Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/172 E. 2024/1872 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/172
- Karar No
- 2024/1872
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/413 E., 2022/1717 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/514 E., 2021/10 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalılardan ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin desteği ... sigortalı ...'nün davalı ...'ne ait işyerlerinde 11.06.2016 tarihinde duvar ustası olarak işe başladığını ve aynı gün davalı iş yerinde meydana gelen iş kazası neticesinde vefat ettiğini, ... işe başladığı tarih veya öncesinde davalı iş yeri tarafından iş güvenliği bakımından bir bilgi verilmediği ve önlem alınmadığı, davacının işe başladığı gün çalıştığı sırada iskeleden düşüp hayatını kaybettiğini ileri sürerek anne ... bakımından talep artırım da dikkate alındığında 116.725,90 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi, davacı kardeşlerden Serdar lehine 15.000 TL, diğer kardeşler lehine 10.000 TL'şer manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle beraber tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili davaya cevap vermemiştir. 2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işveren mali sorumluluk poliçesi bakımından şirket aleyhine doğrudan başvurmasının haksız olduğunu, ihtiyari bir poliçe türü olup sigortalı ve sigorta şirketi arasında geçerli olduğunu, davanın bu yüzden husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında 01.02.2016-01.02.2017 tarihlerini kapsayan inşaat tüm riskler sigorta poliçesi bulunduğunu, poliçede kişi başına teminatın 200.000,00 TL olduğunu, davacı tarafın manevi tazminat talebinin haksız olduğunu, olay tarihinden itibaren faizin haksız olduğunu, SGK'ya başvurularak rücuya tabi herhangi bir ödeme yada gelirin bağlanıp bağlanmadığının sorulması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Mahkemece, davacı ... için 116.725,90 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 11.06.2016'dan itibaren taleple bağlılık ilkesi gereğince yasal faiziyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 20.000,00 TL, ... yönünden 10.000,00 TL, ... yönünden 10.000,00 TL, ... yönünden 2.000,00 TL, ... yönünden 2.000,00 TL, ... yönünden 2.000,00 TL, ... yönünden 2.000,00 TL, ... yönünden 2.000,00 TL, ... yönünden 2.000,00 TL, olmak üzere toplam 52.000,00 TL. manevi tazminatın taleple bağlılık ilkesi gereğince temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal fazili ile birlikte davalı ....'den alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların desteğinin sigortasız işçi vasfında olması sebebiyle genel şartlar doğrultusunda poliçe teminatı dışında kabul edilmesi gerektiğini, dava konusu uyuşmazlıkta sorumluluk sigortalılığın özel bir alanına dair olup özel ve teknik bilgi gerektirdiğini,davacıların müteveffadan sürekli ve eylemli olarak destek gördüklerinini ispat edemediklerini, hükme esas alınan birlikişi raporunu hazırlayan heyetin dava konusu uyuşmazlığın gerektirdiği uzmanlık ve yetkinliğe sahip olmadığından alınan raporların hükme esas alınmasının mümkün olmadığını beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davalı ...Ş'nin sorumluluğunun 01.02.2016-01.02.2017 tarihlerini kapsayan davalı... Konut İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş ile yapılan İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesine dayandığını, iş kazasının 11.06.2016 tarihinde meydana geldiğini ve bu tarih itibariyle sigortalının işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin mevcut olduğunu, sigorta poliçesinin işveren mali sorumluluk klozu gereğince iş kazası nedeniyle sigortalının yanında çalışanların iş kazası sonucunda işverene yöneltecekleri talepleri teminat altına aldığını, iş kazası geçiren işçinin sigortanın yapıldığı tarihte işyerinde çalışıyor olması gerekmeyip sigortacının sorumluluğunu kapsayan tarihler arasında çalışıyor olmasının yeterli olduğundan bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, SGK'ya yazılan müzekkereye verilen cevapta davacı annenin 01.01.2016 tarihinden itibaren babasından dolayı ölüm aylığı aldığından iş kazası ölüm gelirinin bağlanmadığı bildirilmiş ise de; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 22.06.2018 tarih 2016/5 E - 2018/6 sayılı kararına göre, destek ilişkisinin varlığının ispatı için SGK'dan gelir bağlanması şartının aranmayacağı, destekten yoksun kalma tazminatı davalarında çocukların ana ve/veya babaya destek olduklarının karine olarak kabul edileceği, dosya kapsamı ile ölenin bekar olduğu, anne ile aynı evde yaşadıkları, Türk Borçlar Kanununun 55 inci maddesine göre maddi delillerle hesaplanabilir sürekli ve düzenli fiili bir desteğin varlığı tüm dosya kapsamından anlaşıldığından davalının bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı belirtilerek, davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ...Ş vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların desteğinin sigortasız işçi vasfında olması sebebiyle genel şartlar doğrultusunda poliçe teminatı dışında kabul edilmesi gerektiğini, dava konusu uyuşmazlıkta sorumluluk sigortalılığın özel bir alanına dair olup özel ve teknik bilgi gerektirdiğini, davacıların müteveffadan sürekli ve eylemli olarak destek gördüklerinini ispat edemediklerini, hükme esas alınan birlikişi raporunu hazırlayan heyetin dava konusu uyuşmazlığın gerektirdiği uzmanlık ve yetkinliğe sahip olmadığından alınan raporların hükme esas alınmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının annesinin maddi ve manevi tazminat talepleri ile kardeşlerinin manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, "Bilirkişi raporuna itiraza" ilişkin 281 inci maddesi, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleridir. 3. Değerlendirme A) Davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3. Somut olayda hüküm altına alınan manevi tazminatların birbirlerinden ve maddi tazminat hükmünden bağımsız ve ayrı birer dava olarak Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan 27.09.2022 tarihi itibariyle geçerli kesinlik sınırı olan 107.090 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla davacılar lehine hüküm altına alınan manevi tazminatlara yönelik davalı ...Ş vekilinin temyiz itirazlarının kesinlikten reddine karar verilmiştir. B) Davacı ... (...) Demir lehine hükmedilen maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere özellikle davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz sebebi olarak ileri sürülen itirazların, istinaf itirazı olarak ileri sürülmüş olup Bölge Adliye Mahkemesi kararında tartışılarak, gerekçeleriyle karşılanmış olması da dikkate alınarak temyiz edenin sıfatına temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ...Ş. vekilinin davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2. Davalı ...Ş. vekilinin davacı ... (...) Demir lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3.Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...Ş.'ne yükletilmesine 4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.