapatılmaması, döküm sahasında kamyon şöförlerini yönlendirecek yardımcı görevlendirmesi yapılmaması, mesleki ve teknik yeterliliği olan sorumlu personel olmaksızın çalışma yapılmasına izin verilmesi olduğunu, ...'ın mermer sahasından sorumlu olmasından dolayı asli kusurlu olduğunu, ...'ın asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, bir iş kazası olup, tamamen öngörülebilir ve önlenebilir bir kaza olduğunu, davanın açılmasından sonra davayı semeresiz bırakmak amacıyla davalılar tarafından mal varlığının devrinin davalılar tarafından yapılması halinde davanın sonuca ulaşmasının engellemek için taktiren 10.09.2019 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler ve bu tespitlerin Bucak 1.Asliye Ceza Mahkemesinin hükümde esas alınması karşısında taktiren teminatsız olarak davalıların mal varlıkları üzerinde dava konusu tazminat tutarı için 3.kişilere devirlerin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava konusu manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen 500.000,00 TL'nin davacı Ümmühan ...'e ve yine 500.000,00 TL'nin de davacı ...'ya dava tarihinden başlayarak yasal faizi ile tahsili ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların açtığı davanın usûl ve yasaya aykırı olup reddine karar verilmesinin gerektiğini, ... ...’nın bu elim kaza sonucunda vefat etmesinde tahkikat aşamasında iddianamenin dayandığı bilirkişi raporunda da ayrıntılı bir şekilde belirtildiği üzere “işveren tarafından kendisine kişisel koruyucu donanım ve ekipmanlar verilmesine rağmen bunları takmadığı, özellikle kaza yaptığı kamyonda emniyet kemerini takmadığı, görev sorumluluklarını tam olarak yerine getirmediği, dikkatsiz ve güvenliksiz çalışma nedeniyle” kusurlu olduğunun belirtildiğini, dosyada mübrez kaza yapan ... plakalı kamyonun devrildiği esnada söz konusu kamyonun daha vinç tarafından çekilmeden evvel çekilen fotoğraflarında da açıkça görüleceği üzere, kamyonun yaşam alanında ağır bir hasar bulunmadığını, yan yatıp, yattığı tarafa doğru sürüklenen kamyonda emniyet kemerini takmadığı için savrulan ... ...'nın bu savrulma sonucunda oturduğu koltuktan şoför mahalinin sağ bölgesine sürüklenerek düştüğünü, bu sürüklenme esnasında aldığı darbeler nedeniyle vefat ettiğinin belirtildiğini, eğer ki ... ...'nın emniyet kemerini takmış olsa idi, kamyon yan yatıp sürüklendiği esnada oturduğu şoför koltuğunda asılı kalacak ve hayatta kalacağını, kendisine sağlanan kişisel koruyucu donanımı kullanmamış olduğunu ve iş yerindeki aracı kurallara uygun bir şekilde kullanmadığını, boşaltım yapacağı sahaya dik yanaşması gerekirken paralel bir şekilde yanaştığını, müteveffanın sorumsuz ve aceleci bir şekilde ve erkenden öğle yemeğine gitmek istemesi sebebiyle bu kazanın yaşandığını, müvekkiller aleyhine açılan davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunda davalı işverenin % 70, davacı kazalı murisin % 30 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı tarafın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 180.000,00 TL davacı ... için, 180.000,00 TL davacı ... için olmak üzere toplamda 360.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 22.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; talep edilen manevi tazminat tutarlarının talep gibi kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu, kaza sebebinin müteveffanın emniyet kemerini takmaması olduğunu, müvekkillerinin kaza olayının gerçekleşmesinde kusurlarının bulunmadığını, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, takdir edilen manevi tazminat miktarının da hakkaniyetli olmadığını, ciddi anlamda yüksek olduğunu beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi hükmünün kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi 3. Değerlendirme A) Davalılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacılar vekilince davacılar lehine ayrı ayrı 500.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince davacılar yararına ayrı ayrı 180.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verdiği gözetildiğinde kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalılar vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

B) Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR : Açıklanan sebeple; Davalılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Fazla yatırılan temyiz harcın davacılara iadesine,

Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde davalılara iadesine, 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/5014, K. 2024/10666, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-5014-e-2024-10666-k-8b48a7659160